Herakles’in armağanıydı Samanyolu

Birkaç yıl önce, Herkül de denen Herakles’ten söz edildi sık sık basınımızda... Ona yeniden hoş geldin diyelim ve onu biraz yakından tanımaya çalışalım

Herakles’in armağanıydı Samanyolu
26 Ekim 2015 Pazartesi 18:25

Yaşar Atan

Birkaç yıl önce, Herkül de denen Herakles’ten söz edildi sık sık basınımızda... Çünkü Avrupa, Amerika müzelerini doldurup taşıran Anadolu kaynaklı sayısız heykellerden biri olan Herakles’in gövde üstü parçası, geri dön-müştü ülkesine... Ona yeniden hoş geldin diyelim ve onu biraz yakından tanımaya çalışalım...

BAŞTANRI ZEUS, BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİ YOK ETMEK İSTEDİ...
O eskiçağda dillere destan olan bir söylenceye göre, nasıl olduysa oldu; bir gün Baştanrı Zeus’un yüreği çok yumuşadı: Hem insanların kendilerine, hem de yaşadıkları dünyaya egemen olan bütün kötülükleri yok etmek istedi. Ne var ki bunu isterken ilkin tanrıların rahatını da düşünmedi değil!.. O yüzden kendi buyruğunda olacak öyle bir kahraman yaratacaktı ki, anında gidip istediği bir kötülük yuvasını kurutacaktı!.. Böylece yeryüzünden kendisine ve tanrıların ülkesi Olimpos’a bulaşabilecek bütün illetleri de önlemiş olacaktı...
Bu amaçla bir gece Baştanrı Zeus; kendi tetiklediği bir savaşta ölen kral Amfitriyon’un karısı güzel Alkmene’nin sarayına gitti ve tanrı Helyos’a, güneşi üç gün gökyüzünde atlarıyla koşturmama buyruğu verdi. O yüzden dul kraliçe Alkmene’yle çok uzun süren bir gece geçirdi Baştanrı Zeus. Haliyle o uzun gece sürecinde ay; üç kez doğdu, üç kez battı!

BEBEK, YILANI ELLERİYLE BOĞDU...
Dokuz ay sonra da güzel Alkmene, sonradan Herakles adını alacak nurtopu gibi bir oğlan çocuğu getirdi dünyaya... Ne var ki Zeus’un karısı tanrıça Hera; bu çocuğun kocası Zeus’tan olduğu dedikodusunu duyunca haliyle küplere bindi. Bu öfkeyle yeni doğan bebeğin odasına iki azman yılan gönderdi. Karısının bu oyununu anında öğrenen Baştanrı Zeus da hemen çocuğunu uyandırdı... Uyanan bebek, büyük bir rahatlıkla yılanları boğup öldürdü! Böylece Herakles, daha bebekken yeryüzünde ilk kahramanlığını sergilemiş oldu... Ne var ki anası kraliçe Alkmene; tanrıça Hera’nın yeniden hışmına uğrama olasılığından çekindiği için, bebeğini koyun-keçi sürülerinin otladığı bir bayıra bırakıp geldi içi yana yana... Bu kez de Baştanrı Zeus, ileride çok özel görevler yükleyeceği bu terk edilmiş öz çocuğunu kendi koruması altına aldı... Ve ilk iş olarak, dünyalı bir anadan doğduğu için yarıölümlü olan oğlu Herakles’e, ölümsüzlük ayrıcalığı kazandırmak istedi. Bunun için de ölümsüz bir tanrıçanın sütünü emmesi gerekiyordu bebeğin! Zeus’un kızı tanrıça Atena araya girdi ve anası Hera’dan, bebeğin sütanası olmasını istedi. Hera, çok sevdiği kızı Atena’ yı kıramadı; artık Herakles’i emzirmeye başladı. Ama bir türlü memeye kanmak nedir bilmiyordu bu bebek! Sütanası tanrıça Hera, zorla ayırıyordu onu memelerinden! Gene bir gece Herakles, derin derin uyuyan Hera’nın memelerine yumuldu bütün acıkmışlığıyla...

ÜŞÜYEN YILDIZLAR SAMANYOLUNA DÖNÜŞTÜ
Öylesine sıkı emmeye başladı ki, canı yanan tanrıça Hera; bebeği kaptığı gibi yatağın ta ötelerine doğru fırlatıp attı... Ama bu arada tanrıça Hera’nın memelerinden durmadan püsküren süt, o yöredeki yıldızların üstüne aralıksız yağmaya başladı. Ve bu süt yağmurlarıyla ıslanıp ağırlaşan yıldızlar, gecenin serinliğinde üşüyüp titreşerekten birbirlerine sokulmaya başladılar. Böylece birbirlerine iyice sokulup büzüşen yıldızlar; gökyüzünde upuzun, pırıltılı ve dumanlı bir yol oluşturdular. Bir gecede oluşan ve bizim “samanyolu” dediğimiz bu sisli kuşağa artık Avrupa dillerinde, “sütlü yol” denmeye başlandı.

(*) Yıldızlardan sıçrayıp dünyamıza savrulan süt damlacıkları da düştükleri yerlerde bembeyaz kır zambaklarına dönüştüler...
(*) Samanyolu’na; Almancada “Milchstrasse”, Fransızcada “Voie lactée”, İngilizcede “Milky way” denmekte ve hepsi de “sütlü yol” anlamına gelmektedir.
** Sizlere, mitolojiyle ilgili bir kitabımızı öneririz: “Homeros’un İzinde-Troya’dan Savaş Efsaneleri” Yaşar Atan- Kaynak Yayınları.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.