Geç gelen ‘bahar’ ABD’ye takıldı

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nde son bir haftadır kelimenin tam anlamıyla siyaset krizi yaşanıyor. Başında olduğu partiyi, aşiret mantığı ile yönetmeye alışmış olan Barzani’nin, Irak Anayasası’na göre görev süresi 2 yıl önce bitmişti.

Geç gelen ‘bahar’ ABD’ye takıldı
24 Ağustos 2015 Pazartesi 15:18

Deniz Kahraman

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nde son bir haftadır kelimenin tam anlamıyla siyaset krizi yaşanıyor. Başında olduğu partiyi, aşiret mantığı ile yönetmeye alışmış olan Barzani’nin, Irak Anayasası’na göre görev süresi 2 yıl önce bitmişti. 2003’teki ABD işgali sonrasında hazırlanan Anayasa çerçevesinde 2005’te “Başkan” seçilmiş ve 2013’te görev süresi dolmuştu. Çünkü yasa gereği bölgesel yönetim başkanı en fazla iki dönem görev yapabiliyordu. 2013’te, Barzani’nin lideri olduğu KDP ve Talabani’nin lideri olduğu KYB kendi aralarında anlaşarak, Irak Anayasasını ve diğer yasaları da göz ardı ederek Barzani’nin görev süresini 2 yıl daha uzattı. O süre de 19 Ağustos 2015’te sona erdi.
İşte, Erbil’de de kızılca kıyamet bundan sonra koptu. Kürt siyasetinde oluşan 2 blok karşı karşıya geldi. Goran hareketi, KYB ve İslami Toplum Partisi; Barzani’yi devirip yerine “karizmatik” bir lider koyamadıkları için, “Başkanlık” makamını sembolik hale getirme yönünde bir strateji belirledi. Bu stratejinin temelinde bölgesel yönetiminin “Başkanlık” ile değil, “Parlamenter sistem” ile yönetilmesi yaklaşımı yer aldı. Aslında bu yaklaşım Irak Anayasası’na da uygun düşüyordu. Çünkü Irak parlamenter sistem ile yönetildiği için, aksi Anayasa’da tanımlanmadığından merkeze bağlı olan bölgesel yönetiminin de parlamenter sistem ile yönetilmesi gerekiyor.
‘Tek adam’ yönetimi
KDP karşısındaki blok, hem Barzani’nin “tek adamlığına” son vermek hem de, özellikle 2011’den beri Irak’taki Kürtler arasında yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayan demokrasi taleplerini karşılamak için harekete geçti. Iraklı Kürtlerin değişim talebi, özellikle Goran hareketine verilen destek ile kendini göstermişti. Erdoğan gibi tek adamlığa özenen Barzani’ye karşı hızla büyüyen muhalefetin temelinde ise, siyasi gücün ekonomik refahın Barzani aşireti dışında kimseyle paylaşılmaması yer alıyordu. Ortadoğu siyasetinin garip bir cilvesi olsa gerek ki, ABD’nin desteklediği Arap Baharı’yla birlikte güçlenmiş olan Barzani, İran gibi bölgesel güçlerin desteği ile başlayan Kürt Baharı’nın hedefi durumuna gelmişti.
ABD İSTEMEDİ
Aslında muhaliflerin talepleri en temel demokratik beklentiler ile örtüşüyordu: Parlamenter sistem kurulmalı, Başkanın yetkileri sembolik olmalı ve parlamento tarafından seçilmeli, halkın iradesinin yansıdığı parlamentonun seçeceği hükümet bölgesel yönetimde icra görevi üstlenmeli...
Ancak, ABD’nin çıkarı bu beklentilerle örtüşmeyince, Washington yönetimi devreye girdi ve Anayasal, yasal ve hukuki zemini bulunmasa da Barzani’nin “Başkan” olarak görevini sürdürmesini istedi. Barzani ile yakın ilişkisi olan AKP hükümeti de buna destek verince, Erdoğan’ın çok özendiği “tek adam modeli” Irak’ın kuzeyinde fiilen yaşama geçmiş oldu.




İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.