DOĞU PERİNÇEK/ “Vatan haini” ile anayasa yapmak -(TAMAMI)

PDFYazdır

 

Kılıçdaroğlu, sık sık Tayyip Erdoğan hakkında “vatan haini” nitelemesinde bulunuyor. Dikkatimi çektiği için gazete kesiklerini saklamışım. Bu köşeye sığmaz, bir örnekle yetinelim:

Devlet Bahçeli de Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerde, “vatan hainliği” ve “millete hıyanet” gibi değerlendirmelere çok kolay başvuruyor. Örneğin 18 Eylül 2011 günü yaptığı konuşmada saymışım 6 kez “hain” demiş. Yine 28 Ocak 2012 günü AKP hükümetini “Türk’e ihanet”le suçlamış (Hürriyet, 29 Ocak 2012).

Sözcükte ağırlık bırakmadılar

Kılıçdaroğlu’nun da Bahçeli‘nin de dilinde “vatan haini” kavramının bir ağırlığı yok. Çünkü “vatan haini” dedikleri AKP iktidarı ve Tayyip Erdoğan ile birlikte anayasa yapıyorlar.

“Vatan haini” gibi kavramların yerinde kullanılması kadar, kullananların kimliği de önemli. Kavramın içeriğine sadakat, lafta değil, eylemde olmalı.

İhanete en elverişli hukuk dalı

Anayasa, bilindiği gibi İcra İflas Kanununu veya Trafik Kanunu gibi sıradan bir düzenleme değildir.

Anayasa, bir devletin stratejisinin hukuk dilindeki ifadesidir. Devlet, önüne koyduğu stratejik hedefe göre, hem toplum ile ilişkisini, hem de kendi organları arasındaki ilişkileri düzenler. Anayasa, devleti kuran ve örgütleyen temel yasadır.

Eğer vatan ve millete ihanet edilecekse, bu eylem hukuk düzleminde anayasayla yapılır. Bir partinin, bir hükümetin milli devlet, vatan, millet konusundaki mevzilenmesi, anayasa tasarısına yansır. İhanet, anayasa sınavında kendini gösterir.

Her ihanetin bir anayasası vardır.

Her hain, mutlaka elini anayasaya uzatır.

İhanetin anayasası

Türkiye, ABD dayatmasıyla AKP-PKK ortaklığı tarafından bir anayasa sürecine sokuldu. Ne yapacakları bellidir:

- Atatürk Devrimi anayasanın dışına sürülecek.

- Türk milleti anayasadan atılacak.

- Türk vatandaşlığı kalkacak.

- Güneydoğu’da PKK yönetimleri kurmak için yerel yönetimlere hükümet yetkileri verilecek ve Avrupa Özerklik Şartı anayasa hükmü haline getirilecek.

CHP ve MHP ihanet masasına zincirlendi

AKP-PKK ortaklığının Oslo’da ve İmralı’da pişirdiği bu anayasa tasarısına Kılıçdaroğlu’nun bir itirazı var mı?

Yok!

Peki MHP’nin?

Devlet Bahçeli en yüksek sesle bağıran parti lideri. Ancak AKP iktidarına onun kadar bağlı bir lider de yok. O kadar ki, “Başbakan inşallah AKP’de çatlama gibi olaylara fırsat vermez. AKP’nin kaosa girmesi AKP’den ziyade ülkeye zarar verir.” diyecek kadar koyu AKP tutkunudur (13 Aralık 2011 günü MHP Grup Toplantısında yaptığı konuşma).

MHP lideri de tıpkı Kılıçdaroğlu gibi Anayasa Uzlaşma Komisyonu masasına zincirlenmiş durumda.

Yeni Anayasa için gerekli parmak sayısı AKP ve PKK’nin cebinde. Bu durumda AKP hükümeti ile PKK’nin Oslo’da yaptıkları anayasayı yasallaştırma ve topluma kabul ettirme görevini CHP ve MHP liderleri üstlenmiş bulunuyor.

O zaman niçin?

Peki CHP ve MHP liderleri niçin sık sık birlikte anayasa yaptıkları AKP yönetimini hıyanetle suçluyorlar?

Birlikte anayasa yapıyorsan, “hain” deme!

“Hain” diyeceksen, anayasa masasından kalk!

Burada Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin AKP iktidarına bağlılıklarını gürültüyle örtme çabasından başka bir neden gören varsa, lütfen kamuoyunu uyarsın.

Son Güncelleme: Cuma, 05 Ekim 2012 10:31
 

Kategorideki tüm içerikleri görmek için tıklayınız

Son Köşe Yazıları