Bir olursak yasa çıkmaz

Aziz Hacısalihoğlu

Aziz Hacısalihoğlu



Okunma 09 Mart 2016, 12:04

Deniz Bilici

AKP hükümetinin çalışma hayatını altüst edecek, işçilerin kazanılmış haklarını geriye götürecek düzenlemelerine karşı sendikaların eylemleri hız kazandı. DİSK’e Birleşik Metal-İş il il eylemler düzenlerken, yine DİSK’e bağlı Nakliyat-İş’e üye işçiler de iş bırakarak tavır koymaya devam ediyor. Türk-İş’e bağlı sendikaların İstanbul şubeleri de ortak yürüyüşler yaptı ve son olarak da konfederasyonun Başkanlar Kurulu’nda aldığı kararla kölelik bürolarına karşı 81 ilde imza toplayarak, imzaları AKP İl Başkanlıklarına teslim etti. Sendikaların, hükümetin dayatmalarına karşı eylemleri sürerken Türk-İş’e bağlı Türkiye Kooperatif, Ticaret, Eğitim ve Büro İşçileri Sendikası (Koop-İş) İstanbul Şube Başkanı Aziz Hacısalihoğlu’yla sendikaların mücadeleyi nasıl yükseltebilecekleri ve çalışma hayatına yapılan bu saldırıların nasıl püskürtülebileceğini konuştuk.

| Kıdem tazminatını fona devretme girişimleri ve sendikaların ‘kölelik büroları’ olarak adlandırdığı özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmesine karşı eylemler yapılıyor. Tasarının önümüzdeki günlerde de Meclis’e gelmesi bekleniyor. Sendikalar bu düzenlemeyi nasıl püskürtebilir?
Yasa tasarısı bu haliyle geçerse eylemlerin artarak devam edeceğini, hem Türk-İş Genel Başkanımız Ergün Atalay hem de İstanbul 1. Bölge Başkanımız Adnan Uyar’ın açıklamaları gösteriyor. İstanbul’da yeni bölge başkanımız göreve gelir gelmez yaptığı ilk açıklamasında çok önemli bir mesaj verdi. “Bizim gelecekte neler yapabileceğimize dair geçmişte neler yaptığımıza baksınlar” diyerek 1989 Bahar eylemlerine atıfta bulundu. Şüphesiz ki taşeronluğu aratacak bu yeni yasal düzenlemeye karşı bizim de eylemselliklerimiz devam edecek.

‘TASARININ KABULÜ MÜMKÜN DEĞİL’
Bizi nelerin beklediğini biliyoruz. Güvencesiz çalışma, sendikasızlaştırma, kıdem tazminatının ortadan kalkmasına kadar varan birçok sakıncaları içinde barındıran bu tasarıyı adına güvenceli esneklik diyerek pazarlamalarının arkasında esas amaçlarının ne olduğunu biliyoruz. Bu yasanın hiçbir şekliyle bizim tarafımızdan kabulü mümkün değil. Bunun için birçok eylem planları var. İstanbul’da şubeler olarak bir araya gelip, yüzde 100 grev nedeni olarak kabul ettiğimiz kıdem tazminatının kaldırılamayacağı ve güvenceli esneklik diyerek getirdikleri yasa tasarısının neler getirebileceğinin tespitini yaptık. Bunun ilk mesajını vermek için de bir basın açıklaması yaptık. Bu açıklamayla Türk-İş yönetimine şunu söyledik: Bize güvenin, şubelere güvenin, tabana güvenin. Tüm çalışanları, halihazırda çalışmayanları da ilgilendiren bu çok önemli tasarıya karşı biz Türk-İş İstanbul şubeleri olarak ayakta duracağımız mesajını verdik.

‘A,B,C PLANLARIMIZ VAR’
| Konfederasyonların bir araya gelerek mücadele etmesi için neler yapılabilir?

Esnek çalışma, kıdem tazminatı gibi dayatılan yasalara hiçbir sendikanın genel merkeziyle, şubesiyle, Türk-İş’iyle bir ayrı gayrısı yok. Aynı fikirdeyiz hepimiz. Dolayısıyla bu yasalarla ilgili olarak topyekun işçi sınıfına dayatılanlara karşı işçi sınıfının da bir bütünlük içerisinde hareket edebilme refleksini göstereceğine inanıyorum. Geçmişten ders alalım. Çalışma hayatına dayatılan yasalara karşı bütünleşerek emekten gelen gücümüzü kullanalım. Kölelik büroları dayatılıyor. Buna karşı işçi sınıfının hiç tereddütsüz aynı sesi vermesi gerekiyor. Biz sendikalar olarak örgütlü yapımızı öne çıkararak bu dayatmalara karşı direnmek zorunda olduğumuzu, bu hakların bizim kendi kazanımlarımız olmadığını, bizden önceki sendikacıların bize gelecek nesillere devredeciğimiz bir emanet olarak bıraktığının bilincinde olmamaz lazım. Eğer bu anlayış içerisindeysek, bu dayatılan yasalar karşısında işçi örgütü olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak her türlü eylemi yapacağımıza dair A,B,C planlarımız var ve yapacağız.
Bu yasaya karşı topyekun dayanma gücümüzü ortaya koymamak için hiçbir neden yok. Biz bir olsak bu yasaları çıkaramazlar.

‘BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ FAYDALI OLUR’
| Türk-İş’e bağlı şubeler bir araya geliyor. Eylemler yapıyorsunuz. Peki geçmişte olduğu gibi bir şubeler platformu oluşturulması gündemde mi?

Biz Türk-İş şubeleri olarak İstanbul’da şu anda 56 şubemizle biz zaten bu ilişkiyi kuruyoruz. Rutin toplantılarımızı yapıyoruz. Ama eğer sorduğunuz geçmişte olduğu gibi konfederasyonlar arasında şubeler platformu adıyla ortaya çıkan bir birliktelikse; evet onun bazı faydalı hizmetleri olmadı diyemem. Ama yanlış şeylerin de yapıldığını söylemem lazım. Ama bu yanlışları da ortadan kaldıracak bir arayış var. “Birlikte hareket edelim” düşüncesi var. DİSK’e bağlı şubeler arasında görüşmelerimiz şüphesiz var. Geçmişte faydaları oldu. Ben bu arayışlara sıcak bakılması gerektiğini, eğer geçmişten de ders alınmışsa birliktelikten bir zarar gelmeyeceğini düşünüyorum.

| Şubeler platformu konusunda gelişmeler olduğunu söylediniz...
DİSK’e bağlı bazı sendikalardan bazı şube başkanı arkadaşlarımız, bizimle temasa geçip eskiden olduğu gibi yeni bir yapının oluşması için “Birlikte hareket edebilmenin zeminini oluşturabilir miyiz” diye bize geldiler. Ben de bunu bölge başkanımıza ilettim. Doğruları bulup ortak noktaları öne çıkarmak bizim şu anki amacımız. Çalışma hayatına ilişkin bugün görev yapan tüm sendikaların sorumlu olduğu hususlarda buluşmayı arzu ediyoruz. Bu anlamda bölgesel işbirliğini başlatabilirsek faydalı olur.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.