Mısır'da devrim Amerikan planını bozdu

Kahire ziyaretimizde görüştüğümüz Mısırlı istihbarat uzmanı Emekli Albay Halit Okaşa ile söyleşimizin ikinci bölümüne bugün devam ediyoruz. Dün yayımladığımız ilk bölümde, Okaşa, ABD'nin İhvan ile yaptığı anlaşmayı...

Mısır'da devrim Amerikan planını bozdu
27 Aralık 2013 Cuma 11:05

13mursi

Kahire ziyaretimizde görüştüğümüz Mısırlı istihbarat uzmanı Emekli Albay Halit Okaşa ile söyleşimizin ikinci bölümüne bugün devam ediyoruz. Dün yayımladığımız ilk bölümde, Okaşa, ABD'nin İhvan ile yaptığı anlaşmayı anlatmıştı. Anlaşma, Gazze Şeridi'nin Mısır'ın Sina Yarımadası'ndaki topraklarına doğru genişletilmesini ve İsrail'deki Filistinlilerin bir kısmının bu bölgeye yerleştirilmesini öngörüyordu. Genişletilen Gazze'nin iktidarı bütünüyle Hamas örgütüne verilecekti.

Söyleşimizin bugünkü bölümünde ise İhvan ile ABD arasındaki anlaşmanın uygulamasını, Mısır ordusunun tepkisini ve planın Türkiye-Mısır ilişkilerine etkisini ele alıyoruz.

İhvan ile ABD arasında varılan anlaşma uygulamaya konuldu mu?

Tabii ki. Önce İhvan, Mübarek'in devrilmesine bu yüzden katıldı, aktif bir rol de oynadı. Sonra Hamas-İhvan anlaşması tamamlandı. İki örgüt, ortak bir milis gücünün kurulmasını kararlaştırdı. Hedef, Hamas'ın Mısır'a girmesini sağlamaktı.

29 Ocak 2011'de, herkes Tahrir Meydanı'ndaki ayaklanmaya odaklanmışken, bu milis güçleri Sina Yarımadası'na sızmaya başladı. Hedefleri, Sina'daki askeri birimlere saldırmak, onları gerileterek bölgenin el değişimi için yerel otorite sağlamaktı.

Burada bir parantez açalım ve Camp David Anlaşması'nı hatırlatalım. Zamanında İsrail ile Mısır arasında imzalanan bu anlaşmaya göre Mısır ordusu Sina'da ağır silah bulunduramıyor. Sadece polis ve jandarma güçleri görev yapıyor. İşte bu anlaşma, milis güçlerinin işini kolaylaştırdı.

Mursi'nin kaçışını TV'den izledik

Şimdi İhvan, Hamas'a verdiği bu destekten de yargılanacak. Mursi'yi bekleyen yeni iddianame, bu desteği de içeriyor.

Yetmedi, anlaşmanın parçası olarak Hamas'ın Sina'ya soktuğu milis güçleri hemen Mursi'nin kaldığı cezaevine yöneldi. 29 Ocak'ta bu cezaevi basıldı; Mursi, İhvancılar ve Hizbullah militanlarının hapisten kaçması sağlandı. Bütün cezaevi yıkıldı. Bizler de, Mursi'nin kaçışını TVlerden izledik.

Mursi'yi bekleyen bir suçlama da şu: Hapisten nasıl kaçtın, kimler seni çıkardı? Bu sorular kendisine mahkemede sorulacak.

Mursi iktidara gelene değin Sina Yarımadası hükümet kontrolünden çıktı. Afganistan'dan bile savaşçılar getirdiler.

Sonra Mursi, İsrail-Gazze anlaşmasına aracı oldu. Bunun reklamını da Erdoğan yaptı. Böylece ikisi de Ortadoğu'da puan topladı. Oysa, çıkarılan çatışma yalancıydı, ortada gerçek bir savaş ihtimali yoktu. Ama yatıştıran taraf olarak Mursi'nin yıldızı parlatıldı.

Ve Sina'nın Hamas'a devri başladı. Hamaslılara vatandaşlık verilmeye başlandı. Onların yarımadanın özellikle kuzeyinde, verimli alanlarda toprak almaları desteklendi.

Ordu buna tepki göstermedi mi?

Ordu, Mursi'ye uyarı raporları gönderdi. Özellikle toprak alımlarını gündeme getirdi. Ama Mursi doğal olarak bu raporları görmezden geldi. Bu sefer de ordu, bölgenin güvenliğini kendisi tehsis etmeye başladı. Örneğin, onaya bağlı olan toprak alımlarını engellemeye başladı.

Bu toprak alımlarının parası Katar'dan geliyordu bu arada. Ama ordu, Mursi'den bağımsız davranmaya başladı. Kamuoyu da bu konuda uyarılmaya başlandı. Terörizm Sina'ya yerleşiyordu, ama Mursi tepki göstermiyordu.

Kamuoyu, İhvan ve terörizm bağlantısı konusunda bilgilendirildi. İhvan, iddiaları reddiyordu. Kamuoyu aydınlatması, 30 Haziran Devrimi'ne büyük etki yaptı. Bütün Mısır halkı, Katar, Türkiye, İsrail ve ABD'nin rolünü öğrenmişti.

Şimdi, Mursi'nin iddianamesi hazırlanıyor. Görüşme tutanakları, iletişim kayıtları, her şey, bütün ihanet ortaya çıkacak.

Bu arada Mısır ordusu, Camp David Anlaşması'nı da fiilen delmiş oldu. Terörizmle mücadele etmek için, girmesi yasak olan ağır silahlar ve büyük ordu kuvvetleri, Sina Yarımadası'na girdi.

Söylediklerinize göre Türkiye, Mısır topraklarının Gazze'ye dahil edilmesine destek olmuş oldu. Mursi'ye verilen desteğin altında bu da yatıyor. Bu destek, Mısır-Türkiye ilişkilerini nasıl etkiler?

Türkiye halen İhvan'a silah gönderiyor. Şimdiye değin dört ayrı silah sevkiyatı yakalandı. Bu silahların hepsi İhvan'a gidiyordu. Türkiye şu an bir düşman olarak görülüyor. Erdoğan hükümeti, terörist bir hareketi destekleyen bir hükümet olarak görülüyor. Maalesef, Türk halkı da düşman olarak görülmeye başlandı.

Bu saatten sonra Erdoğan hükümetiyle ilişkilerin düzelmesi çok zor görünüyor. Mısır halkını ikna etmesi için çok çaba sarfetmesi gerekecek. Gerçek bir siyaset değişikliği gerekecek.

Yunus Soner


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.