MEHMET AKKAYA/ 12 memur konfederasyonu ve 97 sendika neden?-(TAMAMI)

PDFYazdır

 

AKP döneminde, konfederasyonların üye sayılarında ve toplam üyeye göre oranlarında artış oldu, ama sendika sayısı da enflasyon boyutuna ulaştı.

2002 yılında, 657 sayılı yasa ile Devlet memuru statüsünde çalışan ve sendikalaşma olanağı tanınan 1 milyon 272 bin 267 kamu çalışanının 650 bin 770’i sendikalı idi. 2011 yılında kamu çalışanı sayısı 1 milyon 874 bin 543’e çıktı, sendika üyesi ise, 1 milyon 195 bin 102 oldu.

KESK 2002 yılında 262 bin 348 üyeye sahipti. 2011 yılında ise, 232 bin 83’e düştü. Sendikalı sayısında 500 bin artış olmasına rağmen, üye sayısını yükseltemediği, tersine 30 bin üye kaybettiği görülüyor.

T. Kamu-Sen, 2002’de 329 bin 65 üye ile en çok üyesi olan Konfederasyonken, 2011’de 394 bin 497 üye ile ikinci sıraya düştü

Memur-Sen 2002 de 41 bin 871 üye ile üçüncü sırada iken, 12 kat artarak 515 bin 378 üye ile birinci sıraya çıktı.

2008’de kurulan Birleşik Kamu-İş, 2011’de üye sayısını 26 bin 442’ye çıkardı.

Sendikalı sayısında 500 bin atış oldu, sendikalaşma oranı yüzde 48’den yüzde 64’e çıktı.

Rakamlar böyle.

Üye artışı, sendikaların başarısından mıdır? Hayır.

21 yıllık ‘grevli, toplu sözleşmeli sendika’ mücadelesinde bir arpa boyu yol alınamadı.

Öte yandan memurların iş güvencesi ve özlük hakları ortadan kaldırılıyor.

Bu başarısızlıklara rağmen üye artışının sebebi korkudur. AKP döneminde memurların haklarına yönelen saldırı artarak hızlandı. Memur, kendisini güvencede hissedeceği çatı arıyor. Güvence arayışı, mücadele ederek korunmak kadar, Hükümet yandaşı sendikanın eteğine saklanma eğilimi de arttırdı. Rakamların gösterdiği budur.

Hükümet yanlısı sendikanın üyesini 9 yılda 12 kat artırması, hükümetin baskısı karşısında diğer sendikaların memura güvence veremeyişleri yüzündendir. Bu kadar açık...

Kendi sendikacılığını sorgulamayan, memurun korkaklığına ve teslimiyetine suç bulanlar, cesaret için neden kale yaratamadıklarını düşünmeliler.

Diğer önemli sebep ise, etnik bölücülüğün ve irticanın sendikalara sokulmasıdır, Partilerin sendikaları yönetmesidir. O kadar ki, sendika yöneticilerini partilerin tayin etmesi, hatta Kandil’den yönetici atanması, ulu orta yapılabilmektedir.

AKP, MHP, PKK, ÖDP, EMEP, SP, BBP, yandaş sendikalar kurdular ya da kurulu sendikaları ele geçirmeye çalıştılar. Memur, partilerin ya da örgütlerin av alanı oldu. Sendika üyesi memur sendikasından uzaklaştırıldı. Eylemlere katılım ve sendikalara güven azaldı. Ayrılmalar ve yeni sendika kurmalar hızlandı.

2002 yılında 11 işkolunda sendika sayısı 48 idi, 2011 yılında ise 97’ye çıktı.

Bağımsız sendika sayısı 4 iken 31 oldu.

En çok ayrılma ve yeni sendika kurma, eğitim ve sağlık alanında oldu. Eğitim alanında sendika sayısı 26 oldu, sağlık alanında ise, 21 sendika kuruldu.

BASK’ı T. Kamu-Sen’den ayrılanlar kurdu.

USEK’i Memur-Sen’den ayrılanlar kurdu, sonra kapandı.

Birleşik Kamu-İş’i, KESK’ten ayrılanlar kurdu.

Din-Bir-Sen, Memur-Sen’e bağlı Diyanet-Sen’den ayrıldı.

Kapananlarla birlikte konfederasyon sayısı 12 oldu. 7 Konfederasyon varlığını sürdürüyor. Yeni bir Konfederasyon kurma hazırlıkları ise sürüyor. Memur sendikalarındaki tartışmalar, hükümetin memurların haklarına yönelen saldırısı arttıkça, daha da hızlanacak.

Oysa sadece rakamlar bile, tartışmanın yanlış yapıldığını, sorunu tespit etmekten kaçıldığını göstermeye yetiyor. Hükümet güdümlü sendikacılık kadar, partilerin, etnik ve dini bölücülüğün etkisi kırılmadan, memur sendikalarında sular durulmayacak.

Son Güncelleme: Perşembe, 10 Mayıs 2012 12:54
 

Kategorideki tüm içerikleri görmek için tıklayınız

Son Köşe Yazıları