23 Ekim 2015 - Yeni çıkanlar

Raflarda yerini alan yeni kitaplar...

23 Ekim 2015 - Yeni çıkanlar
23 Ekim 2015 Cuma 17:00

Ölümlü Nesneler
Jose Saramago
Çev: Emrah İmre

Kırmızı Kedi
136 s.

“Ölümlü Nesneler”, Saramago’nun dünya çapında ünlenmesine sebep olan müthiş ironisinin, muazzam öngörüsünün ve zekice geliştirdiği özgün felsefi mantığının erken dönem örneklerini okurlara sunar. Bir sandalyenin diktatörlükteki kader değiştirici önemi; bütün bir ülkeyi tek bir mezara gömmeye çalışan bir lider; kendi idaresini ele geçirmek isteyen bir araba ya da kimsenin itiraz etmediği baskıcı bir düzene isyan eden nesneler etrafında kurulu öykülerle etkileyici bir eser.






İnsan Nedir?
Mark Twain
Çev: B. Utkan Atbakan, 
Gamze Keskin Yurdakurban
Dedalus Yayınları
136 s.

Halley kuyruklu yıldızının dünyadan göründüğü gün doğan Mark Twain, bir kâhin edası ile bu yıldızın tekrar görüneceği gün öleceğini bildirmiştir. Nitekim, kehaneti tutmuştur da. Twain’in “İnsan Nedir?”i, sadece belirli kişilere dağıtılmak üzere, yalnızca 250 adet basılmıştır. “İnsan Nedir?”de Twain, insanın kendi kendisini sorgulamasına yol açacak çarpıcı fikirleri sohbet havasında ortaya koyuyor. Hem de Türkçede ilk kez.






Metropol Ninnisi
İsahag Uygar Eskiciyan
Alakarga Yayınevi
93 s.

Eskiciyan, ilk kitabı “Pause Anıtı” ile okurlarımızın büyük ilgisini çekmişti. Yeni öykü kitabı “Metropol Ninnisi”, 2015 Selçuk Baran Öykü Ödülü ile onurlandırılan Eskiciyan, kaldığı yerden devam ediyor: Yaşamın her alanı, öykücü için, deyim yerindeyse “hedeftir”. Gizli köşelerde işlenen suçlar, ev içlerinde yaşanan ailevi “şirinlikler”, devlet eliyle sürdürülen katlanılmaz banallik, Eskiciyan’ın bir öykücü, ama en çok da can yakıcı bir mizahçı gözüyle “ele aldığı” manzaralardır. 








Şeytanname
Mihail Bulgakov
Çev: Erdem Erinç
Everest Yayınları
80 s.

Şehre sessiz sedasız gelen müfettiş ile, şehre sessiz sedasız gelen şeytanın gözler önüne serdikleri aynıydı. En kalabalık halleriyle Mir gorod’ta arz-ı endam eden kahramanların, neşe ve enerjilerinden bir şey kaybetmeden kendilerini “Üstat ile Margarita”da bulması tesadüfi değildi. Tıpkı “Ölü Canlar”ın Çiçikov’unun yolculuğuna Sovyet Moskova’sında devam etmesi gibi. Biri diğerinin yıllardan ve akımlardan süzülmüş tezahürüydü.






Sözcüklerin Bilinci
Elias Canetti, Çev: Ahmet Cemal,
Sel Yayıncılık, 311 s.

İnsan kavramını tüm uluslardan ve ırklardan bağımsız şekilde ele alan Canetti’nin, dünyayı müthiş bir zekayla irdeleyen ve güncelliğini asla yitirmeyen denemeleri, onun bir filozof ve bir yazar olarak değerini bir kez daha ortaya koyuyor. Kafka, Konfüçyüs, Tolstoy gibi isimler ile Hiroşima ve Hitler gibi insanlığın başına gelebilecek en korkunç yıkımlar hakkındaki yorumların yanı sıra, güncelerin yazılmasına ya da bir romanın oluşumuna ilişkin düşüncelerini paylaşıyor.









Shakespeare
Kolektif, Çev: Tufan Göbekçin
Alfa Yayıncılık, 353 s.

William Shakespeare’in tüm eserlerini inceleyen bu kitap, oyunlarının ve sonelerinin dili, temaları, olay örgüleri ve karakterlerini gözler önüne serer. Sade bir dille kaleme alınan “Shakespeare Kitabı” Hamlet’ten, Othello, Kral Lear ve Macbeth gibi tüm kanonu kapsar ve oyun yazarının eserlerini tanımak için kusursuz bir giriş sunan zekice çizimler ve net grafiklerle doludur. Kitap, dünya edebiyatının en büyük kalemlerinden birinin çalışmalarını aydınlatmaktadır.






Gerçekliği Geri Kazanmak
Roy Bhaskar, Çev: Beyza Sumer Aydaş,
Nota Bene Yayınları, 296 s.

İlk kez 1989’da yayımlanan eser, felsefe ve sosyal teori alanındaki güncel tartışmalar açısından ufuk açıcı bir metin olarak nitelenebilir. Roy Bhaskar’ın bu önemli eseri, eleştirel realizme dair önemli bir giriş metni olmasının yanı sıra realizm ile rölativizm, pozitivizm ile post-yapısalcılık, modernizm ile post-modernizm hakkındaki çağdaş tartışmalara aydınlatıcı bir müdahalede bulunmaktadır.








Çin Üzerinde Kızıl Yıldız
Edgar Snow, Çev: Enis Esmer,
Yordam Kitap, 624 s.

Kitap, Çin devrimi üzerine yazılmış temel kitapların başında gelir. Snow, Çin’de 14 yılını geçirmiş Amerikalı bir gazetecidir. Bu yıllar içinde Çince öğrenmiş, Çin tarihi üzerine bilgisini derinleştirmiş, Çin’in toplumsal yapısını ve siyasal ortamını yakından inceleyip gözlemlemiştir. Bu zengin arka plan bilgisine ve canlı gözlemlerine dayanarak Çin devrimini, Komünist Partisi önderliğindeki gerilla mücadelesini konu alan bu kitabı oluşturmuştur.








Filmlerle Hatırlamak
Sevcan Sönmez
Metis Yayıncılık, 168 s.

Hatırlamak, yüzleşmek, anlatmak, yasını tutmak, iyileşmek mümkün mü? Toplumsal travmaların sinemada konu olarak el alınması yeterli mi? Sevcan Sönmez bu incelemesiyle, travma temsili hakkındaki kuramsal literatürden de yararlanarak, son dönem Türkiye sinemasında bu yöndeki çabaları tek tek filmler üzerinden irdeliyor, travmalarla toplumsal olarak yüzleşebilmek için sinemadan ne bekleyebileceğimizi araştırıyor.









Dr. Jekyll ile Bay Hyde
Robert Louis Stevenson
Çev: Celal Üster, İş Bankası Kültür Yayınları 104 s.

Stevenson yinelenen kâbuslarında çifte yaşam sürüyor; gündüzleri saygın bir doktor olarak çalışırken geceleri sokaklarda geziniyordu. “Dr. Jekyll ile Bay Hyde” işte bu kâbuslardan doğdu. 1886’da yayımlandığında İngiltere ve Amerika’yı kasıp kavuran yapıt, çok sayıda tiyatro ve sinema uyarlamasıyla bir popüler kültür efsanesine dönüşerek günümüze kadar geldi. Edebi derinliği ve çokkatmanlılığıyla varlığını sürdürdü.











Kraliçenin Huysuzluğu
Jean Echenoz, Çev: Orçun Türkay,
Helikopter, 64 s.

Hemen hepsi öneri ya da istek üzerine yazılmış, insanı tuhaf bir biçimde etkisi altına alan bu öyküler, Echenoz’un dünyaya eşi benzeri olmayan bakışını özetliyor adeta. “Ne basit yazıyor” diyebilirsiniz, “sadece gördüğünü anlatıyor, olayları art arda diziyor, o kadar.” Biraz uzak, biraz alaycı bir edayla her cümleyi ince ince kurar, her sözcüğü titizlikle seçer, kendimize, çevremize, açmazlarımıza bambaşka bir gözle bakmamızı sağlar.








Makul Bir Saatte Yeniden Uyansam
Joshua Ferris, Çev: Begüm Kovulmaz,
Siren Yayınları, 336 s.

Kendi adına kayıtlı bir hesaptan e-postalar almaya başlayınca Tanrı’yı aramaya koyulan tanrıtanımaz bir adamın absürt mücadelesi ya da ağızla başlayıp yürekle son bulan bir macera, bir çağın özeti. Amerikan edebiyatının genç yeteneklerinden Ferris, Man Booker’a aday olan romanda aynayı bugünün insanlarına tutuyor ve tanıdık bir mizansen dahilinde çağdaş yaşamın dibine vurmanın ne demek olduğunu esprili bir dille anlatıyor. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.