Gerginlik sıcak çatışmaya dönüşmez

Suudi Arabistan ve İran arasındaki gerginlik hakkında açıklama yapan yetkililer 2 ülke arasında savaş çıkacağı iddiasını gerçekçi bulmadıklarını dile getirdi. Uzmanlara göre savaş diplomasi masasında cereyan edecek

Gerginlik sıcak çatışmaya dönüşmez
10 Ocak 2016 Pazar 11:46

ABD yönetimi, Suudi Arabistan ile İran arasında, Şii din adamı Ayetullah Nemr Bakır en-Nemr’in idam edilmesinin ardından Suudi Arabistan’ın Tahran büyükelçiliğinin ateşe verilmesiyle büyüyen gerginliğin iki taraf arasında askeri boyutlara ulaşmayacağını düşünüyor.
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’dan üst düzey bir yetkili, yaptığı açıklamada, Körfez bölgesinde şu ana kadar askeri bir hareketlenme görmediklerini, böyle bir durum için de bir sebep bulunduğunu kanısında olmadıklarını söyledi. Adının gizli kalmasını isteyen yetkili, İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerginlik için “Bütün bunlar tamamen retorik. Bu gerilimin askeri bir boyutu olacağını düşünmüyoruz” dedi.
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Muhammed Bin Selman el Suud da , Economist’e yaptığı açıklamasında, “Savaş, kesinlikle beklemediğimiz bir şey ve ülkeleri bu yönde iten kim olursa olsun aklını kaçırmış olmalı. Suudi Arabistan ve İran arasında savaş, bölgede büyük felaketin başlangıcı olur ve tüm dünyaya yansır. Kesinlikle buna izin vermeyiz” ifadelerine yer vermişti.
Uluslararası ilişkiler alanında çalışan analistlerden bir kısmı da şu anki karşı karşıya gelme durumunun diplomatik alanda etkileri olacağını, kısa vadede çözülmese bile bir dengeye oturacağını düşünüyor.
Carnegie Endowment adlı düşünce kuruluşunun Ortadoğu uzmanlarından Frederick Wehrey, gazeteciler için düzenlenen telekonferansta, İran ile Suudi Arabistan’ın stratejik rakipler olduğunu hatırlattı. Son dönemdeki gerilimin kısa vadede tam olarak çözülmese de sonunda yerini bir dengeye bırakacağını ifade eden Wehrey, “Suudi Arabistan-İran ilişkilerinin geneline baktığınızda, iki taraf birbirinin boğazını kesecek duruma gelse bile her zaman belli bir derecede koordinasyon ve belki arka kanallardan gizli diyalog olmuştur” diye konuştu.
Aynı kuruluştan kıdemli uzman Karim Sadjadpour da Suudi Arabistan’ın Tahran Büyükelçiliğine düzenlenen saldırının ardından özellikle İranlı bazı siyasetçiler ve yetkililer tarafından saldırıyı kınayan ve sınırın aşıldığını belirten çıklamalar yapıldığını, bunun da iyiye işaret olduğunu kaydetti.

‘ETKİSİ 3 BAŞLIĞA OLUR’
Merkezi Washington’da bulunan Ortadoğu Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun Başkan Yardımcısı Paul Salem ise son gerginliğin diplomatik alanda etkileri olacağını öngördü.
Suriye krizinin çözümü için yapılacak barış görüşmeleri, Yemen sorunu hakkındaki müzakereler, IŞİD’e karşı uluslararası bir koalisyon kurulması ve Irak’ta IŞİD’e karşı bazı kazanımlar elde edilmesi gibi gelişmelerle 2015’in umut verici şekilde sonlandığını dile getiren Salem, sözlerine şöyle devam etti:
“Maalesef 2016, İran-Suudi Arabistan arasındaki bu olayın yansımalarıyla başladı. Bunun üç ana alanda ciddi sonuçları olacaktır. Birincisi, Suriye krizinin çözümü için Cenevre’de 25 Ocak’taki görüşmelerin yapılacağından şüpheliyim.
Suudi Arabistan ve İran’ın yakın bir zamanda aynı masada olacağından emin değilim. (İkincisi) Yemen görüşmelerinin de çökeceğini düşünüyorum. Üçüncü olarak da IŞİD ile mücadeleye etkisi olacaktır çünkü iki bölgesel güç birbiriyle uğraşırken IŞİD bunu kullanmak için fırsat yakalamaya çalışacaktır.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.