O mahkemeler kurulmasaydı Cumhuriyet olmazdı

O mahkemeler kurulmasaydı Cumhuriyet olmazdı
19 Nisan 2015 Pazar 10:08

Hikmet Çiçek 

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 17 Nisan günü yaptığı basın toplantısında, Meclis arşivlerinde bulunan İstiklal Mahkemeleri zabıtlarının uzun bir çalışma sonrasında tasnif edildiğini açıkladı. Çiçek, "95 yıldır arşivlerimizde bekleyen zabıtlar gün yüzüne çıkarılmıştır. Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarına denk gelen çok önemli bir döneme ışık tutacaktır. Bugünün kolaycılığı ile geçmişi suçlamak çok doğru olmaz. Amacımız, geçmiş olayları bir suçlama malzemesi yapmak değildir. Yeni bir kin yaratmak değildir. Gerçekler bütün çıplaklığı ile ortaya çıksın istiyoruz" diye konuştu. Çiçek, İstiklal Mahkemeleri zabıtlarının günümüz Türkçesine çevrilen ilk üç cildini de basınla paylaştı. 

Neoliberal solcuların ve dinci gericilerin sürekli saldırdığı İstiklal Mahkemeleri'nin görevi, ülkenin yaşadığı olağanüstü koşullarda "ihtilal kanunları"nı uygulamaktı. 

Ankara'da kurulan Meclis, en önemli sorun olan askerden kaçmayı önlemek, kaçanları koruyanları cezalandırmak, Kuvayı Milliye'nin gücünü kırmaya veya zayıflatmaya çabalayanlardan hesap sormak istiyordu. "Hıyanet-i Vataniye Kanunu" bunun için çıkarılmıştı. Yasadan beklenen sonucu elde etmek için hızlı çalışan ve hızlı karar veren, olağanüstü yetkilerle donanmış yeni mahkemelerin kurulması gerekiyordu. 

Dr. Tevfik Rüştü Bey'in (Aras) yaptığı ilk kanun teklifinde mahkemelerin adı "İhtilal Mahkemeleri" idi. Daha sonra Refik Şevki Bey'in de (İnce) teklife katılmasıyla mahkemelerin adı "İstiklal Mahkemeleri" olarak saptandı.  

ADI FRANSIZ DEVRİMİ'NDEN 

Bu ad, Fransız Devrimi sırasında (Mart 1793) kurulan mahkemelerden alınmıştı. Fransızların devrim mahkemeleri bir jüri, bir savcı ve iki yargıçtan oluşuyordu. Mahkemelerin kararı kesin olup, temyiz hakkı yoktu. Her iki mahkeme de büyük bir tehdit altında olan devrim koşullarında kurulmuşlardı, birbirlerine çok benziyorlar ve benzeri suçlara bakıyorlardı.  

İstiklal Mahkemeleri idam cezasını ancak adam öldürmek, soygun ve tecavüz suçlarına veriyordu. Prof. Dr. Ergün Aybars'a göre mahkeme üyelerinin mebuslardan seçilmesindeki amaç, yasama ve yürütme yetkisine sahip bu kişilerin, yargı görevini de hiç kimseden emir almadan bağımsız olarak, Meclis adına uygulamaları idi.  

SOLA DEĞİL GERİCİLİĞE KARŞI 

İstiklal Mahkemelerinde idam cezasına hükmedilen hiçbir solcu, sosyalist yoktur. Sadece Yeşil Ordu ve Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası'nın kurucusu ve yöneticisi olan Birinci Meclis'te Tokat milletvekili Nazım Bey, 1921 yılında 15 yıl kürek cezasına çarptırılmıştır. O da çok kısa bir süre sonra ilan edilen genel afla salıverilmiştir.  

İsmet Paşa hatıralarında; "Takrir-i Sükun Kanunu ve İstiklal Mahkemeleri gibi radikal tedbirlere müracaat etmeden Cumhuriyet'i, yeni rejimi korumak mümkün değildir" der. İkinci dönem, yani Cumhuriyet dönemi İstiklal Mahkemeleri ise İstanbul basını sorunu ile kurulan İstanbul İstiklal Mahkemeleri, Şeyh Sait İsyanı üzerine kurulan Ankara ve isyan bölgesi İstiklal Mahkemeleri idi. Bu dönemdeki İstiklal Mahkemeleri daha çok cumhuriyet düşmanı faaliyetleri, saltanat ve hilafet yanlılarını ve devrim karşıtlarını yargılamıştı. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.