Tiyatroda bu kadar kan dökülür mü?

FETÖ’cü darbe girişimine ‘tiyatro’ diyenlere kumpas davalarında yargılanan komutanlar karşı çıktı. Emekli Org. Balanlı, ‘Öyle tiyatro olur mu? İnsanların öldüğü, katliamların yapıldığı, meclisin bombalandığı, savaş uçaklarının sürüldüğü, 208 şehidin olduğu bir olay bir müsamere olabilir mi’ dedi

Tiyatroda bu kadar kan dökülür mü?
19 Temmuz 2016 Salı 11:19

Füsun İkikardeş
15 Temmuz Amerikancı darbe girişimine kimi gazeteci ve strateji uzmanları, “tiyatro” benzetmesi yaparak “müsamere gibi” yorumunu getirdi. Hatta, bu değerlendirme giderek yaygınlaştı ve girişimin ciddiyetini ve çapını örtecek bir kara propagandaya dönüştü. Aydınlık, Balyoz kumpasını yaşayan komutanlara mikrofon uzattı ve “Tiyatro gibi mi?” diye sordu.
Balyoz kumpasında tek muvazzaf orgeneral olan ve Hava Kuvvetleri Başkanlığı’na getirilmesine kesin gözüyle bakılan Bilgin Balanlı, Mayıs 2011’de tutuklandı, 2014 Haziran’ında tahliye oldu. Üç yıl tutukluluğu sırasında 2013 YAŞ’ında emekli edildikten sonra Hava Kuvvetleri Komutanlığın’na getirilen Akın Öztürk ise, bugün FETÖ’cü darbe girişiminin bir numaralı şüphelisi olarak gözaltında sorguda. Org. Balanlı, halefine ilişkin şimdilik konuşmak istemedi, ancak 15 Temmuz için “Çok korkunç bir olay atlattık. Türkiye çok büyük bir uçurumun kenarından döndü” dedi. Darbe girişimi için “tiyatro” ya da “müsamere” denmesine ise şu yorumu getirdi: “Böyle tiyatro olur mu? İnsanların öldüğü, katliamların yapıldığı, meclisin bombalandığı, savaş uçaklarının sürüldüğü, 200 şehidin olduğu bir olay bir müsamere olabilir mi? Hiç böyle düşünülebilir mi?”

1. AŞAMASI KUMPAS DAVALARIYDI
Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanıyken tutaklanan ve sonra emekli edilen Tümamiral Cem Gürdeniz, sorumuza çok net yanıt verdi: “Hayır asla değildi!” Değerlendirmesi ve darbenin ilk aşamasıyla kurduğu ilişki ise şöyle: “Çok önceden kurgulanmış planlanmış bir teşebbüstü. Bir tiyatro olsa 6 saat meclisin bombalanmasına izin verilmez! Bir tiyatro olsa bu kadar kan dökülmesine izin verilmez! Tamamen Pensilvanya’da bulunan ve koruma altıntaki Fetullahçı Terör Örgütü’nün 1980’den sonra oya gibi işleyerek geliştirdiği bir darbe planıdır. En önemli aşaması Eregenekon, Balyoz ve diğer kumpas davalarıyla geliştirilmiştir. En büyük darbeyi Atatürkçü, Cumhuriyetçi subayları tasfiye ederek birinci aşamayı gerçekleştirdiler. Bu aşama olmasa 15 Temmuz’a gelinmezdi. İlk aşamayı maalesef TBMM’nin, devletin gözü önünde yaptılar. Ancak Türkiye bu talihsiz skandal darbeyi önleyerek kendine yepyeni bir yol çizmiştir.” Ancak, Gürdeniz, Çin atasözünü hatırlattı: “Her büyük felaket sonunda fırsatlar yaratır” ve ekledi:

TÜRKİYE İÇİN BİR FIRSAT
“Bunu da Türkiye için büyük bir fırsat olarak görüyorum. Türkiye’nin tüm devlet kurumlarında Fetullahçı Terör Örgütü’nün yayılması, lenf kanserinin vücuda yayılması gibidir. Hastalık, teşhis edilmiştir. Bu kansere temizlendikten sonra Türkiye yepyeni bir güvenlik ve dış politika rotaı çizebilecektir. Bu menfur olaydan ABD ve AB, yani Batı’nın ders çıkarması gerekir. Türkiye Afrika’daki bir muz cumhuriyeti değildir. 600 yıllık bir imparatorluk geleneği, 500 yılı 15 yıla sığdırmış bir devrimin ve Mustafa Kemal’in çıktığı toprakların sahibidir.”
Peki bu darbe girişimi başarılı olsaydı, ne olurdu? Gürdeniz bu soruyu sordu ve yanıtladı: “Eğer bu darbe başarılı olsaydı, Türkiye’nin ordusuz ve devletsiz kalma riski ortaya çıkardı. Çünkü Yugoslavya’da bu model denenmiştir. Kışlalar kışlalara, komşular komşulara saldırmış ve sonunda Yugoslavya ortadan kalkmıştır. Balkan savaşında da benzeri oldu. İttihat Terakki ile Hürriyet ve İtilaf Partisi’ne mensup subayların kendi içindeki kavgaları, Bulgar ordusunun Çatalca’ya kadar gelmesine fırsat sağlamıştır. Türkiye tarihinden ders almalı, bu yaralarını en kısa zamanda sarmalı, yeni çizeceği rotada alnı açık başı dik bir şekilde yürümelidir.”

PLANLANMIŞTI VE YAPILDI
Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Oramiral Özden Örnek, Balyoz tertibinde “Darbe Günlükleri”yle gündeme geldi. Örnek, 15 Temmuz’a tiyatro denmesini şöyle değerlendirdi: “Tiyatro kelimesi hangi anlamda kullanılıyor bilmiyorum ama bir gerçek var, olay oldu. Planlanmış ve yapıldı, oldu. Bunu tiyatroya benzetmeye gerek yok bence. Bu iş oldu, olmaması gereken bir şey oldu. İnsanlar hislerine yenik düşüp duygularının esiri olarak hiç yapılmaması gereken bir olayı yaptılar. Olay hiçbir boyutuyla tasvip edilecek bir olay değil. Ben bunların ne yapmak istediklerini, niçin yaptıklarını anlayamadım. Yapılanlarla onlara yakıştırılmaya çalışılan şeyler birbirine uymuyor. Fethullah adına yapılmak istendiyse Allah hepimizi korudu. Çok ciddi bir olay yaşadık. Bazı şeyler onların istediği gibi gitseydi ne siz beni arayabilirdiniz, ne ben size cevap verebilirdim.”

TİYATRO DİYENLERİN AKLINDAN ŞÜPHE EDERİM
Kumpas mağduru Emekli Tümamiral Soner Polat, halen Vatan Partisi USMER İstanbul Başkanı. Siyasetçi olarak değil, askeri gözle bakarak 15 Temmuz’u değerlendirdi: “Net açık kesin bir darbe girişimidir. Düşünebiliyor musunuz 180 ölü, 2000 yaralı, uçaklar helikopter düşürüyor, alçak uçuş yapıyor, karargahlar, meclis bombalanıyor, genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanları derdest ediliyor, net çatışmalar oluyor, şehitler veriliyor... Böyle bir olaya tiyatro diyenlerin aklından şüphe ederim. Net açık bir şekilde CIA destekli Fetullahi bir darbe girişimidir. Peki CİA’nın parmak izlerini nerede görüyoruz? Darbelerde hiçbir şekilde insanlara ateş edilmedi. Bunlar kendi insanlarını alçakça öldürecek adar canidir. 11 Eylül’ü düşünün, kendi merkezini bile düşürdü. Pentagon şuraya girsin dediler, 15 gün sonra Afganistan’da büyük bir askeri harekat başlasın. Bunu ancak CIA akıl eder, bir Türk düşünmez. Bunlara müsamere diyen Türkiye’yi terk etsin. Her kimse, kalemi kağıdı bırakacak başa şeyle uğraşacak”.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.