‘Cemaatten olmasın da kim olursa olsun süreci’

Türk basınının usta kalemi Oktay Ekşi’yle haftalık “3 soru 3 cevap” söyleşilerimizin ilkini yapmak üzere evine misafir olduk. Bir süredir gazetelerde göremediğimiz Ekşi’ye yönelttiğimiz 3 soru yetmedi, 4, 5 derken 9’a çıktı. Hocamız da bizi kırmayarak hepsini yanıtladı.

‘Cemaatten olmasın da kim olursa olsun süreci’
04 Temmuz 2016 Pazartesi 10:31

Oktay Ekşi’yle 3 soru 3 cevap

M. İlker Yücel

Türk basınının usta kalemi Oktay Ekşi’yle haftalık “3 soru 3 cevap” söyleşilerimizin ilkini yapmak üzere evine misafir olduk. Bir süredir gazetelerde göremediğimiz Ekşi’ye yönelttiğimiz 3 soru yetmedi, 4, 5 derken 9’a çıktı. Hocamız da bizi kırmayarak hepsini yanıtladı.

| Uzun süredir kamuoyu önünde sizi görmüyorduk. Özlendiğinizi biliyoruz. Neler yapıyorsunuz? Bir gününüz nasıl geçiyor?
Güne hep gazete okuyarak başlarım. İlgimi çeken küpürleri biriktiririm. Gazetecilikten koptum ama bu tabiatımdan kopamadım. Çalışırken arada mutlaka müzik dinliyorum. Çalışırken de yolda da her yerde müzik
dinlerim.

| Daha çok klasik müzik mi dinliyorsunuz?
Daha çok değil sırf klasik müzik dinliyorum. Halk Türkülerini de çok severim.

| Arabesk?
Arabeski sevmem. 30 saniye bile dayanamam.

| Caz?
Cazdan da hazzetmem.

| Sizin kuşağın bir dakikası bile çok değerlidir. Şu an ne üretiyorsunuz?
Günün büyük bölümü çalışma odamda geçen sene kaybettiğim eşimle ilgili kitap yazarak
geçiyor. Yoğun bir araştırma içerisindeyim.

‘BERTARAF ETMEK ŞARTTI’
| TSK’ya güvence ve Yüksek Yargı’da düzenleme yasaları diye tabir edilen iki önemli yasa Meclis’ten geçti. Ne getirecek bu yasalar?

Yasanın ne olduğundan daha önemlisi yasanın nasıl uygulandığıdır. Eğer yasa hukuka aykırı bir cümle, Anayasa’ya aykırı bir cümle içerse bile uygulamada hukuka uygunluğuna dikkat edilirse ondan doğabilecek sakıncalar büyük ölçüde bertaraf edilebilir. Valilere, TSK’ya talimat ve izin verme yetkisinin tanınması TSK’nın elini kolunu bağlamıştı. Hatta bunun sonucu olarak da PKK’nın Güneydoğu’da hendeklerle o yöreye hükmedebileceği duruma gelmesi gibi sonuçlar doğdu. Bunu bertaraf etmek şarttı. Siyasi iktidar neyse ki Basra tamamen harap olmadan önce bu konuda harekete geçti. Kendi toprağımızı kendi egemenliğimizin altına alma gibi ciddi bir operasyon süreci başlatmış oldu. Bu sırada askerin insiyatif kullanması gereken yerlerde valilerin gözüne bakması gibi bir saçmalığın olmaması doğruydu. Bu yasa benim açımdan geneli itibariyle doğrudur.

| Yargıdaki cemaat blokunun dağıtılması?
Üzgünüm ki Türk yargısı 1961-80 arası hariç yani 61 Anayasası’nın yürürlüğe girdiği tarihle 12 Eylül hadisesinin olduğu yaklaşık 20 senelik dönem hariç tam anlamıyla bağımsız olma şansını hiçbir zaman yakalayamamıştır. Bu yüzden de adalet dağıtamamıştır. Adil bir yargı sistemine kavuşamamıştır. Daha hazin olanı bu 19 yılı yargımız değerlendirememiş o bağımsızlığa, tarafsızlığa, o kendine verilmiş olan çok saygın konuma layık olduğunu ortaya koyamamıştır. Bu yüzden de 12 Eylül 1980 müdahalesinin ardından bizzat daha önce Yargıtay başkanlığı yapmış olan zatın Adalet Bakanlığı döneminde yargı tekrar yeni düzenlemelerle siyasetin etki alanı içine sokulmuştur. Bütün bunlara rağmen şu anda yargının içinde bulunduğu dönem geriye doğru tüm tarihi bulunmuşlardan en kötüsüdür. Hakikaten cemaat yargıya tasallut etmiştir. Yargının altını oymuştur, bozmuştur. Bunda Sadullah Ergin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın inanılmaz büyük günahı vardır. İkisinin desteği ve cemaatle işbirliğiyle yargı maşayla tutulamayacak hale düşürülmüştür. İttifak bozulunca cemaati temizleme süreci başladı. Yargı dünyası içinde binlerce cemaatçi veya onun talimatıyla karar veren yargı mensubu varsa o yargıya kimsenin güvenmesi mümkün değildir.

AYNAYA BAKTIKLARINDA GÖRÜYORLARDIR
| Fehmi Koru, Tayyip Erdoğan’ın cemaatin yerine koyacağı adamı yok açıklaması yapmıştı.

Bürokrasideki gerçekleri yakından takip edemiyorum ama cemaatten olmasın da kim olursa olsun deme süreci yaşıyorlar gibi gözüküyor. Fehmi Koru isimli zatın değerlendirmesinin yanlış olduğunu zannetmiyorum. Cemaatin 30-40 yılda cımbızla oradan buradan çekerek okullara yerleştirdiği ve yetiştirdiği kendi militanı haline getirdiği bürokratların olduğu doğrudur. İşleri belki daha çok cemaate katkı sunacak şekilde yürütüyorlardı. Şimdi sıkıntıları var; aynaya baktıkları zaman kendi kültürlerinin ne
yetiştirdiğini herhalde görüyorlardır.

| Akşamları çalışma odanızda mı geçiriyorsunuz zamanı?
Saat altıyı geçtikten sonra -Tayyip Erdoğan bey duymasın- balkondan viskimi alır İstanbul’u izlerim.

| İzninizle duyurmaya gidiyorum. 3 soru diye başladık 9 soruya kadar çıktık. Haftaya görüşmek üzere.
Okuyuculara sevgiler.

‘KİTAPLA KAVGA EDERİM’
| Şu anda hangi kitabı okuyorsunuz?

Halil Nebiler’in ‘Hangi Şeriat’ kitabını okuyorum. Bilmediğim bazı bilgiler gördüm. Ben kitap okurken kitapla kavga ederim, altını çizerek okurum. Çok kitap çıkıyor takip etmekte zorlanıyorum. Onur Öymen’in Terörün Arka Plan’ı kitabını okudum. Yakın zamanda da 3. Reich’in Yükselişi ve Düşüşü isimli William Shirer’ın kitabını okudum. Hitler gerçeği bugün özellikle incelenmeli.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.