Ani yön değişikliği


Yavuz Alogan

Yavuz Alogan

Okunma 02 Temmuz 2016, 09:48

Günümüzün en önemli sorunu olayların muazzam bir haber-yorum bombardımanıyla karartılabilmesidir. Soğuk Savaş döneminde iki sistem birbirini denetlediği için dünyanın siyasi koordinatları sabit, olayları yorumlamak ise daha kolaydı. Günümüzde her şey her yönde aktığı için, farklı verilerden ve yorumlardan kendi görüşlerinize en yakın olanları seçmek durumundasınız.
AKP’nin lojistik imkân, silah ve tıbbi yardım sağlayarak IŞİD’i desteklediği, onunla aynı ideolojik iklimde yer aldığı, örgütün Türkiye’deki faaliyetlerine emniyet içindeki şeriatçı grupların kısmen göz yumduğu biliniyor. Dolayısıyla Atatürk Havalimanı’na yapılan alçakça saldırıyı ülkemizde rahat hareket edebilen IŞİD, merkezî olarak kararlaştırmış olabilir.
Fakat öte yanda, IŞİD’in Suriye, Irak ve Türkiye’deki faaliyetlerinin CIA türünden istihbarat örgütlerinin gözünden kaçması çok zor. İstihbarat musluğunu elinde tutan kısa bir iki kesinti yaparak uygun zamanda büyük şiddet olayları yaratabilir. ABD’nin gizli operasyon kararları Temsilciler Meclisi’nde alınıp Senato ve Başkan tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girmiyor. Sahadan gelen istihbarat akışında genel siyasete uygun yönlendirmeler büyük felaketlere yol açabilir. Aksi halde neden bazı terör ekiplerinin yakalandığını, bazılarının sonuna kadar gidebildiğini açıklayamazdık.
Türkiye’deki istihbarat örgütleri CIA-MOSSAD yönlendirmesinden arınıp ulusal çıkarlara bağlanmadıkça Atatürk Havalimanı’ndaki felaketin herhangi bir yerde tekrarlanması kaçınılmazdır. İçinde tarikatların ve cemaatlerin rekabet halinde olduğu bir polis teşkilatının “terörle mücadele”nin gereklerini yerine getiremeyeceği de açıktır.

RUSYA HAMLESİ
İktidara hâkim olan klik iktidarda kalmak için bütünleşmeye çalıştığı ABD-NATO hattından beklediği güvenceyi alamayınca bir denge durumu yaratmak için Rusya’ya doğru dümen kırdı. Rusya bu fırsatı değerlendirerek, Türkiye’yi İran-Suriye-Rusya-Çin cephesine çekmek için harekete geçti.
Bu olumlu bir gelişmedir, ancak sonuç alıcı olabilmesi için AKP hükümetinin Ukrayna’dan Doğu Akdeniz’e kadar Rusya’nın “saldırgan tutumunun ciddi bir tehdit” oluşturduğu görüşünden vazgeçmesi, Karadeniz’i ABD gemilerine açma girişimine son vermesi, Karadeniz’e sahildar ülkelerle işbirliğini güçlendirerek Montrö Antlaşması’na bağlılığını ilan etmesi, IŞİD’le gerçekten mücadele etmesi, ülke içinde cephe açmaktan vazgeçmesi ve daha pek çok şey yapması, mesela 7-8 Temmuz’da manidar biçimde Varşova’da yapılacak olan NATO zirvesinde konumunu açıklaması, Suriye’yle barışabilmesi ve en önemlisi inandırıcı olması gerekecek. AKP iktidarının tepe ucu bu yükü kaldırabilecek mi, yoksa kaldıramayıp daha inandırıcı bir ulusalcı hükümetin kucağına mı bırakacak, göreceğiz.
Bu arada MOSSAD’ın yayın organı sayılan Debkafile (29.06.16), Türkiye, İsrail ve Rusya arasında askeri ve istihbarat alanlarında ortaklık kurulacağını, böylece İsrail’in Avrupa’ya gaz satışının güvence altına alınacağını, Mısır ile Türkiye’nin “ihvanı müslümin”e karşı (!) istihbarat paylaşacağını duyurdu. Acaba Reis bu yüzden mi son zamanlarda “Rabia işareti” yapmıyor?
Bu kadar büyük bir manevrayla ansızın yön değiştirmek bir transatlantiğin bile omurgasını çatlatabilir. Tarihsel olarak bakarsak dış politikada büyük yön değişikliklerinin daima iktidar değişimini de beraberinde getirdiğini ya da bir iktidar değişimini izlediğini görürüz. Bir sadrazamın kellesini almak ve bütün günahları ona yüklemek hamlenin önünü açabilse de netice almaya yetmeyebilir. Dış politikada güven duygusu önemlidir; yeni bir sayfanın her zaman temiz bir elle açılması beklenir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.