Türkiye’nin Önceliği PKK’yı Bitirmek

Diplomasi trafiğimiz gerçekten yoğun. Çünkü ABD ve AB Türkiye’nin giderek kendi kontrol alanlarının dışına çıkacağı ihtimalini görüyorlar.

Türkiye’nin Önceliği PKK’yı Bitirmek
22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:34

OKTAY EKŞİ’YLE 3 SORU 3 CEVAP

M. İlker Yücel

1. Diplomasi trafiği yoğun. Rusya, İran ve Türkiye üçlü çalışma grubu kurdu. Çavuşoğlu İran’a gitti. Suriye PKK hedeflerini vurunca, ABD kuvvetlerini bölgeden kaçırdı. Binali Yıldırım ‘İstesek de istemesek de Esad aktör, oturulur, konuşulur’ dedi. Neler olacak?
Diplomasi trafiğimiz gerçekten yoğun. Çünkü ABD ve AB Türkiye’nin giderek kendi kontrol alanlarının dışına çıkacağı ihtimalini görüyorlar. ABD hem Büyük Ortadoğu Projesi denen tuzağın Türk kamuoyu tarafından görülmüş olmasından hem de özellikle “Kürtler” konusunda Türkiye’ye dürüstçe davranmadığının ortaya çıkmış olmasından rahatsız. Sadece o değil, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardında CIA’in olmadığına Türkiye’de bir tek Türk’ü bile ikna edemeyeceğini gördü. Bir diğer ifadeyle ABD “suçüstü yakalanmış olmanın” sıkıntısı içinde. Buna bir de Fetullah Gülen’i iade edip etmeme meselesi eklendi. Onun telaşıyla ABD’nin üst düzey yetkilileri Türkiye’nin eşiğini aşındırıp duruyorlar.
Avrupa Birliği de 53 senedir “aldık, alacağız” teraneleriyle oyaladıkları Türkiye’nin artık Avrupa Birliği özlemi taşımadığını görmüş olmalı. Türkiye’ye karşı sayısız defa dürüstlüğe aykırı politikalar uyguladılar. Örneğin “insan gücünün serbest dolaşımı” yıllar önce başlayacaktı, engellediler. “Tam üyelik müzakereleri” başlayınca “Türkiye’ye hangi kriterleri uyguluyorlarsa yeni üye olacak öteki ülkelere de aynını uygulayacaklarını” vaat ettiler, tam tersini yaptılar. Bizi kapıda bekletirken, tam üyelik müzakerelerine bizden sonra başlayan kaç ülkeyi üye olarak kabul ettiler. Güney Kıbrıs’ın üye olması halinde AB üyeliğinin sağlayacağı hakların Kuzey Kıbrıs’a da uygulanacağını taahhüt ettiler, yerine getirmediler.
Tüm bunlara ek olarak şimdi ortada, son 10 yıllık dış politikası iflas etmiş o yüzden yeni arayışlar içine girmiş bir Türkiye var:
| Türkiye Suriye’de batağa saplandı.Suriye’de -yanlış politikaların kaçınılmaz sonucu olarak- Esad’ın kapısını çalıp özür dilememize ramak kaldı.
| Rusya ile ilişkisimiz uçurumun kenarından döndü.
| Türkiye-İsrail ilişkilerini düzeltebilmek, üç sene aldı.
| Sanki Türkiye’nin “demokrasi” ve “hukuk devleti” sicili pek bir matahmış gibi tutup Mısır’a demokrasi ve hukuk devleti dersi vermeye kalkmamız Mısır’ı değil bizi yaraladı. Şimdi onu düzeltmenin peşrev havalarını dinliyoruz.
İşte bu gerçekler Türkiye’yi Rusya, İran ve mümkün olursa Azerbaycan’ı da içine alan yeni bir politika izlemeye yöneltti. Çavuşoğlu’nun ani ve gizli İran gezisi bu çerçevede görülmelidir. Kaldı ki PKK meselesini -ABD’nin ikiyüzlü politikalarına rağmen- kökünden çözebilmenin tek yolu anlaşıldı ki Türkiye-İran-Rusya ve bir sonraki aşamada Suriye işbirliğidir. Ama görebildiğim yanlış değilse Türkiye en öncelikli mesele olarak PKK’yı bitirmek kararlılığındadır. Yeni politika arayışlarındaki eksen budur. Kurulan Üçlü Çalışma Grubu o doğrultunun ürünüdür ve bir başlangıçtır.

2. Yarın Binali Yıldırım, Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli Çankaya Köşkü’nde bir araya gelecek. Vatan Partisi de Kanun Hükmünde Kararnameleri izleme komitesi kurarak sürece ilişkin kritik uyarılarda bulunuyor. Sert bir şekilde eleştirdikleri torba yasadaki tartışmalı 35. madde geri çekildi. AKP bu zorlu süreci tek başına götürebilir mi?
Başbakan Binali Yıldırım’ın 22 Ağustos Pazartesi günü CHP ve MHP Genel Başkanlarıyla yapacağı görüşmeyi, demokrasimizi normalleştirme çabalarının iyi bir sonucu olarak görüyorum. Elbet bu diyaloğun devamını diliyorum. Bu tür diyalogların bazı yanlışları önlediğini Hakkâri ve Şırnak’ı “ilçe” statüsüne indirip yeni kurulacak Yüksekova ve Cizre illerine bağlama teşebbüsünden vazgeçilmesiyle bir kere daha gördük.
TBMM’nin son oturumunda kabul edilen Torba Yasadaki 35. maddenin tasarıdan çıkarılması da öteki örnektir. Bu maddenin kabulü Cumhuriyet’in kimliğinde özel önem taşıyan Türk Tarih Kurumu, Atatürk Orman Çiftliği gibi kurumların da hallaç mezat pazara sürülmesini önledi. Bu konuda duyarlık gösteren herkese teşekkür borcumuz var. Vatan Partisi’nin örneğini yukarıda verdiğim yanlışları önlemek için bir “Kanun Hükmünde Kararnameleri İzleme Komitesi” kurması belli ki çok yararlı olacak bir teşebbüstür.
Sorunuzun en önemli kısmı bence sonda: “AKP bu zorlu süreci tek başına götürebilir mi?”
AKP ülkeyi tek başına yönetince ne yaptığını gördük. Umarım kendileri de görmüştür. Eğer “diyalog” yoluyla doğruların daha kolay bulunduğunu hâlâ öğrenemedilerse bırakalım başlarını yeni bir duvara çarpıncaya kadar gitsinler.

3. Hep siyaset soruyoruz. Peki, sizce Olimpiyatlarda neden altın madalya kazanamıyoruz?
İşte bu soru en zoru, çünkü ben “spor” dünyasına yeterince ilgi duymayan biriyim ama bildiğim bir örnekten yararlanarak soruyu yine de yanıtlamaya çalışayım:
Rio Olimpiyatlarına giden ekibimizde “Artistik Jimnastik” dalında yarışan Tutya Yılmaz’ı tanıyorum. (Tutya, Ordu yaylalarındaki çok nazlı ve çok güzel kokulu bir çiçeğin adıdır) Tutya’nın bu olimpiyatlarda yarışabilmek için 13 senedir yani dört yaşından beri çalıştığını biliyorum. Tutya daha Rio’ya gitmeden “ne derece alabileceğini” biliyordu. “Finale kalmak zor ama hedefimde bu defa o var. Ben aslında 2020’de yapılacak Olimpiyat için çalışıyorum” diyordu. Dediğini bugüne kadar nasıl yaptıysa bundan sonra da aynı şekilde yapacağına inanıyorum çünkü yaptığı işi ciddiye alıyor. Hedefini biliyor. Disiplinle çalışıyor ve başarıya ulaşıyor. Eğer Tutya’daki anlayışı diğer yarışma dallarına ve yarışmacılarımıza da yerleştirebilirsek, elbet bronz madalya alınca yetinmekten kurtuluruz.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.