Dinçer Ural kimdir?

Vatanına ve milletine bağlı biri varsa FETÖ onları da asılsız iddialarla davalara dahil edip‘mücadeleyi sulandıracak.’ Bu duruma karşı hükümet bir an önce önlem almalıdır

Dinçer Ural kimdir?
23 Ağustos 2016 Salı 09:50

Koray Gürbüz
[email protected]

1992 yılından beri yakinen tanıdığım Tuğgeneral Dinçer Ural 1972 yılında Işıklar Askeri Lisesi’nden, 1980 yılında da Kara Harp Okulu, Makine Mühendisliği bölümünden mezun olur. 1980 yılında Jandarma Genel Komutanlığı’nda yardımcı sınıf olan Ordu Donatım’da göreve başlar.
Terörün yoğun olduğu ve Türk ordusunun yeni bir yapılanma gereği duyduğu bir dönemde, 1986 yılında, yeni kurulan Jandarma Özel Harekât Timleri’ne “gönüllü” olarak katılır. PKK terör örgütüne karşı düzenlenen operasyonlarda büyük kahramanlıklar gösterir ve girdiği çatışmalarda birçok başarıya imza atar. O, mücadelesini adını bilmediği ama aynı bayrağın altında toprağa tutunan milleti ve vatan için yapmıştır ve en büyük ödül olarak milletin huzurunu görmüştür ama TSK, kendisine “Üstün Cesaret” ve “Feragat Madalyası” vererek bu fedakârlığı resmileştirir.  
Dinçer Ural, aynı dönemde bacağından yaralanarak “Gazi” olur.

ASKERİ HAKİM
Jandarma Özel Harekât Kuvvetleri’nin kurulmasında ve şekillendirilmesinde büyük rol oynayan bu kahraman vatan evladı, yaralandıktan sonra Jandarma Özel Harekât Timleri’nden ayrılmak zorunda kalır. 
Bir yandan çok sevdiği askerlik görevine devam ederken bir yandan da Ankara Hukuk Fakültesi’ni dışarıdan bitirir ve görevine Askeri Hâkim olarak devam eder. Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı olarak görev yaparken birçok terör örgütü mensubunu yargılamıştır.
Tüm zorluklara rağmen görevini layıkıyla yapmak için asla yorulmaz. Okumaya devam eder. Yüksek Lisans ve Doktora eğitimini Hacettepe Üniversitesi’nde tamamlar. Üç yabancı dili çok iyi seviyede konuşacak kadar kendini yetiştirir.

YALAN HABERLER
Fakat bu coğrafyada nedense iyilerin başına sürekli bazı işler gelir. Dinçer Ural da hiçbir ilgisi olmadığı halde FETÖ tarafından yapılan 15 Temmuz silahlı kalkışmasından sonra Genelkurmay Adli Müşaviri olarak atanmasına rağmen gözaltına alınır. Gazi Tuğgeneral Dinçer Ural ile ilgili 19 Ağustos 2016 Cuma günü basında çıkan haberleri görünce içim acıdı. Herkes sussa da bir Gazi olarak bu yazıyı yazma gereği hissettim. Çünkü “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” sözüne inanırım.
Gelelim o yalana ve iftiraya dayanan iddialara. Gazetelerde “Adli Müşaviri 4 Tespit Yaktı” başlığı zaten başlı başına yargısız infaz kokuyor. Sadece başlığı okusanız sanırsınız ki soruşturma tamamlandı, mahkeme karar verdi ve suçlu bulundu! Ama gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir alışkanlığı vardır. Her iftira bir gün mutlaka açığa çıkar. 
Ne demişler haberlerde? 
1) “Örgütün para kasası D. A. ile irtibatı var!” 
Sordum, soruşturdum. Yaklaşık 10 yıl önce Dinçer Ural, Ankara Jandarma Anıttepe Sosyal Tesisleri’nde bir arkadaşını ziyarete gider ve başka bir masada bulunan 6-7 kişilik bir grupla selamlaşır. Adı geçen kişi de o masadadır ve o tarihten sonra bir kez bile karşılaşmamaışlardır. 
2) “Savcılık, 2011 ve 2013 yıllarında 4 defa mesajlaşıldığını ve bunun nedenini sormuş!”
Soru güzel değil mi? Gerçekten mesajlaşma varsa belki de ilişki de var diye düşünebilir insan. Peki o mesajların içeriği ne diye sorsak? Sıkı durun! “Bayramınızı Kutlar Esenlikler Dilerim” İşte büyük buluş gibi sorulan sorunun cevabı budur. Dinçer Ural telefon rehberinde kayıtlı herkese toplu mesaj atmıştır. Peki o matbu bayram mesajlarına cevap gelmiş midir? Hayır! 
3) “Oğlu, FETÖ ile irtibatlı bir şirkette çalışıyor!” iddiası. 
Bu da ilginç değil mi? Dinçer Ural’ın oğlu 2011 yılında mezun olur ve mezuniyetten sonra kendi alanıyla ilgili bir firmada 4 ay staj görür. Staj bitince de o firmada çalışmaz. Oğul Ural’ın çalıştığı şirket FETÖ’yle hiçbir ilişkisi olmayan “uluslar arası” bir şirkettir. 
4) “Kız kardeşi 2010-KPSS şüphelisi ve FETÖ’nün soru dağıtılıp sınava girilenler listesinde adı var!”
Bence basında yer alan iddiaların en ilginci bu. Çünkü KPSS’de soru çalmak bana göre affedilemez bir suç. Çalınan her soru başka bir masumun hakkını gasp etmek bana göre. Peki iddia doğru mu? Cevap: Dinçer Ural’ın kız kardeşi 20 yıllık öğretmen! Bırakın 2010’u KPSS’nin hiçbir sınavıyla ilgisi yok! 
5) “Eşi, Bank Asya’ya para yatırmış” iddiası!
Bu da ilginç değil mi? Bir bankaya para yatırmış olmak bile “suç delili” olarak gösterilmiş. Ama banka deyince insan ürperiyor tabi. Hele hele Kuddusi Okkır’ın “Ergenekon’un Kasası” denilerek ölüme gönderildiği düşünülürse buna da bakmak gerekir. Yine sordum, soruşturdum. Dinçer Ural’ın eşinin annesi ve babası vefat eder. Kardeşler arasında miras paylaşımı için “Genel Vekâletname” çıkarılır. Kardeşlerden biri miras payı için bir hesap açtırır ve Dinçer Ural’ın eşi için 9.500 TL para yatırır. Memleketin sonradan görme zenginleri için 9.500 TL çerez parası olarak görülebilir ama namusuyla yaşamış bir ana-babadan kalan 9.500 TL miras sanırım maddi boyutundan öte manevi bir tatmin sağlamıştır. 

SONUÇ 
Her gün televizyonlarda ve gazetelerde FETÖ’nün nasıl bir örgüt olduğunu dinliyoruz ve okuyoruz. Peki bu kadar gizli iş çeviren bir örgütün yürütülen soruşturmaların “haksız ve anlamsız” olduğunu göstermek için FETÖ’yle alakası olmayan kişileri de işin içine katacağı nasıl görülmüyor? Kurunun yanında mümkün olduğu kadar yaşlar da yansın diye FETÖ’nün herkesi “ihbar” ettiği nasıl anlaşılmıyor? İşte Gazi Tuğgeneral Dinçer Ural bunun en yakın örneği. Ve görünen o kiFETÖ’nün iftirasına maruz kalarak soruşturmaya dâhil edilen sadece o değil. Hele bundan sonra böyle asılsız iddialarla pek çok masumun hayatı karartılmak istenecek. Nerede vatanına ve milletine bağlı biri varsa FETÖ onları da davalara dahil edip “mücadeleyi sulandıracak”. Öyleyse hükümet bir an önce önlem almalıdır. Mücadele adı altında “cadı avı” yapmak FETÖ’ye hizmet eder. Bu anlamda medyanın da daha dikkatli olması ve bu yalanlara alet olmaması gerekir. Aksi durumda herkes bir gün bu iftiralardan nasibini alır. Ama daha önce de dediğim gibi “gerçek mutlaka ortaya çıkar”. 
Gazi Tuğgeneral Dinçer Ural’a buradan seslenmek istiyorum. “Komutanım! Siz bu vatan ve millet için bedeninizi kurşunlara siper ettiniz. Herkes ‘bana ne’ derken siz Jandarma Özel Harekât’a katılmak için gönüllü olup defalarca kahramanlığınızı ispat ettiniz. Kim hangi çamuru atarsa atsın o çamur sizin üzerinize yapışmaz! Rüzgâr kayadan ancak toz alır. Göğsünüzdeki ve bacağınızdaki madalyalar güneş gibi parlar ve karanlığı yerle bir eder. Tüm Gaziler olarak sizi tanıdığımız için, vatanseverliğinizi bizzat gördüğümüz için gurur duyuyoruz. Hakkınızı ödeyemeyiz.” 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.