Fransa’da maden ocakları müze oldu!

Avrupa’da Sanayi Devriminin temel enerji hammaddesi kömürdü. 18. Yüzyılın başlarından günümüze uzanan süreçte makinelere can veren kömürü binlerce metre toprak altından çıkaran madenciler de bu sürecin kahramanlarıdır. Fransa’daki...

Fransa’da maden ocakları müze oldu!
19 Mayıs 2014 Pazartesi 10:34

13fransa

Avrupa’da Sanayi Devriminin temel enerji hammaddesi kömürdü. 18. Yüzyılın başlarından günümüze uzanan süreçte makinelere can veren kömürü binlerce metre toprak altından çıkaran madenciler de bu sürecin kahramanlarıdır. Fransa’daki adıyla kara ağızlar (gueules noires) sadece endüstrinin gelişmesine can alıcı katkıyı sunmuyor, aynı zamanda sosyal ve siyasal kazanımların da önder ve motor rolünü oynuyordu. Kapitalistler kasalarını doldururken onlar bir parça ekmek için toprak altında yanıyor ve zehirleniyordu.

Hangi çağda yaşıyor

Avrupa’da 300 yıl kadar süren kömür serüveni artık tarihe karışmış durumda. Maden ocakları birer müze bugün. Başta Fransa ve Almanya olmak üzere Avrupa artık kömür üretmiyor. Kömür ihtiyacını gelişmekte olan ülkelerden ithal ederek karşılıyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan, Soma’da yaşanan maden faciasında yaşamını yitiren 300 madencimiz için “Kaza, kader” diyor. Bugün yaşanan bu katliamı yüz yıl öncesi Avrupa’da yaşanan maden cinayetleriyle karşılaştırıyor. “Maden ocağı kazalarında ölümler bir tek Türkiye’de olmuyor” diyor. Yüz yıl öncesi teknolojiyle üretim yapan Avrupa maden ocakları ile 21. Yüzyılın Türkiye’sinde üretim yapan maden ocaklarını bir tutuyor. Avrupa’da o günün şartlarında maden ocaklarında yaşanan ölümlerle, bugün Türkiye’de yaşanan madenci ölümlerini kaşılaştırdığımızda, Türkiye’de yaşanan madenci vahşetinin büyüklüğünü rakamlarla da görmek mümkün.

Türkiye’de 3 bin, Fransa’da 230

Fransa örneğini ele alalım. Fransa’da maden ocaklarının tarihi 270 yıllık. Bu süre içinde büyük ölümlere yol açan tek örnek var: 10 Mart 1906’da Kuzey Fransa’daki Courrières Maden Ocağı’nda meydana gelen kömür tozu patlamasında 1099 madenci öldü. Üç asır boyunca Courrières faciası dışında yaşanan ölümler hiçbir zaman 50’nin üzerine çıkmamış ve 200 yılda toplam madenci ölümü sayısı 1762 olmuştur.

Eğer bir karşılaştırma yapılacaksa, aynı yıllar içinde yaşanan ölümleri karşılaştırmak gerekmez mi? Türkiye’de 1941’den bu yana 3 binden fazla madencinin yaşamını yitirdiği söyleniyor. Fransa’da aynı dönemde kayıp sayısı kaç? 230! 70 yılda Türkiye’de 3 bin, Fransa’da 230.

Fransa 46’da kamulaştırdı

Bunun sırrı ne? Fransa örneğinden devam edelim. Yıl 1946, geçici hükümetin başında General Charles De Gaulle var. Fransız Komünist Partisi (FKP) Başkanı Maurice Thorez başbakan yardımcısı. Dört komünist bakan daha var hükümette. FKP Fransa’nın birinci partisi. De Gaulle, Alman işgaline karşı mücadelede büyük başarılar gösteren FKP’ye ve başkanı Thorez’e güveniyor.

İkinci Dünya Savaşı’nda ekonomisi yıkıma uğrayan Fransa’da enerji kaynağı olarak kömür hayati önemde. De Gaulle Thorez’in desteğiyle “kömür savaşı”nı (bataille du charbon) başlatıyor. İlk iş olarak Fransa’nın tüm maden ocakları kamulaştırılıyor. Bununla birlikte maden işçilerinin çalışma şartları ve sosyal hakları yeniden düzenleniyor. Maden işçiliğine özel bir statü tanınıyor (statut du mineur). Buna göre maden işçileri sosyal sigorta güvencesine kavuşuyor. Mesleki risk primi, lojman ve yol parası yardımı, emekli madencilerin ücretlerinin iyileştirilmesi ve yıllık izin hakları kazanıyorlar.

Özelleştirmeyle kâr patlaması

1950’de 358 bin 241 maden işçisi var. 1950’de 51,22 milyon ton olan kömür üretimi 1960’da 57 milyon tona çıkıyor. Üretimin artmasına ve madenci sayısının yükselmesine rağmen, ocaklarda iş kazaları düşüyor. Alternatif enerji kaynaklarının ortaya çıkmasıyla birlikte kömür üretimi ve madenci sayısı kademeli olarak düşüyor. 2000 yılına geldiğimizde Fransa’da üretilen kömür 3,45 milyon tona, madenci sayısı 7 bin 837’ye düşüyor. 2004 yılında ise tüm maden ocakları kapatılıyor ve bir çoğu müzeye dönüştürülüyor.

Türkiye’de ise AKP döneminde maden ocakları özelleştiriliyor. Özelleşen ocaklardan daha fazla kâr elde etmek için maliyetler düşürülüyor, taşeronlaşma çalışma hayatının öznesi oluyor.

SOMA Holding’in sahibi Alp Gürkan 2012 yılında “özel sektörün çalışma tarzını” şöyle tanımlıyor: “130-140 dolara mal edilen kömürün tonu 23.8 dolara mal ediliyor.”

Kamulaştırma insan merkezli üretimi öne çıkarıyor. Özelleştirme insanı köleleştiren, kâra yönelik üretimi dayatıyor.

Ali Rıza Taşdelen


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.