SABAHATTİN ÖNKİBAR/ Sarıgül-Hisarcıklıoğlu koalisyon modeli-(TAMAMI)

PDFYazdır

 

 

Birkaç yıl önceydi...

Güniz Sokak’ta 9. Cumhurbaşkanı Demirel’e sormuştum:

-“Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun merkez sağa lider yapılacağı doğru mu?”

-Demirel: “Kamuoyunda böyle bir talep var, lakin Sayın Hisarcıklıoğlu tereddütlü.”

“Niçin?” dememle 9. Cumhurbaşkanı’ndan şu karşılığı almıştık:

-“Korku devleti ikliminde muhalefet önderliğine soyunmak ticari faaliyetleri olanlar için büyük risk. Malum Rıfat beyin de ticari işleri var...”

Sonuç Sayın Demirel’in dediği gibi oldu ve TOBB Başkanı siyasete girmeye bir türlü evet diyemedi...

Ve son haber:

Rıfat Hisarcıklıoğlu siyasete yeşil ışık yakarak kollarını sıvama kararı aldı.

Peki, Hisarcıklıoğlu’nun bu kararında etkili olan ne miydi?

- İstanbul dukalığının ısrarı ve garantileri.

- Washington’dan alınan olumlu sinyal.

- Tayyip Erdoğan’ın köşke çıkacak olması.

- F Tipinin Hisarcıklıoğlu’na itiraz etmeyeceğini bildirmesi ve tutuklanma ya da vergi kıskacına alınma korkusunun kalkması.

TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nu siyasete girmeye ikna eden asıl olgu ise, Mustafa Sarıgül ile iki parti halinde koalisyon modeli oluşturmaları ve bu şekilde iktidara yürümeleri senaryosudur.

Başka bir anlatımla Sarıgül CHP’nin başına, Hisarcıklıoğlu da merkez sağın başına geçecek ve toplumun karşısına AKP’ye alternatif iktidar modeliyle çıkacaklar...

Gelelim Sarıgül cephesine.

Yayınlanan anketleri izliyorsunuz.

Mustafa Sarıgül, en çok beğenilen politikacılar içinde, değil Kılıçdaroğlu’nu Tayyip Erdoğan’ı bile geçmiş gibi gösteriliyor ki, sadece bu bile yapılan hazırlığı açıklamaya yetiyor.

Bu iktidar modelinde altı çizilen husus, yorgun AKP’nin yerine ikame edilecek Sarıgül-Hisarcıklıoğlu koalisyonuna, Washington ile İsrail’in de yeşil ışık yakmasıdır.

Yapılan hesaba göre takvim mahalli genel seçimlerden sonra işlemeye başlayacak ve Sarıgül ile Hisarcıklıoğlu bu seçimin hemen akabinde kolları sıvayacak.

CHP doğum arefesinde

 

Tarih tekerrür ediyor...

Merhum İnönü “ortanın solundayız” deyince Turhan Feyzioğlu ve ekibi CHP’den kopmuş ve Güven Partisi’ni kurmuşlardı.

İşte bu günkü CHP’de de tersinden böyle bir tablo var.

Tersinden diyorum zira bugün CHP’den ayrılmayı düşünenler Feyzioğlu gibi solculuğa karşı olanlar değil ve üstelik bayağı da kalabalıklar.

En önemlisi, bu kesin parti tabanı ve örgütü ile de yakın ilişki içinde.

Düşünün Emine Ülker Tarhan gibi parti yönetiminde olan bir isim bile ayrılmayı sorguluyor.

Dinlediğime göre bu durumda olanların sayısı şu saat itibariyle 20’nin üzerinde.

Peki, bu isimlerin tepkisi neye mi?

1. Kılıçdaroğlu’nun Kürt meselesinde Pax Americana’nın isteği doğrultusunda Tayyip Erdoğan’la aynı potaya girmesi

2. Kemal Kılıçdaroğlu’nun F Tipi cemaat ile olan flörtü

3. Türkiye’de rejim değişir ve Atatürk cumhuriyeti tasfiye edilirken, tepki koymada Kılıçdaroğlu’nun etkili olamaması

4. CHP’nin light AKP’ye dönüştürülmek istenmesi.

5. Kılıçdaroğlu isminin lider olarak yeterli bulunmaması

Tayyiban Demokrasi’sinden manzaralar

 

- Parasız eğitim istiyoruz diyene 8 yıl hapis

- Grev hakkını kullananın SMS’le işine son

- Kürtaj yaptırana cinayet suçlaması

- Asker üniforması giyene terörist muamelesi

- Stadyumda “Kahrolsun Cemaat” diye bağırana gaz ve cop

- Muhalif kitap yazmayı düşünene örgüt üyeliği suçlaması ve sorgusuz hapis.

- Mahkemede savunma hakkını kullanana onlarca yıl hapis

- Başbakanın aleyhinde yayın yapanlara Silivri zindanı

- İçki içene şehirlerarası sürgün

- Başbakanın konvoyuna mırıldanmaya karakolda falaka

Ömer Dinçer’in yeni tavşanı

 

AKP’li Milli Eğitim Bakanları’nın tuluatları sürüyor.

Evet, eğitimde neredeyse her mevsim yeni bir sistem, yeni bir model var.

Son olarak Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer şapkasından bir tavşan daha çıkardı ve yarıyıl ile yılsonu tatillerinin üçte ikisinin kaldırılacağını söyledi.

Olacak şey değil!

Eğitim gibi çok temel bir konuda Şûra’lar toplanmadan ve kamuoyu mutabakatı oluşmadan kararlar alınır ve uygulamaya konulur mu?

Görüyorsunuz AKP ahlak ve kural tanımadan yapıyor bunu.

Dramatik olan bir yıl önce başlattıkları sistemi ertesi sene kaldırmalarıdır.

Kısacası tam bir yazboz tahtası.

Hiç kuşkum yok amaçları bu şekilde Cumhuriyetin eğitim sistemini çökertmektir.

Kürtçenin seçmeli ders yapılması sonrasında eğitimde birlik ve millilik kavramları artık şekilde kalmıştır.

Sahi CHP ve MHP bu rezilliği meydanlara çıkarak millete neden duyurmuyor.

Son Güncelleme: Cuma, 15 Haziran 2012 12:22
 

Kategorideki tüm içerikleri görmek için tıklayınız

Son Köşe Yazıları