Hoş geldin Murat kardeşim

15 Eylül 2006 günü Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan “Atabeyler” davasının ilk duruşmasında tutuklu sanıkların tümü tahliye edildi! Ancak Murat Eren’in çilesi bitmedi.

Hoş geldin Murat kardeşim
19 Ağustos 2016 Cuma 17:46

Hikmet Çiçek
[email protected]

Tarihler 18 Mayıs 2006’yı gösteriyordu. “Vatansever” rumuzu ile Emniyet’e gönderilen bir e-posta ihbarı ile bir “suikast” soruşturması başlatılıyordu. O zamanlar henüz “Ergenekon” imal edilmemişti. Büyük kumpasların ön hazırlığı yapılmaktaydı. 2006’nın Haziran ayı başlarında gazeteler “Başbakan’a suikast” haberleriyle doluydu. Suikast hazırlığı için Başbakan Tayyip Erdoğan’ın evinin krokileri bile hazırlanmıştı. Başbakan danışmanı Cüneyt Zapsu, dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun oğlu Murat Aksu, hatta şovmen Mehmet Ali Erbil bile “çete”nin ölüm listesindeydi. Bunlar yetmiyormuş gibi, “Atabeyler” adı verilen örgüt, Zapsu’nun BİM marketler zincirini de bombalamayı düşünmüşlerdi!

NİHAİ HEDEF TSK
25 Ağustos 2006 akşamı Flash Tv’de Saygı Öztürk ile Taşkın Şenol’un hazırlayıp sunduğu programın konukları Murat Eren’in babası emekli Harita Astsubay Hikmet Eren ile bendim. Sağ olsun Hikmet Eren o programın görüntülerini şimdi Facebook’a yüklemiş. Konu, 17 Mayıs 2006 günü yapılan Danıştay cinayeti ve “Atabeyler” operasyonu.
Danıştay saldırısına adının karıştırılmasını onuruna yediremeyerek intihara teşebbüs eden ve kısa sürede takipsizlik kararı verilerek aklanan Muzaffer Tekin, programa telefonla bağlanarak şunları söylüyor:
“Benim hedefe konularak gerçekleştirilen operasyon, Cumhuriyet tarihinin medya destekli en büyük siyasi komplosudur. Nihai hedefi ise Türk Silahlı Kuvvetleri’dir. Ulusal bütünlüğümüzün güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yoğun bir psikolojik harekât yapılmaktadır.”
Sevgili Muzaffer Tekin ile daha sonra Silivri’de yıllarca can yoldaşı olacağımızı elbette bilemezdik!

TAHLİYE OLDU AMA...
Atabeyler yalandı. Hepsi, F tipi polisin medyaya servis ettiği bir senaryodan ibaretti. 15 Eylül 2006 günü Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan “Atabeyler” davasının ilk duruşmasında tutuklu sanıkların tümü tahliye edildi!
Ancak Murat Eren’in çilesi bitmedi.
Yüzbaşı Murat Eren, 31 Mayıs 2006’da tutuklanmış, 3 ay 22 gün sonraki ilk duruşmada tahliye edilmişti. Savaş helikopteri pilotuydu. Skorsky, Kobra ve Black Hawk’ları (Kara Şahin) oyuncak gibi kullanacak kadar ustaydı. Ancak daha duruşmalar bile başlamadan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla TSK’dan ihraç edildi.
Yargılama, özel yetkili mahkemelerde yıllarca sürdü. Murat, “suikast” ve “örgüt” suçundan beraat etti, “izinsiz patlayıcı madde bulundurmak”tan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sivil mahkemede beraat eden Murat Eren, aynı suçlamadan dolayı yargılandığı Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nde “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak” suçundan 5 yıl hapis cezası aldı. Mart 2013’te girdiği cezaevinden Ekim 2014’te “denetimli serbestlik” yasası kapsamında tahliye oldu. Ancak, Yargıtay’ın kötü ünlü 9. Ceza Dairesi, sivil mahkemenin “patlayıcı madde bulundurmak”tan verdiği hapis cezasını alelacele onadı. 13 Şubat 2015’te Murat Eren’e yine cezaevi yolu göründü. Murat Eren, o günden bu yana tahliye haberi bekliyordu.
FETÖ’nün kumpas davaları kapsamında cezaevinde kalan son asker Yüzbaşı Murat Eren şimdi özgür. Peki ama Murat’ın ve ailesinin yıllardır çektiği çilenin hesabını kim verecek? İkincisi, 15 Temmuz darbe girişimine katıldığı gerekçesiyle 265 pilotun ihraç edildiği TSK’da savaş pilotu ihtiyacı doğdu. Murat Eren’e neden “buyur gel” denilmiyor?

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.