İki taraf da kazançlı çıktı

İran’da halk arasında sevinçle karşılanan nükleer mutabakat metnine konunun uzmanları temkinli yaklaşıyor ve ‘ambargoların kalkması durumunda Tahran’ın kazançlı çıkacağını’ ifade ediyor

İki taraf da kazançlı çıktı
07 Nisan 2015 Salı 13:53

Yakup Aslan / Tahran
İRAN ile P5+1 ülkeleri arasında mutabakata varılan nükleer çerçeve anlaşmasının üzerinden  dört gün geçmesine rağmen yankıları sürüyor.  Aydınlık olarak Batı ile İran arasında mutabakata varılan nükleer çerçeve anlaşmasını daha iyi anlamak için Tahran’da konunun uzmanları olan kişilerle konuştuk. İran’da halk mutabakata varılmasını büyük bir coşku ile karşılarken, aydın kesimde ise temkinli bir sevinç var. 
İran’ın önde gelen gazetelerinden olan Cevan’ın genel yayın yönetmeni Dr. Abdullah Genci, kazananın sadece İran  olmadığını belirterek, “Bu uzlaşmada biz peşin ödeyen taraf olduk Batı ise yine taahhütlerde bulundu. Bana göre bu uzlaşmada eşitlik yok. Ama 10 yıl öncesine göre müzakerelerde elimiz daha güçlü. 100 santrifüj üretmemizi bile kabul etmiyorlardı ki, bu gün 6 bine razı oldular. Batı bize karşı orman kanunlarını uygulayamayacağını anlamış olmalı ki, nükleer enerji elde etme hakkımızın önemli bir kısmını resmen kabul ettiler” dedi. 
Dr. Genci, batının derdinin İran’daki İslam devrimi olduğunu kaydederek nükleer konusu bittiğinde Tahran’ın önüne yeni koşullar getirileceğini şu şekilde ifade etti:  “Batının aslında bizimle müzakeresi nükleer konunun ötesinde... Onların asıl amacı, siyonistlerin güvenliğini sağlamak. İran ve Batı arasında süren süreçlerin devam edeceği kanaatindeyim. Biz nükleer faaliyetlerimizi tamamen durdursak bile İsrail’in güvende olmadığını düşünecekler ve sıra, uzun menzilli füzelerimize gelecek. Hamas ve Hizbullah’ı da gündeme getirecekler. Çünkü bu grupları İsrail için tehdit olarak görüyorlar. Aslında uzlaşma olarak açıklanan başlıklar, bence bir tür siyasi bildiridir. İran’ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılmasına ilişkin detaylar, nihai anlaşma için öngörülen 1 Temmuz tarihinde netlik kazanacak.”
HEDEFLERE ULAŞILDI
Nükleer konularında haberleriyle ön plana çıkan İran Nükleer Umut adlı haber sitesinin genel yayın yönetmeni Celal Berziger, iki tarafın da kazançlı çıktığı bir süreç olduğunu vurgulayarak, “Lozan’da varılan uzlaşma kazan-kazan politikasına bir örnektir. Bu, nihai anlaşmanın esas çerçevesidir, bu müzakere sonucunda bence her iki tarafın da bayrağı göklerde dalgalanıyor, yani kaybedeni olmayan bir uzlaşma. İki taraf da uluslararası yasa-lar çerçevesinde hedeflerine ulaştı. İran için en büyük kazanım yıllardır zalimce uygulanan ambargoların kaldırılacak olması. İran’ın nükleer programının askeri amaçlı geliştirilmesi ihtimali bu uzlaşmayla ortadan kalkmış oldu. Bu durum karşı tarafın kazanımı. İran’ın nükleer silah istemediğine hem kendileri hem de bunu iddia edenler artık ikna olabilir” diye konuştu.
DAHA MODERN NÜKLEER
Anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte nükleer alanda İran’ın daha modern şekilde ilerleyeceğini öne süren Bergizer, “Müzakereler neticesinde İran nükleer kazanımlarını daha ileriye götürecek ve daha yüksek nükleer teknoloji elde edebilecek. Anlaşma hayata geçtikten sonra daha modern santrifüjler elde edilmiş olacak. Bir diğer önemli nokta da İran’ın savunma doktrininde nükleer silahlara yer verilmemesidir ki, bu konuda da karşı tarafa güvence verilmiş olundu. İran’ın nükleer faaliyetleri daha şeffaf olacak.İhtiyaçları ölçüsünde nükleer faaliyette bulunabilecek ve anlaşma süresince uranyum’u yüzde 5’ten fazla zenginleştiremeyecek. Bu unsurlar karşı tarafın endişelerini giderip güven veriyor” diyerek mutabakattan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. 
İSRAİL YALNIZLAŞIYOR
Batı ile İran arasındaki nükleer mutabakatın İsrail’i iyice yalnızlaştırdığı ifade eden Bergizer şöyle konuştu: “İsrail’in bu konuda ne söylediğinin İran için bir önemi yok. Çünkü İran, İsrail’i meşru bir devlet olarak tanımıyor. Nükleer müzakere sürecinde iki müttefikin (ABD ve İsrail) arasındaki görüş ayrılığının giderek arttığına şahit olduk ve Netanyahu gittikçe yalnızlaşıyor. Netenyahu’nun bundan sonraki sürece müdahale ihtimali daha da azalmış oldu. Suudi Arabistan’ın Yemen’e saldırmasının bir amacı da Lozan’da süren müzakere sürecini baltalamaktı. Yemen’de attığı bombaların şarapnel parçalarının Lozan’a ulaşacağını düşündü fakat müzakerelerdeki tarafların kararlılığı bir demir kubbe olarak Suudi Arabistan’ın müzakerelere zarar vermesini önledi. Özetle her iki ülke de süreci baltalamak istiyordu. İran’ın kazandığı hiçbir anlaşma onları memnun etmeyecek.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.