MELİH BAŞ/ Kuleli’yi sattırmayacağız!-(TAMAMI)

PDFYazdır

 

Kamu varlıkları haraç mezat satılıyor. Bu arada Kuleli’nin (binasının) satılması ve/veya askeri liselerin AB’ye uyum kapsamında (!) kapatılacağı gündeme düştü. Her ne denli arkadaşımız Turan Küçükkaya’nın başvurusuna Genelkurmay’dan verilen yanıtta her ikisinin de halen gündemde olmadığı söylense de! Dikkat halen!

Kuleli mezunu gazeteci-yazar İsmet Solak ağabeyimiz Yurt gazetesindeki köşesinde (27.4.2012) ‘Kuleli şahsi mülk mü? Kim kime satıyor?’ başlıklı yazısında ‘Necdet Paşa sesimi duyabiliyor musun?’ dedikten sonra okulda birçok devrenin hakkı olduğunun altını çizip soruyordu:‘Bu hakları nasıl satarsın?’.

Kuleli Askeri Lisesi mezunları, liselerinin satılma girişimini 19 Mayıs günü kiraladıkları bir tekneyle ‘Kuleli satılmasın, anılar yok olmasın’ pankartı ile protesto ettiler...Kuleli öğrencileri de eyleme balkonlarından sloganlar atarak katıldı. (Aydınlık,23.5.2012).

Ayrıca sevgideğer arkadaşım Müjdat Kılıçkıran’ın gazetemizdeki ‘Kuleli Askeri Lisesi satılamaz’ başlıklı ilanını da meraklıları okumuşlardır, sanırım.

Aydınlık’tan Önder Öztürk ve Naci Eriş‘in yaptıkları haberler ve etkileri için gazetemizin 25.4.2012, 16.5.2012 nüshalarına bakılabilir.

Kuleli’nin tarihçesi

Tarihçenin daha öncesi de bulunmakla birlikte (bkz. vikipedi) Kuleli Askeri Lisesi’nin ‘Mekteb-i Fünun-ı İdadiye’ adı altında İstanbul’da Maçka’da 21.9.1845‘de kurulduğu ile başlayalım söze. 1924’de bir yıl sivil lise olduysa da, 1925’de bugünkü adını almıştır: Kuleli Askeri Lisesi. II. Dünya Savaşı yıllarında bir süreliğine Konya’ya taşınmış. 1975-76 öğretim yılına dek Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı fen kolu izlencesinin uygulandığı okul, bu tarihte kolej dizgesine geçmiş, hazırlık sınıfı eklenmiş. 2005’de hazırlık sınıfı da kaldırılarak dört yıl olarak belirlenen öğrenim, 2008 yılında alınan kararla 5 yıla çıkarılmıştır.

Kuleli’ye 2006’da dikilen dev Türk bayrağı İstanbul’da ikincidir. İl Özel İdaresi denetiminde 15 ay süren bir çalışma ile Kuleli binasının yenilenme işi Ekim 2011’de bitirildi. Şu ‘önce güzelleştir, sonra özelleştir’ tümcesi hiç usumdan çıkmaz nedense!

Kuleli’de senaryolar: satış, kapatma, ele geçirme

Kulislerde konuşulanlara bakılırsa bu ikinci tehdit de söz konusu. ABD’nin birçok eyaletinde var -gerçi özel- ama AB’de İtalya ve Sırbistan dışındaki ülkelerde yok. Acaba bu da AB’ye uyum çerçevesinde oluvermesin? Anımsatalım Rusya’da da var. Belki bir başka senaryo da Kuleli’yi İmam Hatip Lisesi haline getirmek olabilir. Zihnen ve fiziken ele geçirildiğinde kapatmaya gerek kalmaz. Nasıl kendi paşalarına sahip çıkıp, milletvekili yapıyorlarsa, dokunmuyorlarsa, birbirlerine gül-karanfil veriyorlarsa aynı biçimde yani!

Sonsöz

Kuleli mezunlarından askeri olsun, sivili olsun, muvazzafı olsun, emeklisi olsun, okulu sattırmamak ve kapattırmamak için bir araya gelmeli ve direnmelidir. Kuleliler Derneği yönetimi niye edilgen kalmaktadır? Onlar sahiplenmezse başka bir platform kurulur ve okula sahip çıkar.

Yazıyı internetten Kuleli Marşı dinleyerek okusanız keşke: Deniz senin, toprak senin, gök senin....

Ya da alın size Kuleli mezunu A.Kadir’den iki dize: bu dünya ne parada, ne pulda, ne kalleşlikte, ne zulümde, bu dünya aşkın içinde, alın terinde.

Not: Ulusal Kanal’da yaptığımız Geçim ve Tutum izlencesinin 17.6.2012 tarihli (saat 20.00) bölümünde bu konuyu işleyeceğiz. Konuklar ise 1960’lar, 70’ler ve 80’lerden Kuleli mezunları İsmet Solak, Müjdat Kılıçkıran, Turan Küçükkaya ve Asil Gümüşdal.

Son Güncelleme: Perşembe, 14 Haziran 2012 15:45
 

Kategorideki tüm içerikleri görmek için tıklayınız

Son Köşe Yazıları