Tutuklu general Batı’yı işaret etti

Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan ifadesinde, ‘Bu olayın içinde Batı ülkelerinin bir parmağı olduğunu düşünüyorum’ dedi

Tutuklu general Batı’yı işaret etti
06 Ağustos 2016 Cumartesi 11:57

Mehmet Bozkurt
[email protected]

Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan ifadesinde, “Bu olayın içinde Batı ülkelerinin bir parmağı olduğunu düşünüyorum. Ancak bunu NATO üzerinden değil gizli servisler üzerinden gerçekleştirmişlerdir” dedi.
15 Temmuz darbe girişiminde tutuklanarak cezaevine konulan, YAŞ’ta da TSK’dan ihraç edilen eski Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy’un savcılık ifadesine Aydınlık ulaştı. Ulusoy ifadesinde, darbecilerin atama listesinde adının “göreve devam edecekler” bölümünde yazdığını sonradan öğrendiğini ve 15 Temmuz akşamı karargahta olmadığını söyledi.

‘O GECE İSTİFAMI YAZDIM’
Ulusoy, “Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı olarak darbeyi daha önceden fark etmem gerekirdi” dedi ve o gece görevinden istifa dilekçesi yazdığını öne sürdü. Ulusoy, darbecilerin “Göreve devam edecekler” listesinde adının olmasına ilişkin ise şunları söyledi: “Listede olduğumu ihtilalin ertesi gün öğrendim. Mesaj ve Evrak Dağıtım Sistemi’ne (MEDAS) gelen atama listesinden benim o an haberim olmadı. Günler sonra öğrendim. Bunun sebebi benim çalıştığım birimin kritik olmasındandır. Bu başkanlığı idare edecek prensip başkanı bulamadıkları için görevde tutulduğumu düşünüyorum. Ben bu grup içerisinde yer almadım.”

‘TUĞGENERALLER ENDİŞELİYDİ’
İzmir’de FETÖ’ye karşı yürütülen soruşturmanın tuğgenerallerde travma yarattığını söyleyen Ulusoy ifadesinde şunları kaydetti: “Bu askeri darbe girişiminin altında yatan sebep; TSK içerisindeki tuğgeneral düzeyinde askeri personelin duyduğu endişedir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ikisi amiral, toplam 6 denizci subay hakkında bir soruşturma başlattı. Bu soruşturma ordu içinde ikinci bir ‘Balyoz’ olduğu şeklinde söylentilere yol açtı. FETÖ savcıları ile Savcı Bato (İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Okan Bato) arasında fark olmadığını söylemeye başladılar. Bu tutuklamalar infial oluşturdu. O gün planlanmış bir olay değildir. Askeri darbe belki önceden planlanmıştır. Ancak bu olay TSK içinde, ben de dahil, herkeste travma meydana getirdi. FETÖ’cü ve FETÖ’ye yakın tuğgeneraller sıranın kendilerine geleceği endişesiyle askeri darbeyi erkene almış olabilirler. Askeri darbe planına bakıldığı zaman; iki-üç ay içerisinde planlanabilir. Bu acemi bir planlamadır. Askeri darbeyi ordu içindeki Fetullah Gülen cemaatine yakın veya bu cemaatten olan askerlerin planlayıp icra ettiği anlaşılmaktadır.
Fetullah Gülen cemaatinin TSK içerisinde bir potansiyeli vardır. TSK içerisindeki gençleri bilmem ancak general seviyesindeki kadroların neredeyse yarısı cemaate mensuptur ya da bu cemaate yakın hisseder. Genel olarak bu gruba yönelik devletin operasyonlarından bir rahatsızlık vardır. Ancak ben bunlara yakın olmadığımdan (darbeyle ilgili) herhangi bir talepleri olup olmadığını söylemediler.”

‘PARTİGÖÇ PLANLAMIŞ OLABİLİR’
Ulusoy, darbe teşebbüsüyle tutuklanan generallerin sorulması üzerine şu iddiaları öne sürdü: “(Genelkurmay Başkanlığı Personel Başkanı) İlhan Talu korgenerali ben Harbiye’den beri tanırım. Dini cemaatlerle hiçbir bağı yoktur. Ülkücü olarak bilirim. Onunla ilk olarak görüştüm, bence İlhan Talu’nun olayda herhangi bir katkısı yoktur. Askeri darbe yapacağını sanmam. Askeri hiyerarşide Talu benden daha kıdemlidir. Mehmet Dişli (Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Dönüşüm Dairesi eski Başkanı Tümgeneral) dini gruplara yakındır. İnanç olarak da Fetullah Gülen grubuna kendini yakın hisseder. Ancak açıkça desteklediğini görmedim. Mehmet Partigöç (Genelkurmay Başkanlığı Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral) bu işi planlamış olabilir. Karargaha girdiğimde komutanın (Genelkurmay Başkanı’nın) yerinde onu gördüm. Mehmet Partigöç planlamış olabilir.”

‘O ARTIK YOK’
Olay günü 20.40 sıralarında Genelkurmay karargahından ayrıldığını ifade eden Ulusoy, kız kardeşinin evinde yemekte olduğu sırada emir astsubayının telefonla arayarak, “Çatışma çıktı, Genelkurmay’da herkes tutuklandı, sizi arıyorlar, sakın gelmeyin” demesiyle olayı öğrendiğini söyledi. Ulusoy olayın ciddiyetini televizyonda izledikten sonra anladığını belirtti. Uçakların alçaktan uçmaya başlamasıyla 23.30’da Genelkurmay’a giden Ulusoy, şöyle konuştu: “Genelkurmay’a yaklaştığımızda nizamiyeden ateş edildiğini gördüm. Kuzey nizamiyesine yaklaştım, emir astsubayımı aradım. Karargahtakilerin ona silah verdiklerini ve emniyet görevi verdiğini söyledi. Sivil olduğum için yürüyerek ellerimi kaldırıp nizamiyeye yaklaştım. İçeri kimseyi almıyorlardı. Kapıda Doğan Üstüntaş isimli yarbay sorumluydu, ikna olunca beni içeri aldı. Genelkurmay Başkanı’nın odasına kadar götürdü. O katta çalışanların tamamı silahlıydı. Komutanın odasında Mehmet Partigöç ve Sinan Sürer amiral vardı. Her ikisi de bana soğuk davrandı. Arkamda havacı bir yarbay vardı, ona komutana ne olduğunu sordum, ‘O artık yok! Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ dedi. O sırada Baki Kavun’un tutuklanarak götürüldüğünü gördüm. Oradan dönerken Doğan Üstüntaş’a isyancıların başarılı olamayacağını anlattım. Beni halkı nizamiyeden uzaklaştırıp ikna etmem için gönderdiler. Sendikacı arkadaşımı yanıma alıp halkın arasına karıştım. Bu sırada bir helikopter halka ateş açtı. Kimse beni dinlemedi ve umudu kestim.”
Ulusoy bir kriz masası oluşturulması için Özel Kuvvetler Komutanı Zeki Aksakallı, eski Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Başbakanlık’tan Ömer Sertbaş ve çeşitli isimleri aradığını anlattı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.