Gönül Kenter / Taşeronların ‘Kobani’* saldırganlığı!

Taşeronlara da, Batı’nın Kürtseverliği diye bir şey olmadığını hatırlatalım. Araç, amaç meselesi. *Ayn el Arap ya da Osmanlı’daki adıyla Arap Pınarı yerine Kobani yazmamızın nedeni, bu ismin psikolojik savaş olarak kullanılmasıdır....

Gönül Kenter / Taşeronların ‘Kobani’*  saldırganlığı!
18 Ekim 2014 Cumartesi 07:55

gonulkenter

Türkiye ve Türklere karşı yürütülen sosyal linç kampanyaları Almanya’da günlerce sürdü. Medya kuşatmasının dışında, sokakta ve sosyal iletişim ağlarında yürütülen provokasyon amaçlı Türkiye suçlamaları için dört ana başlık;
“Türk askeri bakıyor, Kürtler Kobani’de katlediliyor!”;
“NATO üyesi Türkiye Batı’ya ihanet ediyor!”;
“Türkiye Kobani’yi Kürtlere karşı kullanılıyor!”;
“Türkiye laik değil, dinci terörist IŞİD’i destekliyor!”;
“Bölgenin tek laik gücü Kürtler ve PKK.”
Talep: Türkiye cezalandırılsın, PKK desteklensin!

BİTMEYEN TÜRK HINCI

Alman Die Welt gazetesi de, 16.10.2014 tarihli sayısında, suçlamalarla ilgili benzer bir analize “Kürt protestoları” başlığıyla yer vermiş.
Suçlamalar zıvanalarla dolu. Örneğin; “Türkler sadece Kobani’de değil, müslümanların katledildiği Bosna’da da soykırıma izin verdi!”; “Geçmişlerinde de Ermeni soykırımı sicili var.”
Avrupa’nın Türk hıncı “IŞİD’in Kobani’yi çember altına aldığı, Kürt katliamının başlayacağı” haberlerinin bilinçli biçimde yayılmasıyla depreşiyor. Psikolojik vandalizm de başlatılıyor. Radikal Kürtler ve hiç anlaşılmayacak biçimde Alman Sol’undan sempatizanları, diğer kesim (ırkçı) Almanlar kin kusuyor.

SANKİ TÜRK SOLU NATO'YU İSTİYOR!

“Kobani”deki olabilecek “soykırımdan”  sadece AKP hükümeti, Erdoğan ve Davutoğlu değil, tüm Türkiye ve Türk halkı da sorumlu ilan ediliyor. Pek çoğu bir Türkiye uzmanı; Türkiye celladı kesiliyor. “Bu Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde işi yok!” söylemi, yerini Kobani ile birlikte “Bu Türkiye’nin NATO’da yeri yok!” çağırısına bırakıyor.
“Ama Türk solu zaten NATO’yu istemiyor!” denildiğinde, ortam daha da saldırganlaşıyor. “Orası Suriye, Türk ordusu tek başına hareket edemez” denmesine fırsat dahi tanımıyorlar. Argümanları boğazda boğuyorlar. Ya, “Kürtlerin ve PKK’nın bölgenin tek laik gücü” iddiası! Propaganda ve körleşme büyük, söz hakkı yok! Türk kökenlilerin argüman ve isyanı sosyal medyada paylaşıma dönüşüyor: “PKK bölgenin tek laik gücüyse, neden okul yakıyor, Kürt halkının aydınlanmasını engelliyor?”

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'DEKİ MAĞLUBİYET

Türkiye’nin Perşembe günü Birleşmiş Milletler’in, geçici Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilememiş olması, bahsettiğimiz kitlelere sevinç kaynağı oluyor. Gece gelen haberlerde, Türkiye’nin BM’de mağlup edilmesi için Mısır ve Suudi Arabistan’ın büyük çaba sarfettiği söyleniyor. “TR. 152’den 60 oya düştü. İtibar yerle bir” gibi sevinç çığlıkları! BM’deki yenilgi, “Türkiye’ye Kobani cezası” olarak algılanıyor.
Bölgedeki büyük stratejik planlarının Kobani gibi felaketleri ortaya çıkardığını unutturmaya çalışsa da... Batı’nın asıl derdinin Şam üstünden “Kobani” değil, “Kobani” üstünden “sıfır Türkiye” olduğu anlaşıldı. Taşeronların “Kobani’de Lozan antlaşmasını parçalıyoruz” naraları yeterince ipucu veriyor. AKP hükümetinin sorumsuz dış politikasının Türkiye’ye açtığı hasar mı? Önümüzdeki süreçte, uluslararası arenada neredeyse Türkiye’nin varlığını tartışacak koşullar yaratıldı! Daha ne olsun?
Taşeronlara da, Batı’nın Kürtseverliği diye bir şey olmadığını hatırlatalım. Araç, amaç meselesi.

*Ayn el Arap ya da Osmanlı’daki adıyla Arap Pınarı yerine Kobani yazmamızın nedeni, bu ismin psikolojik savaş olarak kullanılmasıdır. Kobani ismi üzerinden binlerce yıllık masallar yaratılmaya çalışılıyor. Antik çağlarda bu yerleşimin adı Kobani’ymiş gibi. Halbuki bu isim bilindiği üzere Batı dillerindeki Kompani (Company) isminden geliyor. Bu ismin bozulmuş hali. Almanlar tarafından kurulan Konya-Bağdat tren hattının bir şirketi bu Arap Pınarı’nda bulunuyormuş, Kobani isminin geçmişi bu.

Gönül Kenter


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.