TBMM’ye atılan bombanın faili Fethullah Gülen’dir

Meclisin meşruiyeti tartışılmış olsa, “Demek ki bunlar meclisi gayrı meşru (illegal) bir yapı olarak görüyorlar. Yayınladıkları o Türkçesi zayıf yani acemice kaleme alınmış “Yurtta Sulh Konseyi” imzalı bildiride böyle bir ifade olsa, bombalamayı onunla açıklarsınız.

TBMM’ye atılan bombanın faili Fethullah Gülen’dir
18 Temmuz 2016 Pazartesi 11:59

M. İlker Yücel

| 24. Dönemi TBMM Meclis Başkanı olarak siz açtınız. TBMM darbe kalkışması sırasında bombalandı. Meclisi neden bombaladılar?
Meclisin bombalandığını öğrendiğim dakikadan beri yanıtını aradığım soruyu yönelttiniz. Bu dakikada bile zihnimde doyurucu bir yanıtım yok. Meclis’te darbecilerin fiilen sonuç almasını engelleyecek bir silahlı güç olsa, “Oradaki silahlı unsurlar darbecilerin karşısına çıktı, bu yüzden darbeciler ateş açmak yahut bomba yağdırmak durumunda kaldı” diye düşünebilirsiniz. Oysa ortada öyle bir durum yok.
Meclisin meşruiyeti tartışılmış olsa, “Demek ki bunlar meclisi gayrı meşru (illegal) bir yapı olarak görüyorlar. Yayınladıkları o Türkçesi zayıf yani acemice kaleme alınmış “Yurtta Sulh Konseyi” imzalı bildiride böyle bir ifade olsa, bombalamayı onunla açıklarsınız. Bildiriyi o gece dinledim, metnini sonra göremedim ama aklımda kaldığına göre o da söz konusu değil. O halde bunu ancak Meclise kurum olarak düşmanlık besleyen bir zihniyet yapabilir. O da bizi, “millî iradeyi değil, bir başka iradeyi meşru gördükleri sonucuna götürür. Orada mantığımız, yegâne meşru irade (meşru otorite) olarak Fethullah Gülen’i ve onun cemaatini kabul eden bir cuntanın Meclisi bombalattığı noktasına ulaştırır. Çünkü yaşadığımız bu çok vahim olayın görünen faili Fethullah Gülen cemaatidir.

| Çok sayıda rütbeli asker gözaltında. Bunların çoğunun Ergenekon ve Balyoz gibi tertiplerde doğrudan veya dolaylı olarak tutuklama sürecine etkisi olduğu biliniyor. Önümüzdeki Yüksek Askeri Şura’ya bu koşullarda gidiliyor. Ergenekon tertipleri döneminde yüzlerce vatansever subay sahte belgelerle görevden el çektirilmişti. Bu askerlerin tekrar göreve getirilmesi tartışılıyor. Yorumunuzu alabilir miyiz?
Bu sorunuza yanıt verirken, dünya demokrasi ve hukuk tarihinde aynen ABD’deki McCarthy dönemi gibi ve onun kadar iğrenç “Ergenekon” ve “Balyoz” başlıklı iftiralar döneminde mağdur edilenleri ve o yüzden silahlı kuvvetlerimizin uğradığı ağır tahribatı anımsıyorum. O ağır iftiralardan uğradığımız zararın mağdurları ister istemez politize oldular. Ben, politize olmuş insana silahlı bir güce üniforma giyinme, hükmetme ve o yönde yetki kullanma hakkı verilmesini tehlikeli bulurum. O çok kıymetli askerler değerlendirilebilir ama üniformalarını tekrar giyerek değil, birikimlerinden başka şekilde yararlanarak değerlendirilmeleri doğru olur.

| Darbe girişimi başarılı olsaydı bizi neler bekliyordu?
Hepimizi belki asırlar boyu sürecek bir karanlık bekliyordu. Bunu demişken ilâve edeyim: Darbeye karşı çıkmak, Tayyip Erdoğan zihniyetini desteklemek, Türkiye’nin o zihniyet tarafından yönetilmesini istemek HİÇ değildir.
Halkımız darbecilere Erdoğan ve zihniyetini değil DEMOKRASİYİ yani iyi işleyen bir hukuk devletinde özgürce yaşamayı istediği için karşı çıktı. Çünkü bugünkü koşullarda bile (ki ben ülkemde bugün demokrasinin olduğunu maalesef söyleyemiyorum) elimizde dört yılda bir seçim sandığına gitmek ve (adil olmasa da) temiz seçim yapma şansı var.
Eğer yaşadığımız 15 Temmuz travmasından sonra AKP iktidarı (pratikte Recep Tayyip Erdoğan) frenleri boşalmış bir kamyon gibi anti-demokratik bir Türkiye inşa etme amacına hızla gitmeye kalkarsa (maalesef bunu merhum Menderes’in 1959 Şubatında maruz kaldığı Londra uçak kazasından sonra yaşamıştık) her şey çok hem de çok kötü olur.
Dilerim Adalet ve Kalkınma Partisi bu tehlikeyi önleyecek basireti gösterir.
Keşke o bağlamda umutlu olabilsem.”

Etiketler; #İlker Yücel

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.