Guatemala’da “pre-kapitalist” iç savaş

Ölüm ve çatışma haberleri gelmeye devam ediyor Guatemala’dan. Görünürde bir “siyasi sorun” yok. Tabana yayılmış bir silahlı çatışma ortamı var. Son olarak cumartesi günü başkent yakınlarındaki Sacatepéquez’de gerçekleşen...

Guatemala’da “pre-kapitalist” iç savaş
23 Eylül 2014 Salı 10:13

13sayfa-alti-1

Ölüm ve çatışma haberleri gelmeye devam ediyor Guatemala’dan. Görünürde bir “siyasi sorun” yok. Tabana yayılmış bir silahlı çatışma ortamı var. Son olarak cumartesi günü başkent yakınlarındaki Sacatepéquez’de gerçekleşen saldırılarda sekiz kişi öldürüldü. Onlarca yaralının kaydedildiği olayların nedeni de ilginç: Bölgede geçecek bir otoyolu projesi. Aynı yerdeki çimento fabrikasının adamları projeyi inşa edecek olan şirketin çalışanlarına saldırıyor. Benzer saldırılar yol için arazi satan köylülere karşı da gerçekleşmiş. Cuma gecesi başlayıp cumartesine yayılan olaylarda, içlerinde beş yaşında bir kız çocuğun da olduğu, bir aileden beş kişi öldürülmüş.

Orta Amerika’da Meksika’yla sınırdaş, 15 milyon nüfusa ve bizim Ege bölgemiz kadar yüzölçüme sahip bir ülke Guatemala. 24 yerli dilinin konuşulduğu, eğitim seviyesinin kıtada en düşük olduğu bu ülkenin sorunu yarım asra dayanıyor. 1944’te kendi “Ekim Devrimi”ni gerçekleştiren Guatemala milli-sosyalist Jacobo Arbenz’in 1950’de iktidara gelişiyle tüm kıtaya örnek olmuştu. Arbenz’in eğitim ve sağlık seferberliğine Che bile katılmıştı. Fakat Arbenz, ABD’li muz şirketlerinin elindeki verimli toprakları kamulaştırınca ABD başkanı Harry Truman “Guatemala Darbe Planını” imzaladı. Bugün Suriye’de gerçekleştirilmek istenen istila o tarihte ilk kez Guatemala’da uygulandı. Plan ülkeye sızacak terör gruplarının hükümeti yıkmasına dayanıyordu ama asıl olarak komşu ülkelerdeki diktatörlüklerden besleniyordu. Dominik diktatörü Turijillo öldürülmesi gerekenlerin listesini hazırlamıştı. Nikaragua diktatörü Somoza “komünist Arbenz’in Sovyet desteğiyle istila planı” hazırladığına kanıtlar uyduruyordu. Truman’ın yerine gelen Eisenhower planı sonuca ulaştırdı. Arbenz hükümeti devrildi ve bir terör şebekesi iktidarı ele aldı. Ülke elli yıl sürecek bir iç savaşa sürüklendi. Sadece savaşın değil depremin de vurduğu bu talihsiz ülkede 1990’daki barış anlaşmasına kadar 300 bin kişi hayatını kaybetti.

Böylece “demokrasi” dönemi başladı. Fakat bu defa barış anlaşması öncesine göre daha fazla sayıda cinayet işlenmeye başlandı. Halk küçük çıkarlar için çeteleşmeye başladı. Mesela en yaygın cinayetler otobüs ve taksi şoförlerine yönelik. 2013 kayıtlarına göre öldürülen şoför sayısı 257. Sadece bu yılın ilk yirmi gününde yirmi şoför öldürüldü. Bu nedenle Guatemala’da otobüse bindiğinizde şoförün pompalı tüfek taşımasına şaşırmamalısınız.

KAFASINA ŞİMŞEK DÜŞEN KURBAĞA

Peru deyince Machu Piccu akla gelir. Aslında en fazla üç buçuk asra dayanan bir geçmişe sahip bu kent arkeolojik olmaktan çok mimarisi ve mistik konumu itibarıyla etkileyicidir. Her ne kadar sırrı çözülemeyen gizli bir yerleşim olduğu söylense de bu bir turizm propagandasından ibarettir. Gerçekte İspanyol sömürgecilerle İnka Rahipleri arasındaki bir anlaşmanın sonucunda varlığını sürdürmüş özerk bir yerleşimdir. Sömürge güçleri yerli halkın isyanını İnka Rahiplerine tanınan ayrıcalıklarla manipüle etmiştir.

Cuzco’dan uzaklaşıp Peru’nun orta ve sahile yakın kısımlarına gittikçe gerçek arkeolojik buluntulara ulaşırsınız. Bunlardan biri de antik Caral Medeniyeti. Buradaki buluntuların geçmişi beş bin yıla ulaşıyor. Piramitler hala sağlam durumda. Taşların üzerinde kültürü ve güncel yaşamı yansıtan şekilleri görebilirsiniz.

Yakın zamanda arkeologlar Vichama bölgesinde toplu ayinleri resmeden yeni kalıntılar buldular. Bu kalıntılar And Dağ kültüründe suyun önemini gösteriyor. En çok rastlanılanları ise balina resimleri. Yeni buluntuların en şaşırtıcılarından biri “kafasına şimşek düşen kurbağa”. Bu sembolün ciddi bir iklim değişikliğine, sellerin başladığı bir çağı simgelediği düşünülüyor.

ÇÖPTEN ÇIKAN SANAT

Şu sıralar salsa müziğinde Kolombiya’nın en ünlü kenti Cali’de “Seslerin Geri Dönüşümü”( RSFEST) adıyla bir müzik festivali yapılıyor. RSFEST’i ilginç kılan müzik aletlerinin çöpten toplanan atık maddelerle yapılması. Bir tenekeden gitar, plastik bir şişeden keman, kartonlar ve gazoz kapaklarından imal edilen çalgılar... Amaç dünyanın kirlenmesine dikkat çekmek. Kentin doğu kesimindeki sanat parkında halka açık gerçekleşen festivale katılanlar çok eğlendiklerini söylüyor. Ziyaretçiler hem sanatçıların yaratıcılıkları hem de ummadık aletlerden çıkan seslerin armonisi karşısında şaşkınlıklarını gizlemiyor.

Özgür Uyanık


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.