YILDIRIM KOÇ/ Karayolları taşeron işçileri haklarını nasıl alabilir? -(TAMAMI)

PDFYazdır

Geçtiğimiz yıllarda Karayolları Gn.Md. işyerlerinde 7 bin dolayında taşeron işçisi çalışıyordu. Yol-İş Sendikası, bu işçileri kadroya geçireceği sözü vererek, onları sendikaya üye yaptı ve onlar adına dava açtı.

Açılan davanın özü şuydu:

İş Kanunumuza göre, bir işyerinde asıl işin bir bölümünün taşerona verilebilmesi için mutlaka aranan koşullardan biri, teknolojik olarak uzmanlık gerektirmesi ve işletmenin bu uzmanlığa sahip olmamasıdır.

Karayolları Gn.Md. işyerlerinde taşerona verilen işler, asıl işin bir bölümüydü; ancak bu işi yapmak için teknolojik olarak uzmanlık gerekmiyordu.

Mevzuatımıza göre, eğer asıl işin bir bölümü, gerekli koşullar yerine getirilmeden taşerona verilirse ve bu durum müfettiş raporlarıyla tespit edilirse, taşeron işçisi, işin başından itibaren asıl işverenin işçisi sayılmaktadır.

Bunun anlamı şudur: Eğer Karayolları’nın asıl işinin bir bölümünde bir taşeron işçisi çalışıyorsa, bu durum müfettiş raporu ve mahkeme kararıyla tespit edilirse, taşeron işçisi işe başladığı tarihten itibaren aynen Karayolları’nın kadrolu işçileri gibi toplu sözleşmedeki haklardan yararlanabilir.

Türk Borçlar Kanununun 147. maddesine göre, ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Buna göre, dava açan taşeron işçisi, geriye dönük olarak beş yıllık sürede Karayolları Gn.Md.’nün kadrolu işçisi gibi ücret ve diğer yan ödemelerden yararlanabilir.

Yol-İş Sendikası 2010 yılında üyesi taşeron işçileri adına davalar açtı. Bu davalar kazanıldı. Yargıtay da bu kararı onayladı. Bu davaları kazanan avukatlar, çok büyük miktarlarda vekalet ücreti aldı. Doğru olan, sendikanın avukatı olarak çalıştıkları için bu vekalet ücretlerinin sendikaya verilmesidir. Yol-İş’in avukatları milyonlarca lirayı bulan bu vekalet ücretlerini Yol-İş’e yatırdılar mı, bilmiyorum. Umarım bu davaları açan Doç.Dr.Süleyman Başterzi vekalet ücretlerini Yol-İş’e vermiştir.

Ancak Yol-İş, kazanılan davaların gereğini yapmadı.

Ne yapılabilirdi?

Taşeron işçilerin Karayolları Gn.Md. kadrosuna geçirilmesi için gerekli işlemler yapılabilir ve bu amaçla (gerektiğinde) eylemlere başvurulabilirdi.

Bunlar yapılmadı.

Yapılabilecek diğer iş, taşeron işçileri adına Karayolları Gn.Md.’ne alacak davası açmaktı. Yargı kararıyla taşeron işçilerinin işin başından itibaren Karayolları Gn.Md. işçisi olduğu tespit edildiğinden, taşeron işçilerinin son beş yıllık çalışma sürelerinde Karayolları Gn.Md. adına TÜHİS ile Yol-İş arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlanmaları gerekir.

Yol-İş bu davaları da açmadı.

Taşeron işçileri de sendika dışındaki avukatlar aracılığıyla Karayolları Gn.Md. aleyhine alacak davası açabilir.

Ancak taşeron işçileri bir türlü kendilerine ilişkin mahkeme ve Yargıtay kararlarına ulaşamıyorlar.

Elimde Ankara 10. İş Mahkemesi’nin 2010/919 esas no. ve 2011/1613 karar no.lu gerekçeli kararı var. Bu gerekçeli karar Karayolları’ndaki taşeron işçilerinin işin başından itibaren Karayolları Gn.Md. işçisi olduğunu tespit etmektedir.

Ankara 10. İş Mahkemesi’nin bu kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından 2011/37686 esas no. ve 2011/39800 karar no.lu kararla 25.10.2011 tarihinde onaylandı. Bu karar da elimde.

Bu iki kararla bir avukat aracılığıyla Karayolları Gn.Md. aleyhine alacak davası açan taşeron işçileri, geçmişe dönük beş yıllık süre için Karayolları’nın asıl işçilerinin yararlandıkları tüm haklardan yararlanabilir.

Karayolları’nın taşeron işçileri!

Mahkeme kararlarına ve haklarınıza sahip çıkın!

Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Mart 2013 11:46
 

Kategorideki tüm içerikleri görmek için tıklayınız

Son Köşe Yazıları