Özal ne zaman sahneye çıktı

Kamu yani milletin mallarının yine haraç mezat, hatta haraç mezatın dışında vahim hatalarla yeniden satışa çıkarılmasının ilk vehameti “Özal dönemi” ile başlamıştı.

Özal ne zaman sahneye çıktı
19 Ağustos 2016 Cuma 11:59

Taylan Sorgun

Kamu yani milletin mallarının yine haraç mezat, hatta haraç mezatın dışında vahim hatalarla yeniden satışa çıkarılmasının ilk vehameti “Özal dönemi” ile başlamıştı. Bir yap işlet devretçilik vardı ama o da bir bakıma satıştı.
Şimdi dikkat: Özal’ın kamu mallarını satışa çıkarması siyaseti, ABD’deki “yüksek mahfillerle” ABD de yaptığı görüşmelerden ve mutabakatlardan sonra “babadan kalma miras gibi” satışlar böylece devreye sokulmuştu.

1907’DE SELANİK
Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde 3. Ordumuz Selanik’te idi. Mustafa Kemal de Selanik’te 3. Ordu’da bulunuyordu. Akşamları daha sonraları cephelerde ve Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’nde, Cumhuriyet’in kuruluşunda beraber olacağı genç kurmay arkadaşlarına geceleri Beyaz Kule’de geleceğe dönük de konuşmalar yapmaktaydı.

ENDÜSTRİ DEVRİMİ
Mustafa Kemal bir gece konuşmasında şöyle demişti: “Avrupa devletleri endüstri devrimlerini yapabildiler ama biz kapitülasyonlar yüzünden sanayi, endüstri devrimimizi yapamadık. Fakat bir zaman ve muhakkak biz de sanayi, endüstri devrimimizi yapmak mecburiyetindeyiz.”

VE CUMHURİYET
Cumhuriyet’in ilanına gidilirken toplumun bütün kesimlerinden katılımlarla “İzmir İktisat Kongresi” toplattırılmıştı. Ve o kongrenin ardından da Cumhuriyet’in endüstri ve sanayi devrimi hareketleri başlatıldı.
“Kamu İktisadi Kuruluşları”nın yani milletin malları olan kuruluşlar ardı ardına kurulmaya başlanmıştı. Cumhuriyet’in ilk dönemi 1907 Selanik kararlarının uygulanmasını başlatmıştı.

DÖRT ESAS
Kamu İktisadi Kuruluşları ile ilgili olarak Mustafa Kemal’in başkanlığındaki zamanın iktisatçıları Kamu İktisadi Kuruluşları için Atatürk’ün, Mustafa Kemal’in çizdiği siyaseti şöyle esaslara başlamışlardı:
1-) Kamu İktisadi Kuruluşları’ndaki esas “sosyal devlet” tatbikatıdır. 2-) Bu kuruluşlar süratle ve yüksek seviyede üretime başlayacaklardır. 3-) İstihdam bu kuruluşların asli vazifelerindendir. 4-) Kuruluşlar Anadolu’ya yayılacak ve çevrelerinde yeni bir sosyal hayata öncülük edeceklerdir.
Bu dört ilke Anadolu’ya yayılan Kamu İktisadi Kuruluşları’nda hassasiyetle uygulanmaktaydı.

BAYAR-MENDERES
1950 yılına kadar Cumhuriyet’in bu devrim hareketi sürmüştü. 1950’de Demokrat Parti iktidara gelmişti. Cumhurbaşkanı Bayar, ta İttihat ve Terakki döneminden beri Atatürk’ün çok yakınında olmuştu. Adnan Menderes Başbakan olmuştu. Demokrat Parti “liberal ekonomi” dönemini başlatmıştı. Ama Kamu İktisadi Teşebbüsleri de hassasiyetler içinde sürdürülmekteydi.

DEMİREL ZAMANI
Başbakan olan Demiral zamanına kadar bütün iktidarlar Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ni sürdürdüler ve geliştirdiler. Demirel de bu süreci hassasiyetle devam ettirmişti. Hatta Ruslarla ortak yatırımlara da girmişti.
Bakınız, yakın dostluğum da olan Sakıp Sabancı bir gün bana şöyle demişti: “Bak ağam biz yetişmiş işçiyi, kaliteli işçiyi ancak bu kuruluşlardan sağlayabilirdik. Olmasalardı işimiz çoook zordu...”

ÖZAL SAHNEDE
Zamanla Özal’ın sahneye çıkışı vardır. Ben o tarihlerde zamanın önde gelen gazetelerinden Kemal Ilıcak’ın Tercüman Gazetesi’ndeki benim odamda işadamları, sanayiciler, siyasetin önde gelenleri ile açık oturumlar yapıyordum. Özal henüz sessizdi. Bir gün Kemal Ilıcak’a, “Taylan Bey benimle bir söyleşi yapar mı?” demiş. Özal aldığı cevap üzerine beni aradı.

PARTİ Mİ KURACAKSIN?
Özal sessizdi ama herkes merak ediyordu. Ben de Nazlı Ilıcak dostuma telefon ederek pazar günü Özal’ı yalıya davet ettiğimi söyledim. Nazlı Ilıcak dostum o gün yalıya siyasetçileri, iktisatçıları da davet etmişti. Ben de Özal’ın yanına millici endüstrici Halit Narin ile iktisatçıların önde gelenlerinden Emre Gönensay’ı davet etmiştim. Açık oturum saatlerce sürdü. Özal ilk defa konuşıyordu.
Bir ara yalının havuzunun başına gitti, ardından dostum Kemal Ilıcak geldi ve Özal’a “Sen parti kuracaksın galiba” demişti ve Özal’ın sahneye çıkışı o yalıdaki açık oturumla olmuştu.

ÖZAL’IN YIKIMI
Özal seçimleri kazanmıştı. Ve o sıralara Demiral bana “Özal gelmesini bilir gitmesini bilmez” demişti. Özal 1952 yılında ABD’de ekonomi tahsili de yapmıştı. Mesleki merakla Özal’ın o sürecini araştırdığımda gördüm ki Özal ABD’de “önemli mahfillerle” de yakın ilişkiler kurmuş.
Özal ABD’deki Başkanlık Sistemi’ni benimsemişti. Cumhurbaşkanlığı seçimi geldiğinde bunu gündeme sokacaktı. Zaman zaman bundan söz ediyordu. Fakat başarılı olamamıştı.

EYALET SİSTEMİ
Özal’ın “ABD mahfilleri ile” ilişkileri hiç bitmemişti. ABD’deki Eyalet Sistemi’ne hayranlık duymaktaydı. O mahfiller “bunun yararlı olacağını da” söylemekteydiler.
Özal’ın bu düşüncesi yaygınlaşırken ve Özal bazı nabızları yoklarken zamanın TSK’sının güçlü komutanları Özal’a, “Bu sistem Türkiye’yi parçalar, bundan vazgeçiniz” demişlerdi.
Şimdi hatırlanacaktır, bir süre önceki süreçlerde bölge parlamentoları da gündeme sokulmuş, ama bir süre sonra sessizlik başlamıştı.

MAHFİLLER VE YIKIM
Özal, ABD’nin yukarıda da sözünü ettiğimiz “o önemli mahfilleri” ile ilişkilerini sürdürmekteydi. “O mahfillerin siyasetleri iktisadi bakımda nüfusu süratla artan Türkiye’yi iktisadi ve ona bağlı siyasi politikaları için” tam bir tüketim toplumu haline getirmek politikasını uygulamaktaydılar. Ve nihayet Özal’a Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nin ipini çektirmeye başlamışlardı.
Cumhuriyet’in bu büyük endüstri, üretim kuruluşları artık yok edilmeye başlanacaklardı. Ve tabii orada çalışan binlerce işçi de işssizler ordusuna katılacaklardı.

DALAN’IN KOPUŞU
Bedrettin Dalan İstanbul Belediye Başkanı iken İstanbul’a önemli hizmetler getirmişti. Dalan ile de yakınlığımız olmuştu. Dalan’ın İstanbul hizmetleri bir temel teşkil etmişti. Dalan bizim Tercüman’a gelir ve zaman zaman söyleşiler yapardık.
Ama anlamaya başlamıştım ki, Dalan Özal’ın siyasetlerinden rahatsızdır. Ve nihayet Tercüman’da bir başka söyleşimizi yaparken Dalan, Özal ile siyasi ilişkilerini koparmıştı. Yaptığımız o söyleşi önemlinin de ötesinde yankılar yaratmıştı çünkü Dalan’ın söyledikleri önemlinin de ötesindeydi...  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.