Devşirme sporcular başarıya engel

Sezer Huysuz

Sezer Huysuz



Okunma 06 Eylül 2015, 15:59

Milli takımın eski judocularından Sezer Huysuz, ‘Devşirme sporcular, başarımızı aşağıya çekti’ derken, judo sporunda altyapı sıkıntısı yaşandığına dikkat çekti

Hasan Kozgül

| Sezer Huysuz kimdir?

20 Aralık 1977 Ordu Ulubey Durak köyünde doğdum. Şu anda İstanbul Beyoğlu Fındıklı Lisesi’nde beden eğitimi öğretmenliği yapıyorum. Judoya Ordu’da başladım. Burada 10-12 yıllık judo maceramdan sonra başka kulüplere transfer olarak kariyerimi devam ettirdim. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi’nde Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü’nde okudum, 2000 yılında üniversiteden mezun oldum. 2007 yılında öğretmenliğe başladım. 27 yıllık milli takım geçmişim var. 2007 yılında hem öğretmenlik hem de profesyonel olarak judo sporuyla uğraştım. 2014 yılında jübilemi yaptım. 2 defa olimpiyatlara katıldım. Londra ve Pekin Olimpiyatları, Dünya şampiyonaları ve Avrupa şampiyonalarına katılarak ülkemi gururla temsil ettim. Şampiyonalarda önemli dereceler aldım. Dünya kupalarında kürsüye çıktım.

‘BİREYSEL BAŞARIYLA BİR YERLERE GELİNİYOR’
| Üniversite yıllarınızda spor hayatınız nasıldı?
1996 yılında Samsun 19 Mayıs Üniversitesi’ne başladım. Üniversite hayatım çok güzel geçti. Samsun’u tercih etmemin sebebi, judo için harika bir şehir. Judoyu daha iyi bir yerlere getirebilmek için Samsun’da okumak istedim.

|
Türkiye’de sporcu olmanın zorlukları neler?

Türkiye’de sporcu olmak çok zor. Judo olunca bu konu daha da zorlaşıyor. Türkiye’deki spor sistemi şu an bireyselliğe yönelik. Bireysellikle gelen başarılar var. Çoğu sporcular kendi başına bir yerlere gelmek istiyor. Bu sistemin başarısı değil, bireysel başarı diyebiliriz.
Şu anda Türkiyede çok devşirme sporcumuz var. Devşirme sporcular yüzünden uzun süre çok aşağılarda kaldık. Uluslararası arenada boy gösteremedik. Nedeni ise ülkemizde devşirme sporcularımızın çok fazla olması. 1993 yılında ülkemize yurtdışından 10 tane sporcu geldi. Rus, Çerkez, Azerbaycan, Gürcistanlı sporculardı. Bu insanlar üzerinde yoğunlaşıldı. Yerli sporcularımıza önem veremedik. Şu anda da aynı şekilde devam ederse, gelecek nesil küsecek, geriye gideceğiz.

‘SPONSOR DESTEĞİYLE BAŞARILAR GELİYOR’
| Atletizm, basketbol, voleybol gibi spor dallarında başarı varken, judoda neden başarı yok?
Aslında başarılıyız diyebilirim. Bayanlar 48 kiloda, ağır sıklette Olimpiyat kriterlerini geçerek dünya sıralamasında ilk 5’in içindeyiz. Atletizm, basketbol, voleybolda neden iyiyiz dersek altyapı gündeme gelir. Aynı zamanda sponsor destekleri de var.

|
Judoda antrenörün önemi nedir?

Türkiyede judoda antrenörün bilgisi becerisi en önde geliyor. Antrenör sadece sporcuyu eğitmeyecek, sporcuya tesisi hazırlayıp getirecek. Altyapıdan yetişen sporcuyla beraber çalışması gerekiyor. Her sene antrenör değişmeden devam edecek. Antrenör, sporcu gibi sürekli kendisini yenileyecek. Şu anda elimizde çok güzel antrenörler var, ancak yeterli mi? Tabii ki, yeterli değil.

|
Akdeniz oyunlarında dereceleriniz var. Başarınız neden ileriye gidemedi?

Antrenör eksikliğinden kaynaklanan başarısızlığım vardı. O zaman bilinçli antrenörlerimiz yoktu. Judoda başarı gelmesi için antrenörün çok iyi olması gerek. Altyapımızın olmaması, malzeme eksikliği ve salonumuzun olmaması başarısızlıklara neden oldu. Bireysel başarımızla buralara geldik. Judoda bireysellik ön planda. 4 yıldır bireysellik geride kaldı, daha çok kurumsal başarı gelmeye başladı. Benim derecelerim kendi bireysel başarımdır.

|
Judocunun günlük yaşantısı nasıldır?

Sabah kalktığında kahvaltısını yapar ardından kros, lastik ve merdiven dediğimiz çalışmalarımızı yaparız. Eğitim bizde her şeyden önce gelir. Okulu varsa okuluna gider. Öğretmense gelir dersini verir. Günde çift antremanını yapar. Milli takım sporcusu ise bu antrenman günde 3’e çıkar. Bu antrenmanlar tekniğe ve maça dayalıdır. Ben yaklaşık 23 yıl milli takımda görev aldım. Sporcunun programı belli olmak zorundadır ki, başarı gelsin.

‘SPORCUNUN GÜVENCESİ YOK’
| Hem judo hem de öğretmenlik yaptınız? Neden sadece judo değildi?
Maddiyattan daha çok güvence diyebiliriz. Sporcu iyi kazanıyor ama bir gün sakatlık yaşadığı zaman başka yapacağı bir şey kalmıyor. Sporcu da elindeki malzemeyi kullanacak. Öğretmen ise öğretmenliğini yapacak. Sporcu sakatlandığı zaman güvence verilmiyor. Diğer ülkelerdeki gibi spor bizde meslek olarak gözükmüyor. Bizim ülkemizde de spor meslek olarak yeni yeni algılanıyor.

‘BEDEN EĞİTİMİ DERSLERİ ARTIRILMALI’
| Meslek liselerinde ‘Beden Eğitimi’ dersleri zorunlu değil. Siz nasıl yorumluyorsunuz?
En büyük eksiklerden bir tanesi de beden eğitimi derslerinin seçmeli olması. Spor her daim önemlidir. Meslek liselerinde de Anadolu liselerinde de beden eğitimi derslerinin artırılmasından yanayım. Bir öğrencinin kendini gösterebileceği dersidir. Derslerin artırılması gerekli. Meslek dersleri var ancak beden eğitimi derslerinin zorunlu olmaması ilginç durum. Ankara’da bunun için görüşmeler yaptım, altyapı yok dediler.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.