‘Beyaz Geceler’e yolculuk

Deniz Hamzaoğlu

Deniz Hamzaoğlu



Okunma 23 Şubat 2016, 13:13

‘Ülkemizde tiyatro seyircisinin azlığını ve gün geçtikçe de seyircinin tiyatroya ilgisinin azalmasını, toplum olarak yerleşik tiyatro algımızın olmamasına bağlıyorum’.

Turgay Oğuz

İstanbul’da Rus rüzgarları. Yabancı Sahne, açılış oyunları olan Dostoyevski’nin ünlü romanı Suç ve Ceza’yı sahneye taşımasının ardından dördüncü sezonlarında da yazarın yeni bir romanıyla bizi ‘Beyaz Geceler’e götürüyor. Rus klasikleri konusunda başarılı uyarlamaları ile dikkatleri üzerine çeken Yabancı Sahne Genel Sanat Yönetmeni, ‘Beyaz Geceler’in yönetmen ve oyuncusu Deniz Hamzaoğlu ile üniversite yıllarından başlayarak ‘Yeraltından Notlar’a doğru ilerlemekte oldukları yolculuklarını konuştuk.

| Kim bu Yabancı Sahne’nin ‘yabancı’sı?
Tiyatromuzun isminin Yabancı Sahne olmasının nedeni, 21. yy insanının başta kendine ve sonrasında tüm topluma “yabancılaşması” gerçeğidir. Elbette Albert Camus’un “Yabancı” romanının üzerimdeki etkisini de belirtmeden geçemeyeceğim.
n Yola çıkmaya ne zaman karar verdiniz?
Konservatuar sürecinde başlayan bir öykü bu. Kendi tiyatral bakışını ifade eden bir tiyatro kurma fikri, hemen hemen her tiyatrocunun arzusudur zaten. Elbette bunun için yeterli birikim ve donanıma sahip olmak, ciddi bir süre ve çaba gerektiriyor. Ancak salt birikim ve çaba sanatsal dili olan, çağdaş tiyatronun temel olanaklarına sahip, ülkenin tiyatrosuna yeni bir soluk getirebilecek bir sanat kurumunu oluşturabilmek için yeterli değil.

| Ekibinizde kimler yer alıyor?
Gülay Say ile Yabancı Sahne’yi kurma kararını aldığımız 2012 yılından sonra, süreç içerisinde ekibimize: Yiğit Uçan, Doğa Demirhan, Görkem Yankın, Özgür Özkan Güngör, Yiğit Kocabıyık, Anıl Yeniler, Büşra Özdemir, Hüseyin Yirik ve dost tiyatro Kırmızı Kalem Tiyatrosu’ndan Kutsal Kaynak gibi aynı sanatsal bakışa sahip yol arkadaşlarımızın katılımıyla bugün büyük bir ekip haline geldik.

| Yabancı Sahne’nin çizgisinden bahsedecek olursak...
“Eski Metin / Yeni Dramaturgi” ilkesiyle yola çıkarak, klasikleşmiş edebiyat ve tiyatro metinlerini, 21.y.y. seyircisinin beklentilerine uygun bir dramaturgi ve çağdaş bir sahneleme biçimiyle ele almaya karar verdik. Bu doğrultuda 24 Kasım 2012 tarihinde Dostoyevski’nin Suç ve Ceza adlı romanını oyunlaştırarak ilk kez seyirciyle buluştuk.

| Repertuvarı belirlerken nasıl bir süreç yaşanıyor?
Repertuar toplantılarımızda, oldukça objektif davranarak seçim yapmaya çalışıyoruz. Tabii repertuarı belirlerken, Gülay Say’ın görüşleri ve öngörüsü bana ışık tutuyor. Ekibimizin beklentilerini ve sahip olduğumuz olanakları da göz ardı etmeden, seyircilerimize, kaliteli tiyatro oyunları sunmaya çalışıyoruz.

| Rus edebiyatına karşı büyük bir ilginiz olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım?
Rus edebiyatı, insanı büyük bir derinlikle ifade edebilen yazarlar yaratabilmiş. Bu nedenle, Rus edebiyatına duyduğum hayranlığı kabul etmem gerekir. Kaldı ki, oyunculuk eğitimim de, reji eğitimim de, Rus ekolünden beslendiği için, bu eserleri daha da özümseyebildiğimi düşünüyorum.

| Nedir bu alıp veremediğiniz Dostoyevski ile?
Ben hayatım boyunca okumaya meraklı biri oldum. Büyük yazarların bir çoğuyla, daha çocukken tanıştım. Ancak, bence hiç biri, insan ruhunun derinliklerine, Dostoyevski kadar ulaşamamıştı. Bu nedenle Dostoyevski, kanımca asla eskimeyen, tersine her geçen gün daha da değerlenen bir yazar.

| Yine bir Dostoyevski romanı. Beyaz Geceler’i sahneleme fikri nasıl gelişti?
Beyaz Geceler Gülay Say’ın repertuara aldığı bir roman. Başlangıçta oyunun dramaturgu ve yönetmeni olarak bana çok sıcak gelmedi bu fikir. Romanın tiyatro metnine dönüşme süreci, benim için hayli yorucu geçti. Bunun en temel sebebi, eserin olay örgüsünün naifliği ve kırılganlığıydı. Reji ve dramaturgi çalışması sürecinde, yönetmen yardımcım Yiğit Kocabıyık ile iki aya yakın masa başı çalışması gerçekleştirdik. Oyuncularımız farklı şehirlerdeki deneyimli aktörlerdi.Ve sahne provası için bir araya gelmemiz oldukça güçtü. Bu nedenle oyunun bütün mizansenlerini Yiğit Kocabıyık, bilgisayar ortamında resmetti. Cümle cümle resmedilen reji defteri, tüm oyunculara elektronik postayla iletildi. Bu esnada, Gülay Say ve asistanı Büşra Özdemir, kostüm tasarımlarını ve realizasyonlarını; Doğa Demirhan da ışık tasarımını tamamladı. Ve prömiyer tarihinden iki gün önce bütün oyuncular, ilk defa bir araya gelerek; hem ilk, hem de genel provalarını yapmış oldular. Bu, elbette oldukça riskli bir denemeydi. Ancak yönetmen olarak bu riski göze almış bulunmaktan, çıkan sonucu gördükçe, mutluluk duyuyorum.
Beyaz Geceler, oyunlaştırılma süreci dahil beş aylık ön hazırlık süreci ve iki sahne provasıyla, Yabancı Sahne’nin dördüncü yıl dönümü 24 Kasım 2015’de seyirciyle buluştu.
Yabancı Sahne 2015-2016 sezonunda; dört sezondur kapalı gişe oynamakta olan Suç ve Ceza, Küheylan ve Beyaz Geceler oyunlarıyla, düzenli perde açan, kendi kemik seyircisini oluşturmuş, bir tiyatro haline dönüştü.

| Klasik oyunlar genelde uzun sahneleme süreleri ile bilinir. Sizde bu durum alışılmadık kısa sürelerde. Malzemeden mi çalıyorsunuz?
Her ülkenin tiyatro seyircisinin farklı beklentiler içinde olduğu görüşündeyim. Ülkemizde tiyatro seyircisinin azlığı ve gün geçtikçe de seyircinin tiyatroya ilgisinin azalmasını, toplum olarak, yerleşik tiyatro algımızın olmamasına bağlıyorum. Seyircimiz, özellikle klasik oyunlara karşı, ön yargılı. Kimi zaman, ağdalı, temposuz ve oldukça uzun sahnelenen bu yapıtlar, söz konusu ön yargının oluşmasında en etkili sebepler bence. Dolayısıyla dramaturg ve yönetmen olarak, sahnelemeye karar verdiğim eserleri, yazarın anlatmak istediklerini es geçmeden, günümüz sorunlarını da göz ardı etmeden, oyunlaştırıp, sahneye taşıdım. Oyunlarımız, bu fikir esas alınarak, en uygun zamanlamada sahnelenmektedir.

| Çevirilerinizde Anzhela Barshchevskaya tercihinizin özel bir nedeni var mı?
Anzhela Hanım, uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan bir Rus. Dolayısıyla her iki kültüre de oldukça hakim. Böylelikle yapıtların Rusça’dan aktarımları da daha sağlam bir zemine oturuyor.

| Gelecek sezon yeni bir Rus rüzgarı dolaşacak mı Yabancı Sahne’de?
İki adet Dostoyevski romanı daha oyunlaştırılma sürecine girdi. Bunlardan biri Dostoyevski’nin yaşarken tamamlayamadığı Netoçka Nezvanova, diğeri de unutulmaz romanı, Yeraltından Notlar, olacak. Böylelikle önümüzdeki sezon, Yabancı Sahne, Suç ve Ceza ve Beyaz Geceler oyunlarıda dahil olmak üzere, tam dört Dostoyevski uyarlamasıyla, PERDE diyecek...

ST. PETERSBURG’DA BİR DÜNYA YAZARI
St. Petersburg, Dostoyevski’nin mühendislik eğitimini aldığı, ilk işine girdiği ve devlete karşı cürüm işlediği iddiasıyla tutuklandığı kent. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg’a yerleşti. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra tekrar St. Petersburg’a dönüyor. Orada gömülüyor.

DOSTOYEVSKİ’NİN KALEMİNDEN BEYAZ GECELER
Beyaz Geceler (Belye Nochi), 1848 yılında yayımlanmış, 19. yüzyıl Rus yazarlarından Fyodor Dostoyevski’nin bir kısa hikâyesidir. Dostoyevski’nin ilk eserlerinden olan “Beyaz Geceler”de hayalperest bir adamın dört günlük aşkını anlatılır. Yazarın “hayalperest” tanımlaması ilginçtir. “Hayalperest” sıfatı kitapta dostsuz, sevinçsiz, duygusuz, hayattan zevk almadan yaşayan, toplumun dışına itilmiş insanlara yakıştırılmıştır.

‘BEYAZ GECELER’ NEDİR?
Rusya’nın en büyük kentlerinden bir tanesi ve güzelliği ile meşhur olan St.Petersburg aynı anda Beyaz Geceler’in şehri olarak da biliniyor. Bu dönemde şehrin muhteşem sarayları, köprüleri, heykelleri sizi hayali bir masaldaymışsınız gibi hissettiriyor ve huzur veriyorlar.
Beyaz gecelerin başlangıcı 25-26 Mayıs sayılmaktadır. Bu tarihler arasında akşam aydınlığı şafak ile birleşir. Bu saatlerde güneş en fazla 9 derece ufuğun altına iner dolayısı ile gece boyunca şafak kaybolmaz. 21-22 Haziran tarihlerinde gün uzunluğu 18 saat 53 dakikaya kadar çıkar ve 3 günlük gündönümü sonrasında gün uzunluğu kısalmaya başlar. Beyaz gecelerin sonu 16-17 Temmuz olarak kabul ediliyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.