Gazeteci cinayetinde gizlenen telefon

Haydar Meriç cinayetiyle ilgili gözaltına alınan şüphelilerden 9 kişi tutuklandı. Tutuklama kararında polislerin FETÖ örgütüyle irtibatlı olduğu, cinayetle ilgili konuşacak polise baskı yaptıkları belirtildi

Gazeteci cinayetinde gizlenen telefon
28 Haziran 2016 Salı 11:59

Gamze Çınlar
[email protected]


Gazeteci Haydar Meriç’in, Fetullah Gülen aleyhinde kitap yazma hazırlığında olduğu için istihbarat polisleri tarafından kaçırılıp öldürüldüğü iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 9 kişi tutuklandı. Kararda, Kırklareli gibi küçük bir ilde, kendi çapında yerel gazetecilik yapan Haydar Meriç’in, Gülen hakkındaki iddialarının bu denli önemsenip “İstanbul, Ankara ve Kırklareli istihbaratında hummalı bir çalışmaya girişilmiş olmasına” dikkat çekildi. Meriç’in eşinden gizlenen son iki telefon görüşmesinin “kuvvetle muhtemel cinayeti işleyenlere ait” olduğu belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Hasan Yılmaz tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 35 şüpheliden adliyeye sevk edilen 18’inin savcılıktaki ifadeleri tamamlandı. Şüphelilerden 15’i tutuklama talebiyle, 3’ü ise adli kontrol talebiyle İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
Mahkemeye çıkarılan 15 şüpheliden İzzet Otyakmaz, İbrahim Güneş, Mehmet Demirbilek, Emrah Uslu, Adem Akpınar, Kahraman Küllücek ve Abdül Köksal’ın “silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahtecililiği” suçundan tutuklanmalarına karar verildi. Şüpheli İbrahim Şimşek “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme ve tasarlayarak bir suçu gizlemek, başka bir suçun delillerini gizleme ya da yakalanmamak için öldürme” suçlarından, şüpheli Bekir Mert “cebir tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan tutuklandı. 2 kişi doğrudan serbest bırakılırken, hakimlik serbest bırakılan şüpheliler N.Y., N.A., H.Ş. ve M.D. hakkında yurtdışına çıkış yasağı koydu.

ANKARA VE İSTANBUL’DAN
Hakimlik kararında, “Haydar Meriç’in Fetullah Gülen’in hayatına ilişkin sansasyonel bir açıklama yapacağının duyulması üzerine şüpheli İbrahim Güneş, İzzet Otyakmaz, İbrahim Şimşek tarafından yapılan istihbari çalışma ve oluşturulan raporla gerçeğe aykırı olarak DHKP/C Silahlı Terör Örgütü faaliyetlerinde bulunduğu gerekçesiyle istihbari dinlenmesine başlanıldığı” kaydedildi.
Karara göre, şüpheli İbrahim Şimşek’in konuyu Ankara İstihbarat Daire Başkanlığı ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’ne bildirmesi üzerine harekete geçildi. Meriç’in ev olarak da kullandığı işyerine böcek koymak, bilgisayarında incelemeler yapmak üzere Ankara İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan şüpheliler Mehmet Demirbilek, Abdül Köksal, şimdi firarda olan Enes Çiğci ve Serkan Keskinkılıç ile birlikte önce İstanbul’a geldikleri, burada bir gece konakladıktan sonra Kırklareli’ye geçtikleri kaydedildi. İstanbul’dan da Emrah Uslu, Kahraman Küllücek ve Adem Akpınar’ın aynı şekilde Kırklareli’ye gittiklerine dikkat çekilen kararda, bu kişilerin Meriç’in işyerinde arama yaptıklarının, bilgisayarından imaj aldıklarının bilirkişi raporuyla tespit edildiği belirtildi. Söz konusu şüphelilerin Meriç’in işyerine böcek koydukları, bu çalışma sırasında Meriç’i fiziki ve teknik takibe aldıkları, telefonlarını da baz vermeyecek konuma getirdikleri ifade edildi.

SON İKİ TELEFON
Kararda, adı geçen şüpheli polislerin “kendilerini meslektaşlarından bile gizleme ihtiyacı hissettikleri, bu doğrultuda görüntü vermeme adına çevredeki kamera kablolarını kestikleri, genel arama kılıfı altında Haydar Meriç’in el çantasını dahi aradıkları” kaydedildi. Meriç’in söz konusu olaylardan yaklaşık on gün sonra kaybolmasının ardından eşinin son iki telefon görüşmesi için başvuru yaptığı hatırlatılan kararda, eşe söylenmeyen son iki görüşmenin TİB’ten açığa çıktığı vurgulandı. Mahkeme kararında, bu görüşmelerin kuvvetle muhtemel cinayeti işleyenlere ait olduğuna işaret edildi.
Kararda, cesedin açığa çıkmasından sonra o dönem Kırklareli İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan şüpheli polis Salih Döğenci’nin konuyu İstihbarat Daire Başkanı’na bizzat aktaracağının anlaşılması üzerine şüpheli polisler Bekir Mert ve firari Salih Keskinkılıç tarafından Ankara’da karşılandığı, psikolojik baskı ve tehditle Daire Başkanlığı’na gitmesine engel olunduğu, Keskinkılıç’ın evinde yatırılarak ertesi gün memleketine gönderildiği aktarıldı.

ÇELİŞKİLİ İFADELER
Kararda, “Kırklareli gibi küçük bir ilde kendi çapında yerel gazetecilik yapan maktül Haydar Meriç’in bahse konu örgüt lideri FETÖ-PDY lideri Fethullah Gülen hakkındaki iddialarının bu denli önemsenip İstanbul, Ankara ve Kırklareli istihbaratında hummalı bir çalışmaya girişilmiş olmasına” dikkat çekildi. Şüpheliler İbrahim Güneş ve Abdül Köksal’ın sorguda çelişkili ifadeler verdikleri, bazı şüphelilerinse olaylara ilişkin sorulara ‘hatırlamıyorum’ diye yanıt verdikleri belirtildi. Hakimlik, bu durumun ‘şüphelilerin örgütsel amaçla hareket ettiğine yönelik kuvvetli suç şüphesinin oluşmasına neden olduğunu’ bildirdi.
Kırklareli’de 2011 yılında ortadan kaybolan gazeteci Haydar Meriç’in cesedi 18 gün sonra Akçakoca’da domuzbağı yapılmış şekilde denizden çıkarılmıştı.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.