SABAHATTİN ÖNKİBAR/ Yurt gazetesi neden panikledi? -(TAMAMI)

PDFYazdır

Yurt gazetesi iki gün önce bu sütunda yazılanlardan ötürü paniğe kapılarak şahsıma kurumsal olarak hücuma geçti.
Yazdıklarıma cevap vereceğine solculuk dayanışması istismarı ile Aydınlık ile Ulusal Kanal yönetimine beni jurnallıyor.
Ne imiş efendim, AKP ile mücadele etmek varken, neden Yurt gazetesinin aleyhinde yazı yazıyormuşum?
İyi de, Yurt Gazetesi Tayfun Talipoğlu Soner Yalçın’a saldırırken neden susuyor?
Üstelik, Türkiye’de Tayyip Erdoğan ile F tipi örgütle tam 11 yıldır bir gün bile  yılmadan göğüs göğüse mücadele eden, bu satırların yazarıdır ve bu kesimlerin şahsıma açtığı davalar Yurt gazetesine açtıkları bütün davanın bir kaç  katıdır. Dolayısı ile AKP ve F Tipi örgütle mücadelede Yurt gazetesinin tamamı bizim zekatımız bile olamaz.
Hem yazdıklarımız yalan mıdır?
Tayfun Talipoğlu TRT’den her ay 100 milyar maaş almadı mı ve bunu Türkiye’ye ilk biz  durdurmadık mı?
Ne yani, Tayfun Talipoğlu AKP’yi eleştirdiği için mi TRT her ay ona 100 milyar ödüyordu?
Keza, Talipoğlu’nun Çankaya’dan AKP aday adayı olduğu basına haber olmadı mı?
Dahası, Tayfun kimlerin olduğu malum olan Kanaltürk’de birkaç gün önce programa başlamadı mı?
Tabii, Yurt Gazetesinin asıl paniği, patronu olan CHP Milletvekili  Durdu Özpolat ile ilgili yazdığım AKP ile enerji sektörü bağlamında aralarında esrarengiz ilişkileri olduğu satırlarımdır.
Bakın bu istihbarat bana ilk kez sol çevrelerden gelmiştir. Araştırmam sürüyor ki telaşları bundandır.
Evet, Yurt gazetesi bütün bunlara cevap vermeyip, o sağcı ve bizim gazetede yazmak istedi, onun için bunları yazıyor gibi ifadeleri komik oluyor.
Evet, ben Türk Milliyetçisiyim ve sapına kadar Atatürkçüyüm, ki bunun somut delili Türkiye gazetesinde bile yazarken Ahmet Taner Kışlalı’yı öldüren dinci örgütün iki numaralı hedefi olmamdır. O dönemin Cumhuriyet, Hürriyet ve Milliyet gazetelerine bakarsanız Kışlalı’dan sonraki hedefin bu satırların yazarı olduğunu birinci sayfadan okursunuz.
Yurt gazetesinde yazma olayını ilk defa duyuyorum ve bana çamur atacak başka konu  bulamadıkları için uydurulmuştur. Ne hikmetse  “bizde yazı yazamadığı için aleyhimizde” demek bu aralar moda oldu. Ne imiş efendim, Yurt’da yazmak için CHP’lileri devreye sokmuşum. Kim hangi CHP’li, bunu ispat etmeyen şerefsiz ve alçaktır. Velev ki öyle olsa bile bir gazetecinin bir yerde yazı yazmak istemesi ayıp mıdır? Ama yok, olmadı böyle bir şey...
Bu vesile ile Durdu Özpolat’a bir çağrım olacak:
Solcu olmak mafya ailesine mensubiyet ya da genetik bir kardeşlik değil, öncelikle saydamlık ve dürüstüktür değil mi? Öyle ise Durdu Bey cezaevinden beş parasız çıktıktan sonra nerelerde çalışıp onlarca milyon dolarlık serveti edindiniz, açıklarsanız sevinirim. Bir başka sorum, Çankaya Belediye Başkanlığında hangi görevde idiniz? Sütunum cevaplarınıza açıktır.

Hangi medya grubu Kandil’de büro kuruyor?

Dün bir bilgi geldi, ancak ispat edemeyeceğim için o medya grubunun adını vermeyeceğim.
Bana anlatılana göre, AKP’ye çok yakın önemli bir medya gurubunun yönetim toplantısında Kandil’de irtibat bürosu açma konusu gündeme gelmiş, lakin Tayyip Erdoğan’ın ne tepki vereceği kestirilemediğinden nihai karar alınmamış!
Görüyorsunuz, gelinen süreçte Kandil artık Terör Merkezi değil, adeta meşru bir otoritedir.
Zaten öyle olsun istendiği içindir ki Kandil ‘e  Öcalan mektuplarının gönderilmesine izin verilip ilgi odağı haline gelmesine zemin hazırlandı!
Nitekim Kandil de bu durumdan vazife çıkarıp dün talebini şöyle duyurdu:
-”İmralı’ya Kandil’den heyet göndereceğiz!”
Sakın, bu kadar da olmaz, Kandil’den gelen olursa mutlaka tutuklarlar, demeyin. Kandil’den inen teröristler Habur’da kahramanlar misali kucaklanmadı mı?... Dahası, “Ben önderliğimizin mesajını getirdim ve pişman değilim” diyen teröriste seyyar mahkeme yargıçları, “Canım evladım sen pişmansın da farkında değilsin” diyerek yol vermediler mi?
Tayyip’in Türkiyesinde artık olmaz olmaz.

Türküm demiyor, Orhun Yazıtlarına gidiyor!

Adamın ağzından bir kez olsun göğsünü gere gere ben Türküm dediğini işiten yok!
18 Mart’da Çanakkale’de yaptığı son konuşmada 14 kez milletimiz demesine rağmen bir kere bile Türk ya da Türk Milleti demiyor.
Dahası, Türk Milliyetçiliğini ırkçılık gibi sunup ayağında çiğnediğini açıklıyor.
Ve o adam şimdi Orhun anıtlarını türbe misali sunuyor.
Yahu, Türklüğü inkar ediyorsan bu ne, zira onlar ayağında çiğnediğin Türküğün yazıtları!
Evet, Tayyip Erdoğan’dan söz ediyorum!
Gülmek mi gerek, ağlamak mı siz karar verin!
Peki bunun yorumu  ne midir?
Tayyip Erdoğan’ın fikirsizliği ya da oportünistliğidir!
Adam havaya göre giyindiğinden her ortama bir kıyafet uyduruyor!
Ve heyhat böyle biri 11 yıldır Türkiye’yi yönetiyor!

 

Son Güncelleme: Pazar, 14 Nisan 2013 15:37
 

Kategorideki tüm içerikleri görmek için tıklayınız

Son Köşe Yazıları