Tapınakların ve beyaz kumsalların ülkesi: Kamboçya

Önceleri Khmer Krallığı adıyla anıldı, şimdilerde ise Kamboçya olarak biliniyor... Dünya turizmi kendisiyle tanışalı çok olmadı ama tanışmış olan herkes kesinlikle çok memnun

Tapınakların ve beyaz kumsalların ülkesi: Kamboçya
21 Eylül 2015 Pazartesi 11:20

Efe Tanay

Güzel sahillerinde çok makul fiyatlara tatil yapabileceğiniz, ormanlarında her türden geziye katılabileceğiniz ve ayrıca tarihi veya modern tapınaklarında Asya kültürünü tanıyabileceğiniz Kamboçya, bir tatilden bekleyeceğiniz her şeyi size sunmaya hazır. Bölgedeki bir çok ülke gibi el değmemiş sahillere ve gök mavisi bir denize sahip Kamboçya.
Ülke, Anayasal Monarşi ile yönetilmektedir. 32 Yaşında Dünya’nın en genç hükümet lideri statüsünü kazanan Hun Sen, Başbakan ünvanı ile ülkeyi yönetmektedir. Monarşi düzeninde monarşiden gelmeyen bir kişi olarak 1990 yılından beri yönetimi elinde bulundurmaktadır. Yolsuzluklar, medya baskısı, politik rakiplerine müdahaleleri ve otoriter rejiminin de etkisiyle birçok kaynak tarafından Başbakan Hun Sen diktatör olarak ifade edilmektedir.
Ülkenin başkenti Phnom Phen’dir ancak belki de Dünya’nın en ihtişamlı tapınaklar bölgesine ev sahipliği yapması dolayısıyla Siem Reap’i ziyaret etmeden ülkeden ayrılanların sayısı pek azdır.
İnsan hakları izleme örgütünce fakirlik, açlık gibi birçok endişe verici birçok konuda kötü istatistiklere sahip Kamboçya’nın ekonomik durumu da çevre ülkelerden düşüktür. Kötü ekonomisine rağmen oldukça güvenli bir ülkedir. %6 Gibi yüksek bir oran ile büyüme hızına sahip Kamboçya, Asya’da en hızlı büyümekte olan ülkesidir. Ancak ekonomisi kötü her ülke gibi yüksek yüzdeli (%6) büyüme hızı istatistiksel bir algı yanılmasından ibarettir. Bir kova suyun %1’i bir fincan su eder iken, bir fincanın %6’sı ancak birkaç damla edebilmektedir. Dolayısıyla ekonomisi hızlı bir gelişme göstermekte olsa da, halen ucuz, ucuz olması dolayısıyla da turistler için cazip bir ülkedir. Tarım, tekstil, inşaat gibi ekonomisini ayakta tutan sektörlerin dışında turizm de oldukça ciddi bir gelir kaynağıdır ülke için.

SÖMÜRÜ, SAVAŞ VE DİKTATÖRLÜK İLE GEÇEN KAMBOÇYA TARİHİ
1863’te Fransa himayesine giren Kamboçya 1953 yılına kadar Fransa kontrolünde kalır. 1969 ve 1973 yılları arasındaki ABD - Vietnam savaşı ise sınır komşusu Kamboçya’ya sıçrar ve Kamboçya da tarihin en büyük bombardımanlarının gerçekleştiği bu savaşta ABD tarafından bombalanır. 1970 Yılında Kamboçya’da darbe gerçekleşir. 5 Yıllık Khmer Cumhuriyetinden sonra alaşağı edilmiş olan kral eski rakibi Khmer Rouge rejimine destek verir ve 1975 yılında başa geçen Khmer Rouge rejiminin lideri Pol Pot baskıcı rejimi ile insanlık tarihinin en acı katliamlarından birini gerçekleştirir. Yalnızca 4 yıl gibi bir süre içerisinde halkın dörtte birinden fazlası yok edilir. Tehlike arz edenler bir kalemde öldürülür. Ardından, eğitim sahibi kişiler risk olarak görüldüğü için, tamamen kendi haline yaşayan eğitimli herkes mesleğine, yaşına veya pozisyonuna dahi bakılmaksızın öldürülür. Pol Pot, öldürülen kişinin ailesi kin güdebilir düşüncesinde olduğu için birinin ölüm emri, çoğu durumda bütün ailenin öldürülmesi anlamına gelmiştir. 4 Yıl ülke kontrolünü elinde bulunduran Pol Pot, bu kısa süre içerisinde ülkeye öylesine büyük zarar vermiştir ki, Kamboçya bugün dahi bu kıyımın şiddetli etkilerini yaşamaktadır. Pol Pot hiçbir çeşit ceza ile karşılaşmadan yaşamını sürdürmüş ve 1998 yılında, 73 yaşındayken Kamboçya’da kalp yetmezliğinden hayatını kaybetmiştir. Bazıları zehirlenmiş olduğunu iddia etse de, ölümü sırasında yanında bulunan eşi bu iddiaları yalanlamıştır.
Bugün itibariyle teknik olarak demokrasiye sahip olsa da, pratikte tek parti ve tek bir kişi tarafından yönetilmektedir ülke. Hun Sen, 1990’dan bu yana aralıksız olarak ülke yönetimini elinde bulundurmaktadır.

ANGKOR TAPINAKLARI
Hinduizm’in tanrılarından biri olan Vishnu’ya adanarak inşa edilmiş bu tapınaklar bölgesi, insanlık tarihinin en büyüleyici yapılarından olarak kabul edilmektedir.
Dünyanın en büyük tapınaklar bölgesi olan Angkor Tapınakları, geniş bir bölgeye yayılmış birbirinden farklı mimaride yapılardan oluşmakta. Büyüleyici kelimesinin tam karşılığını veren bu yapılar, UNESCO Dünya Kültür Mirası kapsamında kabul edilmektedir. Siem Reap şehri yakınında yer alan Angkor Wat, dönem dönem bazı kaynaklar tarafından da dünyanın 7 harikasından biri olarak gösterilmektedir. 12. Yüzyılda Hindu tapınağı olarak inşa edilmiş fakat aynı yüzyılın sonralarında Budist tapınağına çevrilmiştir.
Batı kaynakları genel olarak tapınakların Fransız kâşif Henry Mouhot tarafından tekrardan gün yüzüne çıkarıldığını yazsa da bu doğru bir bilgi değildir. Kâşif bu alanı 19 yüzyılda batıda ünlendirmiştir. Yüzyıllar içerisinde bakımsızlıktan ormanın tapınak bölgesini sarması ve eserlerin ağaçlar arasında kalması üzerine 20. yüzyılda yenileme çalışması ile bölge ziyaret edilebilir hale getirilmiştir.
Bu tarihi Hindu tapınaklarını bir Hintli arkadaşımla gezmek tamamen bir şanstı. Hinduizm’e ait birçok detayın hala eserlerin üzerindeki işlemelerden görülebildiği bu bölgeyi güneşin doğuşundan batışına kadar sadece bir yemek molası vererek gezdik. En ihtişamlı tapınakları önem sırasına göre listeleyip, güneş doğmadan merkez tapınağın önünde hazır bulunduk. Güneşin doğuşu ile tapınak girişinin silüyetinin önündeki gölete vurması ile oluşan görüntüyü görmek için bile her yıl binlerce kişi gece yarısından yola koyuluyor. Büyük bir bölgeye yayılmış olan tapınakları tuk tuk adı verilen, arkasına iki kişinin oturabildiği motosiklet taksilerden kiralayarak gezdik. Bitmeyen bir enerji ve gerçekten çok iyi planlanmış bir tura rağmen, güneşin doğuşundan batışına kadar yaptığımı gezi alanın her bir yanını görmemize imkan vermedi.

ÖLÜM TARLALARI
Diktatör Pol Pot döneminde binlerce kişinin ölümünün gerçekleştirildiği bu bölgelerin en bilinenleri şimdilerde bu kötü tarihin tekrar yaşanmaması için müzeye çevrilmiş durumda. Toul Sleng Soykırım Müzesi de bu döneme dair henüz taze denilebilecek acıları taşıyan bir müze.

UÇSUZ BUCAKSIZ SAHİLLER
Sihanoukville turistlerce en sık tercih edilen sahil bölgesi. Uzun plajı çevresine sıralanmış ufak oteller ucuz konaklama imkanı sağlıyor. Hareketli gece hayatı ve kalabalık plajı her tip tatilciye hitap etmediği için yakındaki adalar daha sakin tatil geçirmek isteyenler için bir alternatif. Geceliği 5 dolardan 1.000 dolara kadar konaklama bulabileceğiniz Kho Rong adasının Sihanoukville sahiline bakan yamacı daha çok batılı genç gezginlere hitap ediyor. Seyahatim esnasında tanıştığım yabancı arkadaşlarımla paramızı harcayarak bitiremeyeceğimiz derecedeki bu ucuz adada kendimizi bulduğumuz bir sakinlik yaşadık. Kapitalizmin henüz ağını atmadığı, yolun, internetin veya gece 12’den sonra elektriğin olmadığı adanın bu bölgesi dünya’nın geri kalanından izole bir balayı için de güzel bir seçenek.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.