Patronsuz üretenler

Latin Amerika'da hemen her soruna el yordamı bir "çözüm" vardır. Çoğu durumda bir olguyu bulunduğu yerde ve geleceği belirsiz bir konumda tutmak da çok popülerdir. Bu davranışın "belirsiz bir kök"ten gelmekle sıkı bir ilişkisi...

Patronsuz üretenler
12 Ağustos 2014 Salı 09:08

13yazi

Latin Amerika'da hemen her soruna el yordamı bir "çözüm" vardır. Çoğu durumda bir olguyu bulunduğu yerde ve geleceği belirsiz bir konumda tutmak da çok popülerdir. Bu davranışın "belirsiz bir kök"ten gelmekle sıkı bir ilişkisi olduğunu söyleyebilirim. Tarihin derinliklerinde kaybolmuş o köklerin, karmaşık kültürel sorun ve çatışmalarını günümüze taşımayan bu halklar, kriz durumlarında önemli deneyimler yaratabiliyor.

2001'de kaçıp gittiler

1973'te Şili'de faşist Pinochet darbesiyle başlayan neoliberal uygulamaların kıtada kırk yıla yakın bir geçmişi var. Seksenler ve doksanların yağma döneminde, Latin Amerika'daki yoksullaşma ve istihdam sorunu karşısında hükümetler borçlanma dışında bir çözüm üretemediler. Bununla beraber işletme sahipleri, peş peşe gelen krizlerden doğan sisteme güvensizlikle, işleri borçla çevirme ve ellerinde olabildiğince nakit tutma eğilimindeydiler.

Sendikalar ve muhalif partiler ise krizi göğüsleyebilecek bir alternatif odak oluşturamadılar. Bulunduğu işyerini, toprağını savunmaktan başka çaresi olmayan emekçiler uzun direnişler ve yenilgiler sonrasında "patronsuz işletmeler"i yarattılar.

İlk örnek

Bu yapıların temel hareket noktası, iflas etmiş işletmeyi emekçilerin kendi kolektif bir iradesiyle yeniden işler hale getirmesidir.

Arjantin'deki beş yıldızlı Otel Bauen patronsuzlara iyi bir örnektir. Kent merkezinde değerli bir alan işgal eden bu işletme, diktatörlük döneminde devlet desteğiyle kurulmuştu. '90 krizinde sahibi tarafından milyonlarca dolar borç yükü altına sokulan bu otel, 2001 krizinde kesin biçimde iflas etti. Bauer'de çalışan 150 emekçi bir kooperatif yönetiminde işletmeyi fiilen ellerine aldılar.Kriz koşullarında sistemin, Bauen gibi iflas etmiş işletmelerin çalışanlarının yönetimine girmesine göz yumduğu görülüyor. Zira bu vergilerin ödenmesi, istihdam ve ülkeye ait ekonomik bir değerin varlığını sürdürmesi anlamına geliyor. Fakat zamanla kendini onaran sistem, mal ve sermaye sahiplerine "haklarını" geri iade etme yönünde tavır alıyor. Bu işletmelerin patronsuz olması onların kapitalist pazara bağımlılığını ortadan kaldırmadı.

Özellikle üretim sürecindeki yabancılaşma etkilerini ortadan kaldırmaya dönük bir yönelim doğurdu. Çalışanların daha az çalışarak daha çok kazandığı bu işletmelerde iş kazaları en aza indi ve fabrikaların bazı bölümleri kültürel aktivitelere ayrılarak yerel halkla fabrikanın bütünleşmesi sağlandı. Kooperativizmin güçlü olduğu Latin Amerika'da patronsuz işletmelere karşı sendika bürokrasisi düşmanca tavır aldı. Buna karşılık emekçiler sistemle çok sıkı bağlara sahip bu sendikalardan uzaklaştılar ve zamanla kendi bağımsız sendikal örgütlenmelerini kurdular. Bu da yeni bir mücadele ve siyasallaşma alanı açtı.

Özgür Uyanık / Buenos Aires


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.