ABD bombaları ve mesajları!


İsmet Özçelik

İsmet Özçelik

Okunma 22 Temmuz 2015, 19:07

Türkiye ne zaman ABD planlarına itiraz etse bombalar patlıyor. Faillerin TKPCD, TKPMLG, DKTLG, IŞİD, El Kaide, El Nusra, ... olması fark etmiyor. ABD’de örgüt çok. İstediği an istediğini devreye sokuyor.
Adının hiç önemi yok. Sinir merkezleri mesajın ne olduğunu ve kimden geldiğini anında anlıyor.

ÖRTÜLÜ OPERASYON
CIA, MI6, MOSSAD dilinde buna “örtülü operasyon” deniyor. Kamuoyu kim yaptı, neden yaptı derken, onlar yollarına devam ediyor. Irak’ta, Suriye’de yaşananlar da aynı. Bir Şii camisinde, bir Sünnilerin gittiği camide bombalar patlıyor.
Bir yandan mezhep savaşı kışkırtılırken, bir yandan da “ilgililer” hizaya getiriliyor. Sonra da “intihar bombacısı” denilip geçiyor.

TÜRKİYE’DE ÖRNEK ÇOK
Türkiye ne zaman “kontrol dışına” çıksa birileri devreye giriyor. Ortalık kan gölüne dönüyor. Şöyle geriye dönüp bakınca çok sayıda örnek görmek mümkün. İşte onlardan birkaçı:

ÇELİK HAREKATI
Türkiye 1995 yılında Irak’ın Kuzeyi’ne bir harekat düzenledi. “Çelik Harekatı” adı verilen bu operasyon PKK’ya karşı yapılmış gibi görünse de asıl amaç ABD’nin kurmaya çalıştığı “2.İsrail Devleti”ne müdahaleydi. “Kurdurtmam” kararlılığıydı.
Harekatı öğrenen ABD hemen devreye girdi. ABD’den bir üst düzey yetkili Türkiye’deki bir üst düzey yetkiliyi arayarak, “Büyük bir kuvvetle Kuzey Irak’a gireceğinizi öğrendik. Önümüzdeki günlerde Türkiye’de büyük iç kargaşalıklar çıkabilir. Bunu hesaba katıyor musunuz?” demişti.
Türk Ordusu Irak’ın kuzeyinde ABD’nin kontrol ettiği bölgeye girdi. Amerika’da “Türk generaller kontrolden çıktı” denmeye başladı. Eş zamanlı olarak Türkiye’de Gazi olayları patlak verdi. Kim olduğu bilinmeyen kişiler çoğunlukla Alevilerin gittiği kahveyi taradı. Sonrasında çıkan olaylarda onlarca kişi yaşamını yitirdi.
Amerika, “istediklerimi yapmazsanız ülkeyi yönetilemez hale getiririm” mesajı vermişti.

1999 ERKEN SEÇİMİ
28 Şubat süreci devam ediyordu. ABD gelişmelerden rahatsızdı. Süreç bir an önce bitirilmeliydi. Türkiye erken seçime sürüklendi. Askerlerin ise zamana ihtiyacı vardı.
Erken seçim istemeyen milletvekillerini örgütleyerek seçimi iptal ettirmek istediler. Önemli mesafe almışlardı ki yine bombalar patlamaya başladı. Önce Çankırı valisinin aracı bombalandı. Arkasından Mavi Çarşı yakıldı. 13 kişi yaşamını yitirdi.
Sonrasında Cumhurbaşkanı Demirel ve dönemin Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu, “Seçim kaçınılmaz” açıklaması yaptılar. Terör saldırıları bıçak gibi kesildi.
Mesaj alınmıştı. ABD, “planlarıma engel olursanız Türkiye’yi kana bularım” demişti.

HDP BOMBALARI
7 Haziran öncesi “HDP’ye baraj aşırma projesi” devreye sokuldu. Zorlanınca bombalar devreye girdi. Önce Mersin-Adana, arkasından Diyarbakır. HDP barajı aştı. Yapılan anketler, HDP’nin barajı bombalarla aştığını net bir şekilde gösterdi.
ABD-İngiltere arasında görev bölümü yapılmıştı. İşi İngiliz istihbaratı aldı. AKP bombalarda İngiliz istihbaratının rolünü belirledi. Kanadalı ve Lübnanlı taşeronları tespit etti. Ama korkudan açıklayamadı.

SURUÇ BOMBASI
ABD, Ayn El Arab (Kobani) ve Telabyat’ta TSK ile PKK/PYD’yi yan yana getirmeye çalıştı. TSK reddetti.
Suriye’nin kuzeyinde bir koridor açmak için düğmeye bastı. TSK “Olmaz, izin vermeyiz” dedi. Sınıra sevkiyata başladı.
İncirlik’i istedi. O da yetmedi, Batman üssünü ve İskenderun limanını da talep etti. Devletin içinde itirazlar var.
Açılım”a tepki büyük. Artık el yakıyor. Halk, “PKK ile müzakere değil mücadele” diyor.
İşte tam bu ortamda Suruç’ta bomba patladı. 31 ölü, yüze yakın yaralı. Kim ne derse desin, bombanın faili yine aynı.

KOALİSYON
Bir başka konu da koalisyon. ABD, AKP-CHP koalisyonu istiyor. Bunu engelleme çabaları da var. Davutoğlu’nun çok istese de adım atmakta zorlandığı konuşuluyor.
Bakalım bombadan sonra ne olacak! Süreç hızlanacak mı, yavaşlayacak mı? İzliyoruz!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.