Anlayan el kaldırsın!

Ahmet Doğan

Ahmet Doğan



Okunma 30 Ağustos 2015, 15:40

Emel Seçen

Bir eğitimcinin elli yıllık serüveninde; koşulsuz paylaşmayı, öğretmeyi ve düşünebilmeyi ilke edinen bir öğretmen Ahmet Doğan. Geçtiği her durakta aydınlık gençler yetişmesi için mücadele ederken, Mustafa Kemal çizgisinden asla ödün vermeyen üstadla, Kaynak Yayınları’nın yeniden basım olarak gerçekleştirdiği, “Geometri” kitabı üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

BİZİ BAMBAŞKA ALEMLERE GÖTÜREN ANLATIM
l Geometri kitabını incelerken rastladığım, bizi bambaşka yerlere sürükleyen bir anlatım var: “Bir Müsellesin Mesaha-i Sathiyesi Kaidesi ile İrtifaının Hasıl-ı Darbının Nısfına Müsavidir.” Bu açıdan baktığımızda, Atatürk’ün “Aydınlanma ve Laik” düşünce sisteminin ana öğesi neydi?
Bana göre Mustafa Kemal’de ‘aydınlanma’ sürekli çağdaşlaşmayı, laiklik ise toplumsal yaşama her alanda müdahele eden ve etme eğiliminde olan din kurallarına karşı özgürleşmeyi ifade eder. Aydınlanma, çürümekte olan kapitalist yaşam tarzına yamanmak değildir. Laiklik; “din özgürlüğü”, “din ile devlet işlerinin ayrılması” benzeri bir saçmalık değildir.

EĞİTİMDE HİNCE BİÇİMLENDİRME VAR
l Sizin birçok semineriniz yoğun talep üzerine çeşitli özel okullarda, İstanbul ili ve dışarısındaki üniversitelerde, sivil toplum kuruluşlarında varlığına devam etmekte. Buralarda gerekli desteği görüyor musunuz? Ve bu kitaba rağmen eğitim sistemimizdeki topallıklar nereden kaynaklanmaktadır?
Seminerler için destek falan gördüğümüz yok. Aslında gerek de yok. Beni davet eden öğretmen arkadaşların, yöneticilerin desteği yetiyor. Seminerden sonra güzel bir çay içip söyleşiyoruz arkadaşlarla. Öğrencilerin seminer boyunca duydukları heyecan bambaşka bir destek. Eğitim sistemindeki sizin deyiminizle “topallık” bana göre “hince biçimlendirme”nin kaynağı yeni dünya düzeninin insan tipini yaratma kararlılığı. Yöntemi ise kurnazlık ve yandaş desteği. Özellikle cehenneme giden taşlar döşenirken (bugün karşı çıkıyor görünse de) “iyi şeyler yapıyorlar” desteğini esirgemeyen yeni tip yandaş solculuğun hakkını yememek gerek.

‘ARTI EKSİ ÇARPI BÖLÜ’NÜN YAZARI ATATÜRK
l Atatürk’ün kaleme aldığı Geometri kitabında, güzel Türkçemize kazandırılan birçok güzellik dışında mesela matematik bilimi açısından, “Bu kitapta Atatürk bizzat sözcük oluşturmuştur “artı, eksi, çarpı, bölü, üçgen vb.” Bunların dışında başka neler anlatılmış, nasıl bir yön gösterilmiştir?
Atatürk’ün bu kitapta Türkçeleştirdiği terimler ve kavramlar elbette çok önemli. Kavramlara hakim olmadan karşılıklarını bulmak önemli değil. Oysa Mustafa Kemal’in matematik alanında özel bir eğitimi yok. Bu kitapla ilgili diğer çok önemli yan, kitabın sistematiği ve konu içeriği. Üniversite öncesi okutulması gereken konular ve bu konuların sıralaması çok iyi biçimlendirilmiş. Kavramsal bilim olan matematik için kavramları açıklamaya önem vermesi matematik disiplininin ne olduğunu bilmesi anlamında da çok önemli.

MATEMATİK SEVİMLİ VE EĞLENCELİDİR
l Ulusal Kanal’daki programınızda “Matematik eğlenceli kılınmaz, o zaten sevimli eğlencelidir” diyorsunuz. Biraz açar mısınız lütfen?
Son zamanlarda matematiği sevimli hale getirmek furyası aldı başını gidiyor. Öyle olunca da ilk akla gelen matematik anlatımının şaklabanlığa dönüşmesi. Dans ederek matematik anlatmaya çalışanlar mı dersiniz, bayağı espriler yaparak terimleri adlandırmalar mı dersiniz... Matematikçiler ve matematik eğitimcileri matematiğin sevimli olduğunu bilir. Önemli olan bunu kavramak ve anlatımda matematik estetiğini öne çıkarmak. Ayrıca eğitimde; “eğlenceli olan öğrenilir” diye bir anlayış da olamaz zaten.
l Öğrenciniz olma şansına erişmiş birçok kişi de sonra “Matematik” okuyor? Bunun sırrı nedir?
Sır falan yok ortada. Ama ille bir şey söylemek gerekiyorsa, öğrenciye yansıyan öğretmende olandır denilebilir. İşini zevk alarak ve saygı duyarak yapan her öğretmen benzer etkiler yaratır. Matematiğe, eğitime ve öğrenciye saygı duyuyorsanız işler yolunda gider. Tersi durumda hem öğretmen için hem öğrenci için sıkıntılı bir süreç yaşanır.

MATEMATİK DOĞRU DÜŞÜNMEYİ SAĞLAR
l Doğru düşünebilmeyi sadece matematik ile mi sağlayabiliriz? Bu yüzden mi bunca uğraş arasında Mustafa Kemal kalkıp bir Geometri kitabı yazmıştır?
Matematik sistemli düşünüşün en üst gerçekleşme alanı. Bu anlamda matematik bilmek ve matematiksel düşünmek insanın düşünsel gelişimi için çok önemli. Ama “doğru düşünebilmeyi matematikle mi sağlarız” sorusu daha genel ve felsefi soru. “Doğru düşünmek nedir?”den başlayıp, neden, niçin, kim gibi ardı ardına birçok soruyu taşır.
Bu nedenle de Mustafa Kemal’in Geometri kitabını yazmasını düşünsel gelişime bağlamak doğru olmaz. Milli Kurtuluş Zaferi ve devrimlerin her biri doğru düşünüş için yeterli dinamiği içeriyor aslında. Anlayabilen ve anlamak isteyen için...

EĞİTİM SİSTEMİNE KİM İYİ DİYEBİLİR Kİ?
“Eğitimi bu hale getirenlere oy verenler bile şaşkın. Uygulanan eğitimden ne öğretmen, ne öğrenci, ne veli memnun. Birey olarak ne yapmak gerek sorusuna yanıtım ise becerebiliyorsan eğitimi bu hale getirenlerin yakasına yapış, hesap sor. Ama asıl yapılması gereken, örgütlü mücadele etmek.”

AHMET DOĞAN KİMDİR?
Henüz 17 yaşında öğretmenlik yolculuğuna çıktı. Bir köy okulunda, tahtası bile bulunmayan ancak okul kapısını tahtaya çevirerek çözüm üretilen bir eğitim ortamında yetişti. Yıllardır Nesin Vakfı’nın gönüllü eğitimcisi. Vakfa uğradığınızda kendisine sarılan çocuklarının gözlerindeki ışığı görürseniz, nasıl bir eğitmen-öğretmen ile birlikte olduğunuzu daha iyi anlayabilirsiniz. Devlet okulları ardından, uzun yıllar MEF Eğitim Kurumları’nın sayılı matematik öğretmenlerinden biri...
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.