Türkiye’nin ilk ve tek elektronik edebiyat dergisi: KEÇİ

Halil Türkden

Halil Türkden



Okunma 03 Haziran 2016, 12:26

Odağına edebiyatı ve insanı koyarak, zengin içeriğiyle okuma kültürümüzü geliştirmeyi amaçlayan Keçi dergi, özellikle eğitimci, kütüphaneci, akademisyen, yayıncı, sanatçı, çevirmen, tasarımcı ve editörler tarafından ilgiyle izleniyor. E-dergi, keciedebiyat.com adresi üzerinden ücretsiz olarak yayımlanıyor. Derginin editörü Halil Türkden sorularımızı yanıtladı.

Ece Kırbaş
| Keçi edebiyat dergisinin çıkmasının itekleyici gücü ne oldu, bu fikir nereden doğdu?

Haziran 2014’te ilk sayısı yayınlandı Keçi’nin. Edebiyat yayıncılığında 20. yılını kutlayan Günışığı Kitaplığı’nın yıllardır düzenlediği konferans ve seminerlerinde usta edebiyatçıların sunduğu içerik havuzu çok kıymetliydi. Keçi, KIŞ sayılarında Türkiye’nin ilk ve tek yayıncılık konferansı olan Zeynep Cemali Edebiyat Günü’nün, YAZ sayılarında ise yurdun her bölgesinden öğretmen ve kütüphanecilerin katıldığı Eğitimde Edebiyat Seminerleri’nin içeriğini yayınlıyor.

| "Keçi" adı neyi simgeliyor? "sokaklardan ve caddelerden değil, zorlu yollardan seke seke geliyoruz." diyorsunuz. Bu inatçılık neden?
Geleneksel medyanın, edebiyat dergilerinin türlü “ekonomi politik” nedenlerden, oksijen maskesiyle çalıştığı zamanlardayız. Edebiyat kitabı yayımlamak da, öğretmenlerin çocuklara istedikleri kitabı okutmaları da, sözün ve anlamın “gösteri ve popülarite”ye karşı mücadelesi de giderek zorlaşıyor. Aforizmalar paylaşmak, havalı cümlelerle hayatın anlamını çözmek varken edebiyatı ve edebiyatın imkânsızlıklarını neden tartışalım ki? Böylesi bir dönemde, “inadına edebiyat” dedik işte. Sanırım yolumuz da pek düz değil. Patikalardan geçmeli. Hele ki dijitalde edebiyatı tartışan metinler okutmak istiyorsanız… Ama şimdilik çok iyi gidiyor Keçi, tam anlamıyla “seke seke”…

| Son dönemde o kadar çok dergi bolluğu oluştu ki, Keçi dergi bu bollukta nerede yer arıyor ve buluyor?
Keçi, Türkiye’nin ilk ve tek elektronik edebiyat dergisi. Web sitesi değil, edebi metin yayınlayan bir e-dergi de değil. Edebiyatı tartışan, kendine has içeriğini, basılı bir derginin planına sadık kalarak, okurlarına ücretsiz ulaştıran bir e-dergi. Bu tartışmayı yılda iki kez düzenlenen, edebiyatın üretim aşamasından insanlara ulaşmasına kadarki süreçte emek verenlerin katılımıyla gerçekleşen iki etkinliğin içeriğiyle yapıyor. Dünyanın her yerinden, her zaman, keciedebiyat.com adresinden kolaylıkla ulaşılabilir. .

| Dergilerdeki bu artışı nasıl değerlendiriyorsunuz? Edebiyatın gücünü arttırdığı yönündeki fikirlere karşıt olarak olumsuz fikirler de dile geliyor son dönemde.
Dergiler artsın bence, dergi kadar keyifli bir iş yok. Öte yandan yaşatması da, yaşatırken içeriğin niteliğini belli bir seviyede korumak da zor. Edebiyat dergisi çok yok, birbirinin aynısı ve aynı şeyleri okurun gözüne sokan edebiyat dergileri çok. Özgünlükten söz edilemiyor haliyle. Popülarite, haz ve sosyal medyayla gelen kendini yansıtma, diğer deyişle ne okuduğunu ya da ne okuduğunu ilan etme kültürü bu kirlenmeyi getirdi sanki. Edebiyat dergisi diyorsak, başka bir alan o. Özellikle öyküye ve kitap eleştirilerine yer veren dergiler, blog ve portallar okurları tatmin eden seviyede.

| Keçi Dergisi editörü Halil Türkden "rahatsız etmek için geliyoruz" diyor başyazısında. Edebiyat alanında eleştiri ve sorgulama kültürünün eridiğini düşünüyor musunuz? Niyetiniz kimi rahatsız etmek?
Eleştiriye yer veren yayınlara saygım sonsuz. Eskiden eleştirinin iyisi kötüsü tartışılırmış. Cemil Meriç, Nurullah Ataç, Oğuz Atay… Ama bugün eleştiri yok ki ortada… Kitap tanıtım yazıları basın bültenlerinden aşırılmaya, metnin sorgulanması da özete dönüşmeye başladı. İlgiyle, her hafta yazsın da okuyalım diye beklediğim birkaç eleştirmen usta kaldı maalesef. Haliyle metnin olduğu kadar okurun da demlenmeye ihtiyacı var.

| Peki, yeni ve 5. Sayınız olacak Keçi YAZ 2016’da neler bekliyor okurları?
Keçi’nin 14 Haziran’da yayınlanan YAZ 2016 sayısı yine önemli kalemleri ağırlıyor. Keçi 5. sayısında; Ahmet Ümit, Sevin Okyay, Yalvaç Ural, Mine Soysal, Yusuf Çotuksöken ve Aslı Der gibi edebiyatçıların kitapla ve edebiyatla olan yolculuklarını, edebiyat gündemimize ilişkin değerlendirmelerini paylaşıyor.
Lise ve ortaokullarda gerçekleştirilen yaratıcı okuma uygulamalarından örneklerin yanı sıra yayın dünyasından ve halk kütüphanelerinden haberleri de içeren yeni sayının kapak konusunu, Ahmet Ümit’in “Edebiyat dünyayı kurtarabilir mi?” başlıklı yazısı belirledi. Gençleri öykü yazmaya heveslendiren Zeynep Cemali Öykü Yarışması’na yönelik içeriğiyle usta yazar Adnan Binyazar da YAZ 2016’nın sürprizlerinden biri.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.