Arjantin’de savcı Nisman’ın ölümünün perde arkası

Pazar gecesi , sabaha karşı, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’in en iyi korunan ve lüks semti Puerto Madero’daki “Le Parc” gökdelenindeki konutunda savcı Alberto Nisman, kafasına bir el ateş edilmiş halde, ölü bulundu.

Arjantin’de savcı Nisman’ın ölümünün perde arkası
22 Ocak 2015 Perşembe 10:58

Özgür Uyanık / Buenos Aires
On polis korumasına sahip savcının ölümüne dair tüm incelemeler olayın bir intihar olduğunu gösteriyordu. Fakat söz konusu intiharı daha dikkat çekici hale getiren, savcı Nisman’ın birkaç saat sonra mecliste muhalefet milletvekillerinin daveti üzerine Başkan Cristina Kirchner’i suçlayacak açıklamalar yapacağı beklentisiydi. 
Nisman, AMIA olayı olarak bilinen 1994 yılında Buenos Aires’teki İsrail konsolosluğuna yönelik bombalamanın soruşturma savcısıydı. Onu bu davaya 2004 yılında atayan ise şimdiki başkan Cristina’nın eşi Nestor Kirchner’di. 
TERÖRİSTLERLE İŞBİRLİĞİ İDDİASI
Savcı Nisman, geçen on yıllık süre içinde davaya yeni bir delil katamadı ama bazı eski hakim ve politikacıları soruşturmayı olumsuz etkilemekten mahkemeye sevk etti. Dava, başlangıcından beri Hizbullah örgütü ve İran diplomatlarını hedef almaktaydı. Bu nedenle uzun süre İran’la Arjantin’in ilişkileri kesik kaldı. Nisman’ın ısrarlı olduğu tek konuysa davanın İran’ı hedef alması gerektiğiydi. Fakat hiç kimse onun birden bire ortaya çıkıp Arjantin Devlet Başkanını İranlı “teröristlerle” işbirliği yapmakla suçlayacağını düşünemezdi. Savcı Alberto Nisman önceki hafta; Başkan Cristina Kirchner, Dışişleri Bakanı Hector Timerman, bazı milletvekilleri ve hatta Arjantin yarı-legal yurtsever devrimci örgütü “Quebracho”nun iki numaralı adamı Fernando Esteche ile sosyalist sendika lideri Luis D’élia’yı İran’la işbirliği yaparak soruşturmayı karartmakla suçlayarak haklarında fezleke hazırladı. Savcının iddiasına göre, elindeki en önemli kanıt, istihbarat tarafından kayda alınan, adı geçen kişilerle İran’lı muhatapları arasındaki telefon konuşmalarıydı.
Savcının intiharı uluslararası ana akım medyada Başkan Cristina aleyhine yoğun bir yayına imkan tanıdı. İlk olarak İsrail’in açıklama yaptığı olay zaten uzun süredir ABD’yle çatışma halinde olan Kirchner hükümetini açık hedef haline getirdi. Akbaba Fonları ve ABD’nin ülkedeki sağ muhalefeti desteklemesi sebebiyle, Arjantin’in açık biçimde Rus-Çin ittifakına dahil olması Kirchner hükümetine yönelik saldırıların uluslararası planda artmasına neden olmuştu. Son olarak Arjantin’in, İngiltere’nin işgal altında tuttuğu Malvinas(ya da İngiliz sömürge adı Falkland) adaları bölgesinde görev yapması için 22 Rus savaş uçağı alma kararı çatışmanın askeri alana sıçrayabileceği olasılığını göstermişti.
MEDYA DA KOMPLONUN İÇİNDE
Başkan Cristina Kirchner,  savcının intiharı sonrası bir mektup yayınlayarak davayla ilgili süreci özetledi. Arjantinli savcıların haklarında INTERPOL aracılığıyla yakalama kararı çıkardığı İranlı diplomatların İngiliz makamlarınca delil yetersizliğinden serbest bırakıldığını hatırlattı. Başkan Cristina mektupta, “savcı Nisman’ın adli yıl tatili sebebiyle çıktığı yolculuğu aniden 12 yaşında kızını havaalanında bırakarak Buenos Aires’e dönmesini kim emretti”; “adli tatilin ortasında, davanın savcısına haber bile vermeden, ülkenin başkanı, bakanları, milletvekili ve halk örgütü liderlerini 350 sayfa fezleke yazacak vakti ne zaman buldu”; “ülkenin en iyi korunan semtinde, bir gökdelende yaşayan ve ayrıca on korumaya sahip olan bir savcının neden 22 kalibre bir silah taşıdığı” gibi sorular yöneltti. Ayrıca Arjantin devlet başkanı, ülkenin en büyük medya grubu olan Clarin’in de bu komplonun içinde yer aldığını açıkladı. Clarin grubu Fransa’da Charlie Hebdo için yapılan devlet başkanları yürüyüşüne Arjantin’in katılmaması üzerine yaptığı hükümet karşıtı kampanyayı Savcı Nisman’ı yayınlarına katarak artırmıştı. 
Ülkedeki siyasi gözlemciler ise Arjantin’e yönelik uluslararası kampanyanın ciddiyeti ve savcı Nisman’ın Wikileaks’de onlarca belgeye yansıyan ABD elçiliğiyle olan yakın ilişkisi üzerinde duruyor.
Arjantin Gizli Servisi SI’nin başkanı Oscar Parrilli, sözkonusu davayla ilgili tüm gizli arşiv kayıtları ve dinlemelerinin, devlet başkanının emriyle, kamuya açık hale getirildiğini bildirdi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aydın - 5 yıl önce
askeri darbe veya arjantin başkanına suikast veya ekonomiyı cökertirlese saşmayın .abd de ye dediya siz ortadoguyu maf etiniz
Avatar
Teorisyen - 5 yıl önce
rusya'ya arka çıktı ve suriye konusunda alenen abd'yi suçladığı için karıyı alaşağı edecekler. güney amerika'da darbeler dönemi başlıyor. inınının!