YAŞ’ı öğrendiler darbe yaptılar

Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar, tanık sıfatıyla verdiği ifadede ‘Bu darbe teşebbüsünü planlayanların bu çılgınlığa girişmelerinde Ağustos Şurası’na ilişkin yaptığımız çalışmalarda bu örgütün büyük darbe yiyeceğini anlamasının en önemli etken olduğunu düşünüyorum’ dedi

YAŞ’ı öğrendiler darbe yaptılar
26 Temmuz 2016 Salı 11:09

Aydınlık / Ankara
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra başlatılan soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla verdiği ifadede darbecilere “TSK tarihine leke sürdünüz; gideceğiniz tek yer Cumhuriyet savcısı” dediğini söyledi.
FETÖ’nün darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında, 15 Temmuz’da bir süre alıkonulan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın tanık sıfatıyla verdiği ifadenin ayrıntıları ortaya çıktı. Akar, kalkışmanın başladığı 15 Temmuz’da saat 17.00-18.00 sıralarında makamında çalışırken Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in yanına geldiğini ve kendisine MİT’ten gelen bilgi ile akşam içerisinde Kara Havacılık Okulu’ndan 3 helikopterin görevlendirilmesiyle bir faaliyet icra edileceği yönünde istihbaratı ilettiğini kaydederek, “Ben, Yaşar Paşa ve Salih Zeki Çolak ile acilen alınacak tedbirleri tartışmaya başladık. Havada bulunan askeri uçak ve helikopterlerin üslerine dönmesi, yeni kalkışlara da engel olunmasına ilişkin emrimi ilgili komutanlara verdim. Yaşar Güler de bu emri Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezine iletti ve bu şekilde tüm askeri hava araçlarının uçuşlarının durdurulması emrimiz ulaştırılmış oldu. Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Metin Gürak’ı arayıp, bizzat Etimesgut Zırhlı Birlikler Tümenine gitmesini, hiçbir tankın ve zırhlı aracın hiçbir sebeple birlik dışına çıkmasına müsaade edilmemesi yönünde tedbirler almasını emrettim” bilgisini paylaştı.

‘TUĞGENERAL EVRİM GÜLEN’LE GÖRÜŞTÜRMEK İSTEDİ’
Akar, Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık’ın elinde iki yapraktan oluşan bir metni önce okuduğunu, ardından da kendisine uzatarak, ‘Komutanım, siz şunu bir okuyun ve bunu imzalayıp televizyonda okursanız her şey çok güzel olacak, herkesi alıyoruz, herkesi getiriyoruz’ dediğini aktardı. Bu teklifi şiddetle reddettiğini dile getiren Akar, “Onlara ‘Kendinizi ne zannediyorsunuz? Siz kimsiniz?’ Sizin başınız, kıçınız kim?’ diye bağırdım. Bunun üzerine Hakan Evrim, ‘Dilerseniz sizi kanaat önderimiz Fethullah Gülen ile görüştürürüz’ gibi bir şey söyledi. ‘Ben kimseyle görüşmem’ diyerek tersledim. Sözde bildiri metnini imzalamamı ve okumamı istediklerinde elimi bile sürmedim, okumadım, hatta bana okuduklarında önemsiz ve alaycı bir şekilde dinledim” ifadelerini kullandı.

‘GİDİP TESLİM OLUN’
Orgeneral Akar, şunları anlattı: “Telefonla görüşüp eşime askeri hattan Akıncı Üssü’nde olduğumu ve kendilerine iyi bakmalarını söyledim. Olayların sonunda anladım ki eşim bu bilgiyi ilgililerle paylaşmış. Televizyon 2-3 saat sonra açıldığında ekranda TBMM’nin, emniyet binalarının bombalandığı yazıyordu. Sinirlendim, bağırıp çağırmaya başladım. Bunun üzerine geldiklerinde Ömer, ölümü göze aldıklarını söyledi. Hepsi robot gibiydi adeta. Silahlı Kuvvetlerin tarihine leke sürdünüz. Gideceğiniz tek yer Cumhuriyet savcısı, askeri savcı ve inzibattır. Gidip teslim olun’ şeklinde daha da hiddetli ve yüksek sesle birkaç kez haykırdım. Hiç cevap vermediler.”
Orgeneral Akar, “Darbeci hainlerin morallerinin zaman ilerledikçe çöktüğünü gözlemliyordum. Önce Boğaz Köprüsü’nden teslim olan tankçılara ilişkin görüntüler, ancak çok daha önemlisi Cumhurbaşkanımızın Atatürk Havalimanı’nda canlı yayında toplanan kalabalığa hitabı, darbeci hainlerin bütün ümitlerini sanırım yok etti. O andan itibaren Amiral Ömer Harmancık ve Tuğgeneral Hakan Evrim’i bir daha görmedim. Bir cep telefonu getirip Başbakan ile görüştürdüler. Telefonla konuşurken orada bulunan tüm bu hainlerin gözlerinin içine baka baka Başbakanımıza ‘Hiçbir pazarlık söz konusu olmayacak, askeri savcı, cumhuriyet savcısı, polis ve inzibata teslim olacaklar’ dedim. Benzeri şekilde MİT Müsteşarını aradım” bilgilerini paylaştı.

‘SIK ULAN DiYE BAĞIRDIM’
Akar, ifadesinde, karargahta görevli Proje Yönetim Daire Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli’nin muhtemelen saat 21.00’de geldiğini gördükten sonra yaşananları, “Mehmet Dişli oturduğum masadaki sandalyelerden birisine oturup ‘Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı biraz sonra göreceksiniz’ gibi şeyler söyledi. Ben önce anlamlandıramadım ancak bunun bir kalkışma olarak ifade edebileceğim bir operasyon olduğunu anladım. ‘Ne diyorsun ulan sen ne operasyonu, sen manyak mısın, sakın ha yapmayın’ şeklinde bağırdım” diye özetledi.
Mehmet Dişli’nin dışarıya doğru hareketlendiği sırada kapıda Serdar Yüzbaşı, Abdullah Astsubay ve Levent Yarbay’ı gördüğünü kaydeden Akar, “Odanın içerisine hızla ve aniden girmeye kalkıştıklarını fark edince ayağa kalktım ve o esnada Levent Türkkan, ‘Komutanım otur, kalkma, sakin olun, zorluk çıkartmayın’ şeklinde bağırdı. Beni birisi iterek sandalyeye oturmamı sağladı ve o esnada arkadan bir başkası, elinde el havlusu tarzında bir şeyle hem ağzımı hem burnumu kapatarak, nefes almamı engelledi. Benim bu şekilde direnmem üzerine burnumu açacak şekilde ağzımı kapattılar. Bu mücadele sırasında kelepçenin bileklerime verdiği acı nedeniyle yeniden bağırmaya başladım. Çıkartmalarını söyledim ve hatta ayağa kalktım. O esnada Levent Türkkan’ın elinde tabanca ile ‘Komutanım sakin olun, vururum, sıkarım’ gibi şeyler söylediğini işittim. Hatta ben bir iki adım daha atıp, kendisine ‘Sık ulan’ diye bağırdım” ifadelerini kullandı.

‘GÖZALTINA ALINMASININ UYGUN OLACAĞINI DEĞERLENDİRDİM’
Akın Öztürk’ün, kendisinin götürüleceği anlaşılınca ‘Komutanım ben de sizinle geleyim’ dediğini aktaran Hulusi Akar, “Bunun uygun olmayacağını düşündüm. Fakat sürekli ısrar ediyordu. Onu üs binasında bırakıp çıktık. Helikopterle Çankaya Köşkü’nde Başbakanlığa iniş yaptık. Başbakanlık Müsteşarı bizi karşıladı. Ben ve peşimde Mehmet Dişli geldi. Açıkçası arkamdan gelenleri kontrol etmedim. Başbakanlık binasına girdik. Bu şekilde ben de hürriyetime kavuştum. Müsteşar Bey ile baş başayken bana peşimden gelenin kim olduğunu sordu. Ben de yaşadığım olayları kısaca özetledim ve Mehmet Dişli’nin gözaltına alınmasının uygun olacağını değerlendirdim. Zaten bilahare gözaltı işlemi yapıldığını öğrendim” dedi. Akar, ifadesini şöyle tamamladı: “Bu darbe teşebbüsünü planlayanlar, uygulamaya koyanların bu örgüt mensupları olduğuna inanıyorum.

‘ŞURA’DA CİDDİ ADIMLAR ATILACAK’
Bu çılgınlığa girişmelerinde Ağustos Şurası’na ilişkin yaptığımız kapsamlı, ciddi ve titiz çalışmalarda bu örgütün büyük bir darbe yiyeceğini anlamasının en önemli etken olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca İkinci Başkanımla beraber çevremizdeki personellerin bir kısmının bu örgütle bağlantılı oldukları hususunda şüphelerimiz gelişmişti. Şura’da çok ciddi adımlar atacaktık.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.