Küba rüzgarı dinmiyor

Özgür Uyanık

Küba rüzgarı dinmiyor
03 Kasım 2014 Pazartesi 16:41

13sayfaalti2

Karadeniz bölgemizden küçük bir ada olan Küba, ABD’nin yarım asırdır süren ambargosuna rağmen, şaşırtıcı bir uluslararası etkinliğe sahip. Son olarak Ebola olayında da görüldü ki Küba’yı durdurmanın hiçbir yolu yok. Batılı devletlerin çaresizlik ve korkuyla izledikleri bu hastalığa karşı Küba, Afrika’ya en fazla ekip ve malzeme gönderen ülke oldu. Sadece Sierra Leone’de altı yüzden fazla Kübalı sağlıkçı bulunuyor. Küba’nın Afrika sahasında bu kadar hızlı ve kendinden emin olması, kıtadaki elli yıllık tecrübesiyle ilgili: Che’nin 1965’te Kongo’daki dar askeri faaliyetinden sonra, Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri(FAR) 1975’ten itibaren Angola’da bulundu. Yaklaşık üç yüz bin Kübalı 1989’a kadar Angola cephesinde ırkçı Güney Afrika Birliklerine ve ABD’ye bağlı kuvvetlere karşı savaştı. Şimdi Afrika’da Ebola’yla mücadele için bulunan Kübalı sağlık ekiplerinin de ülkelerine geri dönmeyecekleri açıklandı.

ABD KÜBA'YA TEŞEKKÜR ETTİ

Bu durum Batı basınında pek hoş karşılanmasa da yirmi gündür Afrika’da bulunan ABD’nin Birleşmiş Milletler nezdindeki Büyükelçisi Samantha Power, Küba’ya teşekkür etti. Power, “Kübalı doktorlarla ABD’li meslektaşlarının omuz omuza çalıştığını” belirtti. Büyükelçinin bu açıklamasından 24 saat sonra ABD’li “uzmanlar” Bolivarcı İttifak(ALBA) üyesi ülkelerin Küba başkentindeki toplantısına katıldı. Böylece, Obama yönetiminin Ebola gündemini Küba’yla yakınlaşma için fırsat olarak gördüğü ortaya çıktı. Zaten Hillary Clinton, “Zor Kararlar” adıyla yayımlanan hatıralarında, Obama’dan Küba’ya yönelik ambargoyu kaldırmasını ya da yumuşatmasını istediğini yazmıştı. Küba’nın askeri yöntemlerle yenilmeyeceğini o da anlamış görünüyor.

EKONOMİK KALKINMA VE SERBEST GİRİŞİMCİLİK

Gelinen noktada ekonomik ve siyasi ambargonun da etkisizleştiği açıkça görülüyor. Bu arada Küba çok planlı biçimde ekonomisini yeniden organize etti. Önceki seneye kadar olmayan mülk sahipliği kavramını yasalarına aldı. Adada beş yüz bin kayıtlı serbest girişimci ortaya çıktı. “Mariel Kalkınma Bölgesi” gibi büyük ticaret projeleri hayata geçti. Tabi ki iç pazar oluşturmaya yönelik bu çabalar, canlı Karayip halkında da yansımasını buldu. Havana’da olduğumuz sırada şu eski Küba taksilerinden birinin şöförü elindeki son model Iphone’u gösterip nasıl şarkı yüklendiğine dair bir soru sormuştu. Yanımdaki Arjantinli arkadaş bilmediğimizi söyleyince tuhaf şekilde bakmıştı(Zira Arjantin devleti kendi topraklarında üretilmeyen elektronik eşyalara çok yüksek vergi koyduğundan bu markanın distribütörlüğü bulunmuyor). İki yüz mil ötedeki 700 bin Kübalının adadaki akrabalarına gönderdiği Miami(ABD) dolarının bu özentiliğin oluşmasında etkisi büyük.

Yine de eklemeliyim: Fidel karşıtı Kübalılar bile vatanlarına toz kondurmazlar.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI
*Güney Amerika’da seçim süreci tamamlanmak üzere. Brezilya’da Dilma Rousseff’i yeniden aday gösteren İşçi Partisi kazandı. Bolivya’da Sosyalizme Doğru Hareket(MAS)’in lideri Evo Morales üçüncü kez ve ilk turda yüzde 61 oy desteğiyle başkanlığa geldi. Uruguay’da ihtiyar “Pepe” Mujica başkanlık koltuğunu, ortağı Tabaré Vázquez’e devretmeye hazırlanıyor. “Geniş Cephe” adayı Vazquez ilk turda yüzde 47 oy aldı.
*Arjantin’le ABD arasında “Akbaba Fonları” nedeniyle başlayan gerilim artarak sürüyor. Başkan Cristina, ABD Başkanı Obama’ya açık bir mektup yazarak kendisine bağlı çalışan ABD’li yöneticilerin Arjantin aleyhindeki eylemleri için açıklama istedi. Bu arada Çin Merkez Bankası, Arjantin rezervlerine güçlendirme amaçlı fonlamanın ilk kısmını aktifleştirdi. Çin hükümeti bu ilk partide Arjantin’e 815 milyon dolar(beş milyar Yuan’a eşit) teslim etti. Önümüzdeki 12 ay için de Arjantin bankalarına 70 trilyon Yuan kredi açıldı.
*Meksika’da bürokrasi ve güvenlik birimlerinin uyuşturucu kartelleriyle organikleşen ilişkileri Meksika’nın en önemli sorunu olmayı sürdürüyor. Son olarak Iguala kentinde 43 öğrencinin kaybedilmesi olayının aydınlatılamaması halkın kaygılarını daha da artırdı.
*Seçimden tarihi bir zaferle çıkan Başkan Evo Morales, Devlet Sarayı’nı kullanmayacaklarını açıkladı. “Saray patronlar, efendiler içindir. Biz halkız, saraya ihtiyacımız yok” diyen Bolivya Devlet Başkanı “Büyük Halkın Evi” adını verdikleri yeni bir bina yapılacağını duyurdu.
Özgür Uyanık


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.