IŞiD'in kara kutusu açıldı

IŞİD'in beyni olarak bilinen Hacı Bekir'in evinde ve Halep üssünde bulunan dokümanlar örgütün kuruluşuna dair birçok bilinmeyeni de ortaya çıkardı. Örgütün kuruluşundaki ABD etkisi, Suriye'nin önemi, ajanlık faaliyetleri ve daha pek çok ayrıntı aydınlandı

IŞiD'in kara kutusu açıldı
21 Nisan 2015 Salı 08:50

SON birkaç yıldır uluslararası kamuoyunun en önemli gündem maddesi olan terör örgütü IŞİD'in beyni sayılan Hacı Bekir'in Rakka'da öldürülmesinden sonra evinde bulunan belgeler örgütün geçmişine ışık tutar nitelikte. Türkiye'ye kaçırılan notların ilk parçasını 2 gün önce yayınlayan Alman Der Spiegel dergisine göre el yazısıyla kaleme alınmış belgeler 2012 sonlarında Hacı Bekir'in Suriye'ye gitmesiyle başlıyor.
ABD VE IŞİD'İN KURULUŞU
Saddam döneminde istihbarat ajanı olarak çalışan ve "Hacı Bekir" olarak bilinen Samir Muhammed el-Hilifavi'nin kaderi 2003 yılında ABD işgaliyle değişiyor. Irak ordusunun dağıtılmasından sonra tasfiye edilen ve çevresinde Arap milliyetçisi olarak tanınan Hacı Bekir, yer altına inerek Irak'ın Anbar bölgesinde Zarkavi ile iletişime geçiyor. 2006 yılına kadar kadar direnişi örgütleyen Hacı Bekir, 2006 yılında tutuklanarak Amerika'nın Basra'daki  Bucca kampında ve Ebu Garip Cezaevi'nde iki yıl yattıktan sonra 2010 yılında çevresinde topladığı tasfiye edilmiş istihbaratçılarla birlikte Ebu Bekir el-Bağdadi'yi IŞİD'in lideri olarak ilan ediyor.
Almanya merkezli derginin haberine göre IŞİD'in tohumları Amerikan Bucca kampında cihatçıların tanışmasıyla atıldı. Örgütün Türkmen kökenli iki liderinden birisinin yine Hacı Bekir ile çalışma arkadaşı olması dikkat çeken bir ayrıntı olarak kayıtlarda yer almakta.
HACI BEKİR'İN SURİYE NOTLARI
Belgelere göre, Hacı Bekir Suriye'de başlayan ayaklanmaları Irak'a yaymak için fırsat olarak görüp Suriye'ye gitti ve örgütün Suriye ayağını kurmak için kolları sıvadı. Bekir'in Suriye'de üs olarak kullandığı Tel Rıfat bölgesinde 1980'lerde Körfez'e çalışmaya giden ve radikal görüşleri de beraberinde getiren kişiler yaşıyordu. Tel Rıfat'ta kaldığı dönemde oldukça ayrıntılı notlar tutan Hacı Bekir istihbarat çalışmalarına dayanan halifelik öngörüyordu. İlk aşamada "Dava" adı altında İslam öğreti merkezleri açan Bekir, derslere gelen kişiler arasından ajan seçiyor ve ajanlardan yaşadığı bölgedeki güçlü ailelerin isimlerini, aşiretlerin liderlerini, şehrin gelir kaynaklarını öğrenmelerini talep ediyordu. Bekir, daha sonraları silah ve mühimmat saklayacakları "Dava" derneklerinde suç işleyen, eşcinsel olan ya da gizli ilişkisi olan kişilere dair bilgi ve belgeleri de şantaj amaçlı topluyordu. Bekir notlarında en akıllı olan ajanların istihbarat emirleri olarak atanacağını yazıyordu. Ajanlar aynı zamanda birbirini izliyor, bu sınavdan başarılı çıkan kişiler güçlü aşiretlere sızmak için evlilik yolunu kullanıyordu.
RAKKA: SONUN BAŞLANGICI
2013’te Davah adındaki derneklerin Rakka ve İdlib'e yayılmasıyla, terör bu bölgelere de ihraç edilmeye başlandı. Rakka'ya kadar diğer terör unsurlarıyla çatışmayan IŞİD, merkezi konuma gelebilmek için içinde ve dışında kendisine muhalefet eden diğer örgütleri ve liderleri öldürmeye başladı. IŞİD etkisini genişletirken merkezlere siyah bayraklar çekildi ve yollar kapatıldı. Örgütün askeri ayağını ise Suriye dışından gelen yabancılar oluşturuyordu. Ancak 2013'te Bekir için beklenmedik bir şey oldu. Bir IŞİD üyesi, lider kişilikli doktoru işkence ile öldürdü ve bu görüntüler kendilerine muhalefet eden kişilere gönderildi. Muhaliflerden 20'si Türkiye'ye kaçarken daha önceleri yeni bir cephe açmak istemedikleri için IŞİD'e karşı eylem düzenlemeyen muhalif gruplar birleşerek birçok noktada IŞİD'e saldırmaya başladı. Örgütün merkezini korumak için Irak'tan 1.300 kişi takviye olarak gönderildi, örgüt bölgesel olarak kazanımını korusa da Bekir için önderlik ettiği infazlar, sonun başlangıcı oldu.
IŞİD ile çatışan diğer terör unsurları 2014'ün başında Halep bölgesinde yer alan Tel Rıfat'a doğru harekete geçti ve kent birkaç saat içinde ikiye bölündü. Bekir'in olduğu evin önüne gelen IŞİD karşıtları çıkan çatışma sonucu Bekir'i öldürdü ve belgelerle birlikte Bekir'in sim kartına ve GPS cihazını ele geçirdi. Çatışma sırasında evde bulunan Hacı Bekir'in eşi ise rehin alındı.
BELGELERDE TÜRKİYE
Der Spiegel'in yayımladığı habere göre Ankara Türk rehinelerin bırakılması karşılığında Hacı Bekir'in eşinin IŞİD'e iade edilmesini sağladı. Derginin muhabiri Cristoph Reuter'ın haberine göre belgelerin ilk nüshası da Türkiye'ye kaçırıldı. İkinci parça belgeler ise IŞİD Ocak 2014'te Halep'teki üssünü terk ettiğinde ele geçirildi.Muhalifler birçok belgeyi yakmaya çalışsa da Tevhid Tugayları ismindeki örgüt, sağlam kalan belgeleri Der Spiegel'e verdi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.