Cennet 9 ayda cehennem oldu

Cenneti, henüz yaşarken görmüştük... Neresi mi? Mersin’in Silifke ilçesine 30 km. uzaklıktaki Akdere ve Işıklı köyleriyle Yeşilovacık sahil beldesi. Burada yaşayan 25 bin cennet sakini, 9 aydan beri avazı çıktığı kadar bağırıyor: Boğuluyoruz! Kurtaran yok mu?

Cennet 9 ayda cehennem oldu
27 Mayıs 2016 Cuma 11:10

Yusuf Çelik / Mersin
Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Akdere ve Işıklı köyleriyle Yeşilovacık beldesinde kurulan çimento fabrikası ve fabrikaya hizmet etmesi amacıyla yapılan liman, bölge insanlarının hayatını zehir etti. Bunlar yetmezmiş gibi, bir zamanların “cennet” bölgesine ikinci bir çimento fabrikası ile termik santralin kurulacağı haberi de bölgeye karabasan gibi çöktü. Ulusal Kanal programcısı Mimar Osman Güdü’yle birlikte bölgeye gittik, köylüleri dinledik.

EN TEMİZ SAHİLE LİMAN
Yeşilovacık sahil kasabasında yaşayan Taşucu Eğitim ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı Başkanı Aslan Eyice, “Burası Mersin’in en bakir yeri ve en temiz sahili. Devletimiz burayı turizm bölgesi ilan etti. Burası aynı zamanda hem sit alanı, hem de fok balıklarının üreme alanı. Hiç haberimiz olmadan, tamamen hukuksuz biçimde buraya bir liman inşa ettiler. Bu limanın tek bir görevi var: Çimento fabrikasına buradan kömür taşımak ve fabrikadan buraya çimento taşımak. Günde en az 300 kamyon bu limanla çimento fabrikası arasında mekik dokuyor. Üstelik halkın yaşam alanı içinden geçerek, can ve mal güvenliğini hiçe sayarak!” dedi.
Balıkçılar da “Biz yıllardan beri burada karides toplarız. Eskiden 10-15 kiloyla dönerken şimdi iki kiloyu geçmiyor” diye dert yanıyorlar.

MEYVE SEBZE SUSUZ KALDI
Işıklı köyünden olan 19. dönem DYP milletvekili Dr. Ali Su ise “Bölgenin en bereketli toprağı burasıdır. Daha seralar yokken turfanda domates, biber, salatalık ilk burada yetişirdi. Senede üç kez ürün alırız, 25 bin kişi buradan ekmek yer. İstihdam yaratacağız diyerek insanlarımızı kandırdılar. Çalıştıracakları en fazla 300 kişi, ama 25 bin kişinin ekmeğini yok edecekler” dedi.
Akdere ve Işıklı köylüleri ise “Fabrika yedi yerde sondaj kuyusu açtığından suyumuz azaldı. Ağaçlarımız kuruyor, sebze ve meyvelerimizi yeteri kadar sulayamadığımız gibi içme suyumuz da gitti. Çünkü bu sondajlardan dolayı içme suyumuza deniz suyu karıştı” diyerek durumun vahametini dile getirdiler.

KIZILDERİLİ SÖZÜ
Mersin Çevre Derneği Silifke Şube Başkanı Av. Ayşe Doğan, dernek yöneticisi Mürsel Tekin, Taşucu temsilcisi Turgut Atlay ve Akdere temsilcisi Murat Akkış “Her yıl sebze meyve festivallerinin düzenlendiği bu cennete nasıl kıyılır?” diyerek bunlara sessiz kalanlara Kızılderililerin “Son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık avlandığında, beyaz adam paranın yenmeyeceğini anlayacaktır” sözünü hatırlattı.

ZEHİR BİZE PARA ONLARA
Vatan Partisi’nin eski Mersin il sekreteri, çevre hareketinin öncülerinden Muzaffer Tezcan ile Makine Mühendisleri Odası eski başkanı Serdar Erkan ise tahrip edilmiş dağları göstererek “Çimentonun ham maddelerini bu dağlardan temin ediyorlar. Eğer ikincisini de yapabilirlerse 5 yıl sonra burada dağ tepe bulamayız. Bu fabrikayı Avrupa’da yapamazsınız, izin vermezler. Hele böyle cennet gibi bir yerde hiç vermezler. Çünkü doğalarının tahrip olmasını, sularının kirlenmesini, insanlarının hastalanmasını istemezler. İstemezler ama çimentoya da ihtiyaçları var. İşte bu nedenle bize ihale etmişler. Bu cinayeti hep beraber durdurmamız gerekiyor” dediler.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.