Fethullah Gülen Terör Örgütü 'cinsel içerikli konuşmaları' baskı amaçlı arşivlediler

Emniyet, Fethullah Gülen'in liderliğindeki örgütü, "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması" FETÖ/PDY olarak tanımladı. Bu tanımlama ilk kez yapıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün hazırladığı ek fezleke İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunuldu.

Fethullah Gülen Terör Örgütü 'cinsel içerikli konuşmaları' baskı amaçlı arşivlediler
22 Şubat 2015 Pazar 16:52

Mehmet Bozkurt

Emniyetçe iddia edilen FETÖ'nün amacı: Fetullah GÜLEN liderliğindeki Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) güdümünde yeni bir hükümet veya anayasal düzen kurmak.

Fezlekeye göre örgütün 1 numaralı ismi Fethullah Gülen. Taraf yazarı, eski polis Emre Uslu ve Bugün gazetesi yazarı, eski savcı Gültekin Avcı diğer Gülen'in ardından gelen ilk şüpheliler. Amerika'da yaşayan Gülen hakkında İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 19 Aralık 2014 tarihli kararı ile, "Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme" suçundan "yakalama emri" çıkartıldı. Gülen gibi yurt dışında olan Uslu için ise benzer bir karar bu aşamada yok.

Fezlekede toplam 80 şüpheli yer alıyor. İstanbul merkezli 12 ilde düzenlenen son operasyonla birlikte 28'i tutuklu 80 kişi ''Yasa dışı dinleme, casusluk, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, resmi belgede sahtecilik, terör örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs" iddiasıyla suçlanıyor.

AMAÇLARI HÜKÜMET YEKTİLERİNİ GÖZALTINA ALMAK

Fezleke İstanbul'da 22 Temmuz 2014 gününden bu yana yürütülen cemaatçi polislere yönelik ayrı olan soruşturmalardaki şüphelilerin amacının bir olduğuna dikkat çekiyor. Hedeflerinin kamuoyunda Selam Terör Örgütü olarak bilinen Kudüs Ordusu Terör Örgütü soruşturmasında hükümet yetkililerini gözaltına almak olduğu belirtiliyor:

"Adı geçen şüphelilerin kamuoyunda 17 ve 25 aralık darbe girişimi soruşturmalarını yürüten Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki operasyonları yürüten şüphelilerle paralel olarak amaç birliği içerisinde hareket ettikleri, nihai hedef olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti Başbakanını, Bakanlarını ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarını sözde Kudüs Ordusu Terör Örgütü soruşturması kapsamında gözaltına almayı planladıkları ve bu sayede Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs ettikleri Fetullah GÜLEN liderliğindeki Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) güdümünde yeni bir hükümet veya anayasal düzen kurmayı amaçladıkları anlaşılmıştır."

Fezlekede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Başbakan Ahmet Davutoğlu, çeşitli bakan ve bürokratların olduğu 101 isim mağdur ya da şikayetçi sıfatıyla yer aldı.

Fezlekede iddia olunan Fethullahçı Terör Örgütü'nün hareket tarzı şu ifadelerle anlatıldı:

ÖRGÜT NASIL HAREKET EDİYOR?

"Eylemleri gerçekleştiren devletin kolluk kuvvetlerinin devlet hiyerarşisi içerisinde gücünü ve yetkisini kanunlardan değil de, örgüt lideri olan şüpheliden aldıkları, yapmış oldukları iş ve işlemlerde devletin çıkarları değil de, örgüt ve örgütün bağlı olduğu güçlerin çıkarları doğrultusunda yaptıkları, yapılması muhtemel soruşturmalar ve operasyonlar için örgüt lideri olan şüpheliye görüşü sorularak talimatlarının alındığı görülmüştür.

Örgüt lideri olan şüphelinin örgüt üyelerine talimatlarını vermek amacıyla kullandığı www.herkul.org adlı internet sitesinden değişik tarihlerde örgüt üyelerinin anlayabileceği üslupla yapmış olduğu konuşmalarda yapılması muhtemel soruşturmalar ve operasyonel çalışmalar için örgütünü talimatlandırdığı, bunun sonucunda soruşturmayı yürütmekle görevli örgüt üyelerinin alınan talimatlara aykırı hiçbir eyleminin olmadığı anlaşılmıştır."

'ÖNCE MEDYA KANADI ALGI ÇALIŞMASI YAPIYOR'

Kendisine bağlı örgütün medya kanadını oluşturan örgüt üyeleri ise yürütülmesi muhtemel ya da yürütülmekte olan soruşturmanın içeriğiyle ilgili paralel bir çalışmanın içerisinde bulunduğu, bu kapsamda örgütün yayım ve yayın organları ile bu yayın organlarında köşe yazarlığı yapan örgüte bağlı kişilerin kamuoyunda algı çalışmasını yaparak, halkın tepki ve duygularının yönetiminde aktif rol aldıkları, yapılması muhtemel soruşturma ve operasyonların halk nezdinde itibar görmesi için propaganda ayağını yürüttükleri değerlendirilmiştir."

'USLU MİT TIRLARINI 4 GÜN ÖNCE YAZDI'

Bu çalışmaya örnek olarak Taraf yazarı Emre Uslu ve Bugün yazarı Gültekin Avcı'nın yazıları ve twitter mesajları delil olarak kabul edildi. Uslu'nun, 19 Ocak 2014'te Suriye'ye giderken durdurlarak MİT'e ait olduğu ve içinden füze başlığı çıktığı iddia edilen tırlarla ilgili olaydan 4 gün önce 15 Ocak 2014 tarihli “El Kaide-İHH TIR vs.” başlıklı yazısında MİT’in İHH’ya ait tırlarla El Kaide’ye verilmek üzere Suriye’ye silah götürdüğü, yine 14 Ocak 2014 tarihinde paylaşmış olduğu twitinde ise MİT’in İHH vasıtasıyla El Kaide’ye silah gönderdiğine atıfta bulunmasına dikkat çekildi.

MUT'A NİKAHI 16, KILCAL 61 KEZ

Bugün yazarı Gültekin Avcı'nın eski savcı olmasından da faydalanarak hukiki bir algı oluşturulduğu belirtilirken, buna örnek olarak şu olay anlatıldı:

"Samanyolu Televizyonu'nda 23 Eylül 2013 ve 19 Nisan 2014 tarihleri arasında yayınlanan Şefkat Tepe isimli diziye Fetullah Gülen’in talimatı ile formatında değişiklik yapılarak daha sonradan eklenen 'Karanlık Kurul' yada 'Karar Kurulu' diye adlandırılan sahnelerde Gülen’in yaptığı konuşmalarda kullanılan 'Mut’a' nikahı kelimesinin 16 defa Kılcal kelimesinin 61 defa olmak üzere birden fazla, sistematik olarak sürekli kullanıldığı, bahse konu dizinin ilk olarak 5 Ekim 2013 tarihli karar kurulunda İranlı bir karakteri canlandıran ve Tersli diye hitap edilen şahıs tarafından Muta söylemi kullanılmış, dizinin haftalık yayınlanan ilerleyen bölümlerinde de sürekli Muta nikahı konusunun işlendiği görülmüştür.

Dizide işlenen bu konulara paralel olarak Bugün gazetesi yazarı olan Gültekin Avcı adlı kişi 2013 yılının Eylül ve Ekim aylarında ( henüz sözde Kudüs Ordusu Terör Örgütü soruşturması ile ilgili hiçbir malumatın olmadığı tarihlerde ) sistematik olarak İstihbarat- Muta-Acem konularıyla ilgili 4 adet ve 2014 yılında da 3 adet köşe yazıları yazarak kamu oyunda Selam Tevhid olarak bilinen soruşturma dosyasında şüphelilere atfedilen suçlamalarla ilgili kamuoyunda algı çalışması yaparak ilerleyen dönemde gerçekleşmesi muhtemel operasyonlarda gözaltına alınacak şüphelilere yüklenmesi düşünülen Muta suçlamasıyla ilgili kamuoyunun şekillendirilmesidir."


'İSRAİL'İN ÇIKARLARI GÖZETİLEREK...'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakan olduğu dönemde Ortadoğu danışmanı olan Sefer Turan da dinlenenler arasında. Fezlekeye göre Turan'ın dinlenmesi, "Türkiye’nin orta doğu politikası hakkında fikir ve bilgi sahibi olunması" amacını taşıyor. Hükümet yetkililerin dinlendiği soruşturmanın hedefinde Türkiye'nin İran'la olan ilişkilerinin hedef alınarak, devlet yetkililerine "İran ajanlığı" suçlaması, "Yapılan soruşturmanın İsrail’in Ortadoğu politikasındaki çıkarlarının gözetilerek yapıldığı ve gelişen bu olayların İsrail’in çıkarları ile örtüştüğü" şeklinde değerlendirildi.

İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım'ın 8 Mayıs 2014 tarihinde soruşturma kapsamında verdiği ifade sonrası yaptığı, "Burada meseleyi öğrendiğimizde bu dosyayı hazırlayanlar hakkında hiçbir iyi niyetli düşüncem kalmadı. Çünkü İsrail’in bize sormuş olduğu sorular üzerine benzerliklerle bir dosya hazırlamışlar. İsrail bize ‘Tayyip Erdoğan ve Ahmedinejat’la, Nasrallah’la hangi hukuk var. Aralarında bir ilişki var mı?’ diye sormuştu. Bir de ‘Selam örgütünü biliyor musunuz?’ diye sormuştu. Biz tabi o gün anlamamıştık. O gün İsrail’de var olan bir dosyanın bugün buraya yansıdığını görmüş olduk” açıklamaları da fezlekede yer aldı.


DAVUTOĞLU'NUN EŞİYLE YAPTIĞI 6 KONUŞMASI DEPOLANMIŞ

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanı olduğu dönemde, başdanışmanı Durmuş Ali Sarıkaya, "Selam Tevhid Terör Örgütü" kapsamında 1 ay boyunca dinlemeye alınmış. Sarıkaya hakkında cep telefonunun yanı sıra Dışişleri Konutu olarak bilinen Dışişleri Bakanının resmî ikametgahının kullanımına tahsis edilmiş 03124054... numaralı telefondan dinleme yapılmış. Aynı telefonu kullanan Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu'yla yapmış 3 Aralık 2013 tarihli sağlık üzerine yaptıkları görüşme depolanan sesler arasında çıktı. Davutoğlu'nun aynı gün doktoruyla yapılmış olan görüşmeleri de kayıt altına alınanlar arasında.


YENİ SORUŞTURMA: KAYITLARI KİM SİLDİ?

Fezlekede İstanbul Emniyet Terörle Şube Müdürlüğü'nde letişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması işlemlerinin yapıldığı sunucudaki kayıtların sillindiği iddiasına yer verildi. 22 Ocak 2014 günü saat 03:14 itibariyle silindiği öne sürülen ses kayıtlarının "Selam Tevhid" soruşturması kapsamında elde edilen binlerce telefon görüşmesi kaydı olduğu belirtildi.

Bu durum fezlekede şöyle yer aldı, "Dinleme işlemlerine ilişkin log kayıtları (TibNET üzerinden yapılan her türlü işleme dair kayıt) silinerek yapılan hukuksuz işlemlerin gizlenmeye ve yok edilmeye çalışıldığı, şüphelilerin de gerçekleştirdikleri eylemin vehametini bildikleri ve suç delillerini imha etme amacı taşıdıkları anlaşılmıştır."

Kayıtların önemi, TibNET projesi üzerinden hangi kullanıcının hangi seslere yönelik ne tür işlemler yaptığının, verilerin kaydedildiği bu sunucu kayıtları üzerinden incelenebilmesinden kaynaklanıyor. Bu alana ise komiser Necati Arslan'ın şifresiyle girilebiliyor. Arslan ise iddiaları reddetti. Daha önce aynı konuda iki kez ifadesi alınıp serbest bırakılan Arslan son operasyonda tutuklandı.

Bu konuyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ayrı bir soruşturma yürütülüyor. Soruşturmanın yanı sıra Emniyet Genel Müdrülüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın da raporuyla kayıtların silindiğinin tespit edildiği belirtildi.

ERDOĞAN'IN ŞİKAYET DİLEKÇESİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan müşteki sıfatıyla avukatı Ahmet Özel aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği dilekçede şikayetini şöyle belirtti; “Başsavcılığınızın yürütülen Casusluk ve yasadışı dinleme soruşturması kapsamında, kamuoyuna yansıyan bilgi ve belgelere göre müvekkilime ait iletişim araçlarının da dosya şüphelileri tarafından yasadışı olarak dinlendiği, hukuka aykırı dinlemeler neticesinde yabancı devlet başkanlarıyla devlet sırrı niteliğinde olan konuşmaların kaydedildiği, elde edilen bu kayıtların da casusluk maksadıyla kullanıldığı iddia edilmektedir. Kamuoyuna yansıyan dosya kapsamındaki iddialar bağlamında müvekkilimi yasaya aykırı bir şekilde dinleyen, dinleme kayıtlarını depolayan, kaynağı belirsiz yerlere servis eden tüm şüphelilerden ayrı ayrı şikayetçiyiz.”

AKP eski Milletvekili Faruk Koca, Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın ve Hazine Müşteşarlığı Bankalar Kambiyo Genel Müdür Yardımcısı Hayrettin Demircan'a soruşturma kapsamında fiziki takip yapıldığının bilgisine yer verilerek, fizik takip raporları kendilerine gösterildi.


'ILICAK GÜLEN GRUBU İÇİNDE'

Samanyolu Haber kanalında 10 Eylül 2014 tarihinde yayınlanan “Acem Oyunu: Selam Tevhid Örgütü belgeseli” adlı programda konuşulanlara fezlekede yer verildi. Bugün yazarı Nazlı Ilıcak'ın programda yaptığı konuşma "gerçekte olmayan bir şeyi varmış gibi kamuyoyuna aktarmış" ifadeleriyle fezlekeye girdi.

Ilıcak hakkında şu değerlendirmelere yer verildi: "Nazlı Ilıcak'ın programda, Tevhid Selam soruşturması dinlenenlere karşı kişi ya da kişilerden şikayet alındığını, şikayetlere bir takım örgütlü suçlar ve casusluk suçları eklendiğini, bu yapılanlarında tutuklamaları gerçekleştirmek için yapıldığını belirterek, gerçekte olmayan bir şeyi varmış gibi kamuoyuna aktarmış. Adı geçen kişinin bu şekilde konuşmasının temel sebebinin kamuoyunda oluşan algıyı değiştirerek, kendisinin de içerisinde bulunduğu ve Gülen grubuna yakın oldukları değerlendirilen kolluk görevlilerinin haksız ve hukuksuz soruşturmalara maruz kaldığı algısını oluşturmaya çalıştığı değerlendirilmiştir."


'BARANSU VE USLU ÖRGÜTTEN BELGE ALIYOR'

Dosya kapsamında şüpheli olmamasına rağmen Taraf yazarı Mehmet Baransu'nun 17 Aralık 2013'teki yolsuzluk operasyonundan 8 ay önce yazdığı twitter mesajları fezlekeye girdi. Fezlekede Baransu hakkında Balyoz davasına başlatan bavula dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı: "Gülen örgütüne bağlı olduğu kamuoyunca bilinen, Balyoz ve Ergenekon gibi davalarda nereden temin edildiği bilinmeyen fakat şüphe uyandıran bavul içerisinde bulunan delil olduğu iddia edilen belgeleri soruşturma savcılarına teslim eden Taraf gazetesi yazarı Mehmet Baransu adlı şahıs 15 Nisan 2013 tarihli twetinde “İran’dan para nasıl çıkar bir sanatçının (Ebru Gündeş) eşi Rize’ye (Reza Zarrab) altınları gönderir.” diye yazdığı görülmüş.

Yine 23 Nisan ve 13 Mayıs 2013 tarihli köşe yazılarında 17-25 Aralık operasyonlarının dayanak noktası olduğu iddia edilen “Yolsuzluk” ve bu yolsuzlukların hükümet ile ilgili olduğuna dair konuları köşesine taşıması...

Emre Uslu adlı şahsın ise 24 Temmuz ve 12 Ağustos 2013 tarihinde paylaştığı twetlerde dönemin içişleri bakanı olan ve adı soruşturmaya konu olan Muammer Güler’in soyadı ve sıfatını açık açık yazmasının tek bir açıklaması vardır. O da Emre Uslu ve Mehmet Baransu adlı kişilerin soruşturmanın yürütüldüğü safhada, soruşturmada görevli olan ve kendileriyle aynı düşünceye sahip Gülen örgütü üyelerinden bilgi ve belge aldıklarıdır.

Bu da göstermektedir ki Gülen örgütünün hareket tarzının hep aynı olduğu, ilerleyen dönemde yapılması muhtemel soruşturmalar ve operasyonlar için medyada görevli örgüt üyelerince kamuoyunda algı oluşturarak tepki ve duyguların şekillendirildiği gerçeğidir. Nihai amaca ulaşmak için bu örgütlü yapının hep beraber hareket ettiği değerlendirilmiştir."


CİNSEL İÇERİKLİ KONUŞMALAR BASKI AMAÇLI

127 cinsel içerikli görüşmenin kayıt altına alınarak depolandığı ortaya çıktı. Fezlekede bu görüşmelerin arşivlenmesinin amacının iddia olunan Fethullahçı Terör Örgütü'nün, Terörle Mücadele Kanunun 1'inci maddesinde yer alan, "Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden" olduğu anlaşılmıştır denildi.

Fezlekenin "Cebir/Şiddet ve elverişlilik unsuru" başlıklı bölümünde cinsel içerikli kayıtlarla ilgili şu değerlendirme yapıldı: Özel hayata ilişkin görüşmelerin iletişim tespit tutanağı haline getirildiği - bu tespit tutanaklarını düzenleyen şüpheliler ve sıralı amirlerinin bunun hukuki olmadığını bilmemelerinin mümkün olmadığı, amaçlarının T.M.K. md.1.’de sayılan ve terörün tanımında yer alan, hakkında bu tutanakların düzenlendiği kişileri - korkutma - yıldırma ve baskı altına alma amacını güttükleri anlaşılmıştır."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.