ABD ve AB yanlıştan dönmeye çalışıyor

'Beşar Esad ile görüşmeleri tek taraflı olarak sonlandırmanın yanlış olduğunu görüyoruz. Batı, yanlış yaptı. Bütün senaryolar isyancılar üzerine kurulmuştu. Ve isyancılar arasında da IŞİD'in en güçlü oluşum olduğu...

ABD ve AB yanlıştan dönmeye çalışıyor
10 Eylül 2014 Çarşamba 01:00

13manset-riexinger

'Beşar Esad ile görüşmeleri tek taraflı olarak sonlandırmanın yanlış olduğunu görüyoruz. Batı, yanlış yaptı. Bütün senaryolar isyancılar üzerine kurulmuştu. Ve isyancılar arasında da IŞİD'in en güçlü oluşum olduğu ortaya çıktı. Geçmişte yapılan hatalar düzeltilmeye çalışılıyor'

ALMAN Sol Parti lideri Riexinger ile yaptığımız söyleşinin ilk bölümünde Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı sonrası ilk sefer -resmi olarak- çatışma bölgelerine silah ve asker göndermesini konuşmuştuk. Riexinger amacın Hitler sonrası savaşlara müdahil olmama ilkesini ortadan kaldırmak ve ileriye yönelik savaşlara silah ve asker göndermenin yolunu açmak olduğunu söylemişti. Riexinger ile söylesimize devam ediyoruz.

ABD'NİN STRATEJİSİ SÜREKLİ KAOS MU?

- 11 Eylül'den sonra ABD Dışişleri Bakanı Rice, Fas'tan Pakistan'a 24 ülkenin sınırlarının değişeceğini söylemişti. BOP haritasında Irak'ın Kuzey'inde, Türkiye'nin doğusunu da içine alan Kürdistan var. Aynı haritada, IŞİD'in kontrol ettiği bölgede "Sünni-İslam Devleti"ni görüyoruz. ABD, sizce neyi amaçlıyor?

Ben de tam olarak anlayabilmiş değilim. Ancak şunu söyleyebiliriz: ABD, izlediği siyasetle büyük bir enkaz, bir kaos bırakıyor. Bu, ABD politikasının stratejisi mi, sonucu mu, çok da önemli değil. ABD, hiçbir zaman bölgesel güçler olsun istemez. Irak, bir bölgesel güçtü. İran, bir bölgesel güç. Şimdi gelinen aşamada ABD, IŞİD'e karşı İran'la birlikte hareket etmek zorunda kaldı. Her zaman ABD'nin hedeflerinin gerçekleştiğini düşünmüyorum. Eğer ki, stratejileri kalıcı bir kaos yaratmak değilse... Ancak şunu tespit etmek zorundayız: Bölgede bir devletsizleşme yaşanıyor. Irak, tamamen dağıtıldı. Libya dağıtılıyor ve parçalanıyor. Suriye, fiilen bölündü. Bunlar çok yanlış bir politikadır. Eğer böyle devam ederse, devletler hukuku diye bir şey kalmayacak. Hiçbir kural uygulanmayacak, anlaşmalar sağlanamayacak. Devletler hukuku, sürekli iç çatışmalarda işe yaramaz. Birbirlerine karşı savaşan kuvvetler var. Bu kuvvetler, bölge ülkeleri ve ABD tarafından finanse edildi ve silahlandırıldı. Halen de devam ediyor.

'ABD BARIŞ SAĞLAYAMAZ'

- Ukrayna krizi nedeniyle NATO'nun askeri mevcudiyeti Doğu Avrupa'da güçlendiriliyor. İki büyük kriz alanı: Ortadoğu ve Ukrayna... Nereye gidiyoruz?

Krizler ve savaşlarda artış var. Nedenleri on yılların emperyalist politikalarıdır. Sömürgecilik dönemine kadar dayanıyor aslında. Eski devletler düzeninin yıkılmakta olduğunu görüyoruz. Artık devletler düzeni diye bir şey kaldıysa eğer. ABD'nin dünyadaki hegemonyası, jandarmalık rolü işlemiyor artık. Barışı sağlayacak ve muhafaza edecek yeni bir dünya düzeninin işaretleri henüz yok.

- Bu ihtilaflarda NATO'nun rolü nedir?

NATO, son on yıllarda ihtilafları kızıştırıyor. Doğu Avrupa'da daha da faal olması çok yanlıştır. Haklı olarak, bu politika Rusya'yı tedirgin ediyor. Biz her zaman Ukrayna'nın bölünmüş bir ülke olduğunu söyledik. AB, Ukrayna Krizi'nde taraf tuttu. Ukrayna'ya, "Ya AB, ya Rusya" dayatması yapıldı. Bu yaklaşım, sorunu kızıştırdı, ihtilafı dindirmedi. Rusya'nın da olumlu rol oynadığını söyleyemeyiz. Eğer başka bir siyaset izlenmezse, o zaman bu sorunlar çözülmeyecektir, daha da artacaktır. Bölünmeler ve ihtilafları önleyecek yeni siyasetler izlenmelidir. Olan, Ukrayna halkına oluyor. Halk, oligarkların çıkarlarının altında eziliyor. Oligarkların bir bölümü Rusya ile ekonomik ilişkiler yürütürken, diğer oligarklar da, Başkan Poroşenko da daha çok Batı ile ilişki içinde. Halkın çıkarları da ayaklar altında kalıyor.

'UKRAYNA VE SURİYE'DE YANLIŞ YAPTIK'

- Sol Parti olarak, tekrar bölgeye, Moskova'ya, Kiev'e gitmeyi düşünüyor musunuz?

Henüz kesinleşmedi. Komünist Parti ile ilişkilerimiz var. Parti'nin yasaklanmaması için çaba gösteriyoruz. Bizim görevimiz daha çok Almanya'daki insanların Sol Parti tarafından yürütülen etkin barış siyasetini benimsemelerini sağlamaktır. Müzakerenin her zaman kurşun atmaktan daha iyi olduğunu anlatmaya çalışıyor, insanları seferber etmeye çalışıyoruz. Rusya'yı da kapsayacak bir barış olmalıdır. Ayrılıkçılığa izin verilmemelidir. Ukrayna Ordusu, kendi halkına silah sıkmamalıdır. Müzakere ederek sorunlar aşılmalıdır.

- Sizce Merkel Hükümeti, Batı'nın Suriye Devlet Başkanı Esad ile müzakere etmesi için çaba göstermeli midir?

Merkel Hükümeti'nin barış için doğru adres olduğundan emin değilim. Alman Hükümeti, Ukrayna'da taraf tuttu. Eğer taraf tutarsanız, arabulucu olmanız zorlaşır. AB ve ABD, Suriye konusunda da açık bir siyaset izlemedi. İsyancılar desteklendi. Çatışmaların yatışması için çaba gösterilmedi. Toplamında Esad ile görüşmelerin tek taraflı olarak sonlandırılmasının yanlış olduğunu görüyoruz. Batı, yanlış yaptı. Bütün senaryolar isyancılar üzerine kurulmuştu. Ve isyancılar arasında da IŞİD'in en güçlü oluşum olduğu ortaya çıktı. AB ve ABD geçmişte yaptığı hatalarını düzeltmeye çalışıyor.

'DİNLEMELER ALMAN MECLİSİNDEN HABERSİZ YAPILDI'

- Alman İstihbarat Servisi BND'nin de Türkiye'yi dinlediği ortaya çıktı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet, tuhaf bir durumla karşı karşıyayız. NATO müttefiği Türkiye ve ABD Dışişleri Bakanı'nın BND tarafından dinlenilmesinde şunu görüyoruz: Bütün gizli kapaklı işler ortaya çıkmaktadır. Parlamento denetiminin bilgisi dışında dinlemeler yapılıyor. Sol Parti olarak, buna karşı olduğumuzu her zaman söyledik. Bu tür dinlemelerin pratik getirisi, artı değeri de her zaman sorgulanmalıdır.

Beyhan Yıldırım


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.