İslam’ı İslam’la vurmak

Dr. Mustafa Tahir Öztürk’ün “İslam’ı İslam’la Vuran Din Merkezli Batı Stratejileri’’ adlı eseri bugün Orta Doğu coğrafyasında yaşadığımız mezhep savaşları ve IŞİD terörünün politik alt yapısını ortaya koyuyor.

İslam’ı İslam’la vurmak
31 Ekim 2015 Cumartesi 14:56

Recep Erçin

Dr. Mustafa Tahir Öztürk’ün “İslam’ı İslam’la Vuran Din Merkezli Batı Stratejileri’’ adlı eseri bugün Orta Doğu coğrafyasında yaşadığımız mezhep savaşları ve IŞİD terörünün politik alt yapısını ortaya koyuyor.
İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Tahir Öztürk, soyadından da anlaşılacağı üzere Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün oğlu.
Eser “11 Eylül Sonrası Türkiye’’ alt başlığını taşıyor. Toplam 5 bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde Batı’nın İslam ve Türkiye ilişkilerinin tarihi arka planı ele alınmış. Bu bölümde özellikle Arnold Toynbee ve Samuel Huntington’un tezleri dikkat çekiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, Huntington’un Medeniyetler Çatışması Tezi’ne yönelik eleştirilerine de geniş yer verilmiş.

DİNLER ARASI DİYALOG
İkinci bölümdeyse 11 Eylül’ün, Batı ile İslam ilişkileri açısından anlamı ve önemini işleyen Öztürk, 11 Eylül sonrası gelişen süreci, ülkelerin tepkilerini ve Hz. Muhammed’e yönelik hakaretamiz karikatürlerin yarattığı krize dikkat çekmiş.
Mustafa Tahir Öztürk eserinin üçüncü bölümünde din merkezli batı stratejilerinin omurgasını oluşturan misyonerlik faaliyetleri ve dinler arası diyalog çalışmalarını ele almış. Eserin dördüncü bölümünde de dinler arası diyalog siyasetini işlenmeye devam eden Mustafa Tahir Öztürk, İslam’a yerleştirilen “mesih beklentisi, isevilik’’ gibi kavramların hangi odaklar tarafından ne amaçla kullanıldığını gözler önüne seriyor. Eserin bu son iki bölümünde özellikle Gülen Cemaati’nin Batı ile nasıl bir işbirliği içinde olduğunu konu edinen Mustafa Tahir Öztürk, sonuç bölümünde şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Hıristiyanlık, İslam’la karşılaşıp İslam’ın hâkimiyet alanına girdikten sonra kendisine en büyük rakip olarak İslam’ı seçmiştir. İslam tarihinde şiddeti Hz. Peygamber ve Kur’an’a nispet etmek akla ve tarihe yalan söylemektir. Cemaat (Gülen Cemaati’ni kastediyor) her dönem siyasi amaçla pragmatist davranmıştır. Dinler arası diyalog sürecinin Katolik ve Protestan Kiliseler tarafından yeni bir misyonerlik taktiği olarak uygulamaya koyulduğu anlaşılmıştır.’’

MUSTAFA KEMAL DURUŞU
Eserin son bölümünde ise ekler kısmı yer alıyor. Burada kitabın belli kısımlarında zaman zaman atıf yapılan Papa XVI. Benedict’in 12 Eylül konuşması da bulunuyor. Eserde de sık sık atıf yapılan Toynbee’nin “Uygarlıklar Yargılanıyor” adlı kitabındaki şu değerlendirmeler ise son derece dikkat çekici; “Eğer insanlığın bugünkü durumu bir ırk savaşına yol açacaksa, İslam, tarihi görevini yapmak üzere bir kere daha çağrılmalıdır. Dileyelim ki böyle bir savaş çıkmaz.’’ Kitapta Suriye ve Irak’ı birbirine katan IŞİD terörü de bence ele alınabilirdi. Belki Dr. Öztürk sonraki baskılarda bu vakayı ele alan bir bölümü kitaba ekler. Son olarak eserin sonuç bölümünde yukarıda aktardığımız Toynbee’nin görüşlerine ilişkin Dr. Öztürk’ün değerlendirmelerini dikkatinize sunuyorum: “Toynbee’nin bilinçaltındaki korkuyu dışarı çıkaran sebep, Mustafa Kemal Atatürk’ün emperyalist Batı’ya karşı verdiği mücadele ve kazandığı başarıdır. Zira tarihte emperyalizmi yenip devlet kurma başarısı gösteren şahıs Atatürk’tür. Hıristiyan Batı’nın ‘Tanrı’nın kırbacı’ olarak nitelediği Türkler, Atatürk ile bir kez daha uykuları kaçırmıştır. Bu travmayı tekrar yaşamamakta kararlı olan Batı ‘İslam’ı İslam’la vurma siyaseti’ni (tabir, Atatürk’ündür) uygulamaya koymuş, bu siyasetin öncelikli muhatabı ülke de, Türkiye olmuştur.’’

İslam’ı İslam’la Vuran Din Merkezli Batı Stratejileri
Dr. Mustafa Tahir Öztürk
Yeni Boyut Yayınları
492 s. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.