Şam'da 6 gün - 1: Direnen Suriye birliğe yürüyor

Rusya’nın girişimlerinden sonra Suriye’de moraller yüksek. Emperyalist destekli teröre karşı 5 yıldır canı pahasına direnen ülke, birliğini yeniden kurmaya hazırlanıyor

Şam'da 6 gün - 1: Direnen Suriye birliğe yürüyor
02 Ekim 2015 Cuma 13:12

Fikret Akfırat

Rusya’nın Suriye’de sahaya güçlü bir şekilde inerek uluslararası dengeleri değiştirdiği günlerde Şam’dayız. En son 2013 yılında Devlet Başkanı Beşar Esad ile söyleşi yaptığımız Şam’da, 2 yılın ardından gözle görünür düzeyde ve olumlu yönde değişiklikler var.
Kriz başladıktan sonra Sıuriye’ye yaptığımız dördüncü ziyaret. Daha önce Şam, Lazkiye, Hama ve bu illere giden yol güzergâhındaki yerleri görmüştük. Bu kez sadece Şam’daydık. Suriye sınırından içeriye girdikten sonra üzerinde “Suriye’yi yeniden inşa” sloganı yazılı tabelalar karşılıyor bizi. 4 yılın ardından düzenlenen Suriye uluslararası ticaret ve yatırım fuarının ilanları. Toplam miktarı 304 milyar Suriye Poundu, yani 1 milyar dolarlık altyapı, enerji, inşaat, iletişim, tarım, çevre düzenleme ve sağlık sektörü iyileştirme gibi alanları kapsayan projeler sözkonusu. Suriye yönetimi, bir yandan teröristlerle savaşırken bir yandan da savaşın tahribatını parça parça ortadan kaldırmaya çalışıyor. Daha önemlisi, bu projeleri gerçekleştirme aşamasına gelinebilmiş olması...

ŞAM’DA GÜNEŞ YENİDEN DOĞUYOR
Şam şehir merkezine akşam güneş battıktan sonra giriyoruz. Geçen yıllarda, arka taraflarında çatışmaların yaşandığı, neredeyse her gün bir havan mermisinin düştüğü Mezze’de her yer ışıl ışıl... Sokaklarda insanlar dolaşıyor, eğlence yerleri, lokantalar dolu. Emevi Meydanı’ndan geçip kalacağımız otele gidiyoruz. Meydanın bir ucunda Suriye Radyo Te-levizyon binası, diğer ucunda Temmuz 2012’de bombalanan Ulusal Güvenlik Binası var. Bir başka köşede ise Dar Al Esad Kültür-Sanat Merkezi...
Uluslararası medya yalanlarına inanırsanız, Şam ve Suriye’nin 4’te 3’ünün yakılıp yıkılmış olmasını beklersiniz. Beyrut’tan karayoluyla ulaştığımız Şam’da 2 yıl öncesiyle karşılaştırılınca güvenlik büyük ölçüde sağlanmış. 2 yıl önce Şam’da şehir merkezinde, değişik bölgelerden havai fişek patlaması gibi top sesleri geliyordu. Bu kez tek tük sesler gelse de büyük ölçüde normal şehir hayatı akıyor.
Otelimiz, Ulusal Güvenlik Binası’na yakın... Aynı zamanda büyükelçiliklerin ve diğer büyük otellerin bulunduğu bölgede... Yüksek risk nedeniyle sıkı güvenlik önlemleri var. Fakat otelin biraz ilerisindeki çarşı gece bile cıvıl cıvıl.

HOŞGÖRÜ HALKIN RUHUNA İŞLEMİŞ
Şam’da bulunduğumuz günlerde Step for Syria adlı organizasyonun düzenlediği uluslararası gençlik konferansı yapıldı. Konferansa Türkiye Gençlik Birliği (TGB) de bir heyetle katıldı. Konferans, ağırlıklı olarak Suriye’nin zengin insan çeşitliliğinin önemli bir parçası olan Hıristiyan Cemaati’ne mensup gençlerin görev üstlendikleri bir organizasyon. Christine, Marie, Michel, Lanah, Johny... Pırıl pırıl, güler yüzlü, eğitimli, fedakâr gençler. Abdullah, Refik, Azzam ve adını sayamadığımız birçok Müslüman arkadaşlarıyla canla başla yabancı konuklara mihmandarlık yaptı. Bin yıllardan beri süzülüp gelen hoşgörü Suriye halkının esas olarak ruhuna işlemiş. Laiklik yoksa Suriye de yok!
Arap Öğrenci Birliği Genel Sek-reteri Nidal Ammar ve Suriye Öğrenci Birliği Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Arsheed Sayasnah da işlerin aksamadan yürümesi için her aşamada devredeydi. Ammar ve Sayasnah, kriz boyunca birçok uluslararası sivil organizasyona ev sahipliği yapan iki önemli Suriyeli yönetici. Bu etkinliklerle emperyalist destekli terör operasyonunun sonuçlarını, ülkeye gelen konukların yerinde gözlemesini sağladılar.
Düzenleyicilerin verdiği bilgiye göre 37 ülkeden gencin katıldığı konferansta aralarında Fransa, İtalya, İngiltere, Hırvatistan, Almanya gibi Batı ülkelerinden gelen gençler, Yemen’den, Somali’den, Tunus’tan, Filistin’den, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nden, İran’dan, Türkiye’den gelen çoğunluğu üniversite öğrencisi gençlerle buluştu.

ORTAK NOKTA İRTİCAYA KARŞI LAİKLİK
Yemenli, Filistinli, Somalili gençler, hepsi fişek gibi. Belki kimi Hizbullah sempatizanı, kimi Husi, kimi Baas... Ama hepsi tek bir noktada birleşiyor: Batı destekli radikal irticaya karşı, laiklik olmazsa olmaz! Çünkü dışarıdan kışkırtılan mezhep ve din çatışmalarının sonuçlarını kendi yaşamlarıyla ödüyorlar... Bir de Suriye’nin 2011 öncesi barış ve istikrar içindeki dönemiyle karşılaştırıyorlar.
Suriye televizyonundan bir dostumuz, savaşın ilk dönemlerinde bazı Sünni kökenlilerin eline silah alan radikal İslamcılara destek verdiklerini ancak bugün “yanlış yaptık” demeye başladıklarını anlatıyor.

SERMAYEDARLAR SAVAŞTA BEKLEMEYE GEÇTİ
Düzenleyiciler, altını çizerek konferansın Suriyeli işadamlarınca finanse edildiğini vurguluyor. Konferansın sponsorları arasında Suriye’deki özel üniversiteler ve Batı’daki firmalar ile iş yapan bazı firmalar da bulunuyor. Sohbet ettiğimiz Suriyeli dostlarımız, konferansla ilgili önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Suriyeli büyük sermayedarlar, 4 buçuk yıllık savaş boyunca esas olarak bekleme pozisyonuna geçmiş. Elbette, ülkenin en büyük ticaret merkezi olan Halep’te malını mülkünü, fabrikasını kaybedenler epey bir miktarda. Bunlardan bir kısmı savaşa gönüllü olarak katılmış. Ama daha önemlisi, bütün varlığını bırakarak savaşa katılanlar da hatırlatılıyor. Şimdi daha fazla harekete geçtiklerini anlatıyorlar.

BİRİKİM YENİ KUŞAKLARA AKTARILIYOR
5 yıldır Suriye deyince akla kafa kesen IŞİD militanları, Ortaçağ’dan fırlamış vahşet görüntüleri geliyor. Oysa çoğunluğu Sünni kökenli nüfusun oluşturduğu bu ülkede birçok din, mezhep ve etnik gruptan insan Suriye vatandaşlığı kimliğiyle tarihin derinliklerinden gelen uygarlık mirasıyla birleşmiş. Aynı zamanda yetişmiş insan birikimiyle geçmişin uygarlık mirasını yeni kuşaklara aktarma çabası da dikkate değer. Emevi Meydanı’nın bir köşesinde yer alan Dar Al Esad Kültür Sanat Merkezi’nde, uluslararası konferans için gelen gençlerle birlikte izlediğimiz mini konser de bu çabanın güzel bir örneğiydi. Iraklı müzisyen Raad Khalaf’ın yönetmenliğinde, Mary Orkestrası’nın verdiği kadim uygarlıklar konserinde Sümer’den Ugarit’e, Gılgamış’tan Mari uygarlığına gezinti, Suriye’nin tarih ve insan birikiminin hoş ve güçlü bir örneğiydi.



ABD’nin emperyalist politikaları sonucu yaşanan iç savaş Suriye’yi 5 yıllık süreçte büyük ölçüde yıprattı.



Şam’ın merkezinde, 2 yıl önce gözlem yaparken değişik bölgelerden havai fişek patlaması gibi top sesleri geliyordu.



Son süreçte Suriye, yaralarını sarmaya başladı. Geçen yıllarda çatışmaların yaşandığı Şam’da şimdi her yer ışıl ışıl...



Sokaklarda insanlar dolaşıyor, eğlence yerleri dolu. İnsanlar yeniden yaşadığını hissederken, ortaya güzel görüntüler çıkıyor.



Şam'da 6 gün-2: Esad bütün bölgede kazanıyor



Şam'da 6 gün-3: Suriyeli Kürt vekil PYD'yi anlattı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zafer - 5 yıl önce
çok teşekkürler, bilgileniyoruz sayenizde...