Askeri darbeler ve 15 Temmuz


Yavuz Alogan

Yavuz Alogan

Okunma 16 Ağustos 2016, 09:31

Türkiye’de askeri darbeler ABD’nin stratejik çıkarları gerektirdiği zaman yapılmıştır. İktidardaki siyasi parti NATO konseptine ters bir şey yapmış, mesela SSCB’yle iktisadi ilişkiler kurmaya yönelmiştir; ya da CHP gibi bir parti zaman zaman anti-Amerikancı söylemlerle, sendikaları ve sosyalist solu peşine takarak iktidara yürümüştür. SSCB Afganistan’ı işgal etmiş, İran’da ABD’nin sadık müttefikleri mollalar tarafından iktidardan kovulmuş, NATO’nun güney kanadında istikrarsızlık olasılığı artmıştır.
Bu darbelerin hepsinde TSK bir bütün olarak hareket etmiş, NATO’ya sadakatini ve anti-komünizmini kuvvetle vurgulamış; darbeden hemen sonra kendi içinde hızlı bir temizlik yapmış; ülkedeki solcuları ve potansiyel solcuları tasfiye ettikten, işçi düşmanı yasaları çıkardıktan, sendikaların belini kırdıktan sonra evreler halinde iktidarı sivillere teslim ederek kışlasına çekilmiştir.

FARKLI BİR DARBE GİRİŞİMİ
Fakat bu kez ABD’nin, TSK’nin bütününü harekete geçirememesi, onun yerine darbe girişimini bir tarikatın oluşturduğu çekirdek etrafında örgütlemeye çalışması Soğuk Savaş sonrasının bir karakteristiğidir. Belki Mısır’dan da ders çıkardılar. Orada Müslüman Kardeşler’e karşı Ordu’nun yolunu açmışlardı, fakat darbeden sonra Sisi ABD’yi iplemedi; ilk ziyaretini Rusya’ya yaptı, 3.5 milyar dolarlık silah anlaşması imzaladı vs. Özetle, Mısır BOP’un parçası olacak yerde çok yönlü bir dış politika izledi.
CIA elbette herhangi bir ülkede darbe yaptıracak, suikastlar düzenleyecek teknik altyapıya sahiptir. Böyle şeylerin yasal zeminini bile oluşturmuşlar. Mesela NCS (Ulusal Gizli Servis Direktörlüğü) Başkan’ın onaylaması halinde yabancı ülkelerde suikast, sabotaj yapabilir, insanları rehin alabilir. CIA, mevcut bir cuntanın yolunu da açabilir. Fakat 70’li yıllarda Latin Amerika ülkelerinde yaptığı gibi, tamamen kendisine bağlı bir askeri cuntayı bugünün dünyasında iktidara getiremez, getirse bile ona her istediğini yaptıramaz. Hiçbir geri zekâlı cunta lideri çok yönlü bir dış politika izleme imkânı varken Amerika’ya sadakatle uşaklık etmez.
Kenan Evren mesela, ne kadar çaresizdi. Darbe soruşturması sırasında Savcı’nın bir sorusunu yanıtlarken, NATO Başkomutanı Rogers’ın kendisini nasıl aldattığını anlatıyor. Rogers, “Yunanistan’ın NATO’ya dönüşüne izin verin, Ege’deki hava ve deniz sahalarıyla ilgili şartlarınızı onlara kabul ettireceğim” diyor. Evren kabul ediyor, fakat sonra Papandreu iktidara geliyor ve Türkiye’nin şartlarını reddediyor.

AKP VE TSK
Buradan 15 Temmuz’a gelirsek, ABD’nin bir bütün olarak TSK’nin iktidara el koymasını sağlamak gibi bir niyetinin olmadığı sonucuna varabiliriz. Emir-komuta zinciri içinde iktidarı ele geçirecek bir cuntaya söz geçirmesi, mesela federatif bir anayasayı, Kürt koridorunu vs. kabul ettirmesi zordu; en azından kesin değildi. Bu yüzden TSK’yi içine yerleştirdiği bir tarikat fünyesiyle patlatıp etkisiz hale getirmeyi tercih etti. Darbe girişiminin ilk saatlerinde hükümet ve cumhurbaşkanlığı makamı tasfiye edilebilseydi, darbeciler askeri ve polisi, polis darbecileri, darbeciler halkı öldürmeye devam edecek, TSK tamamen çökecek ve kurulacak bir “geçici hükümet”i ABD’nin bölgesel politikalarına razı etmek daha kolay olacaktı.
Fakat beceremediler. TSK’nin içine yerleştirdikleri fünye patladı ve sadece kendisini imha etti; TSK ağır bir yara almakla birlikte tarikattan kurtuldu ve aslına dönme imkânına kavuştu. AKP’nin bu imkânın gerçekleşmesini önleyecek şekilde ordunun emir-komuta mekanizmasını bozma, bütün geleneklerini yok etme girişimi tarihin kaydedebileceği en büyük ihanet ve ahmaklık olur. TSK’nin yapısını değiştiren kararnamede düzeltme yapma gereğini kabul ettiklerine bakılırsa, bu gerçeği kısmen anlamış görünüyorlar. TSK’nin kendi kurumlarını, geleneklerini ve emir-komuta yapısını kararlı bir tutumla hükümete karşı savunması gerekir. Aksi halde 15 Temmuz darbe girişimi amacına ulaşmış, AKP de kendi celladının, yani ABD’nin arzusunu yerine getirmiş olur. Bundan sonra TSK’den tipik bir Amerikancı cunta beklemek yersizdir. Böyle bir beklentinin bir paranoya halinde topluma aşılanması, ancak siyasi çıkarlarla, AKP’nin azami programını gerçekleştirme arzusuyla açıklanabilir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.