Tüm yük kadında

İş hayatı, yasalar, bütün toplumsal normlar çocuk bakımını anneye veriyor. Kadınlar, bu kuşatmanın içinde annelikle iş arasında çatışma yaşıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin araştırmasına göre çocuklar ve evin bütün yükü kadının üzerinde

Tüm yük kadında
09 Haziran 2016 Perşembe 11:39

Özlem Konur Usta
[email protected]

Lise ve üniversite mezunu kadınların iş hayatına katılımını etkileyen unsurlar araştırıldı. İş hayatı, yasalar, bütün toplumsal normlar çocuk bakımını anneye veriyor. Kadınlar, bu kuşatmanın içinde annelikle iş arasındaki çatışmada yenik düşüyor. Araştırma kısa vadede kadınların iş hayatına katılımını kolaylaştıracak kreş gibi uygulamaların yaygınlaştırılması; uzun vadede ise toplumsal cinsiyet rollerinin dönüştürülmesi ve yasal düzenlemelerin yapılması gereğini ortaya koydu. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin yaptığı araştırmanın dün gerçekleşen sunumunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, gündeme getirdiği “eksik kadın” açıklamasına da atıfta bulunularak kadının iş hayatına katılımını kolaylaştıracak politikalar üretilmesi istendi.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi tarafından Eğitimli Kadınların Çalışma Hayatına Katılım Kararları başlıklı araştırma kapsamında 25-44 yaş arasındaki 3 bin 600 kadına anket yapıldı. İstanbul, Urfa, Erzurum, Zonguldak ve Antalya’da 70 kadınla da derinlemesine görüşüldü.
Bekar kadınların işgücüne katılım oranları evli kadınlara kıyasla yüzde 21,2 daha yüksek. 0-3 yaş arasında çocuğu olan kadınların işgücüne katılım oranı diğer annelere kıyasla daha düşük. Bu yaş grubunda her bir çocuk annenin işe katılma olasılığını yüzde 14,5 düşürüyor. Çalışan kadınların yüzde 66’sı 0-3 yaş grubunda çocuğu olan bir annenin çalışmayıp çocuklarına bakmasının daha uygun olduğunu söyledi.

BABAYA DEĞİL BABAANNEYE EMANET
Kadınların yüzde 98,7’si 0-3 yaş grubundaki bir çocuğa ancak annesinin gerektiği gibi bakabileceğini söyledi. 0-3 yaş arasındaki çocuğa gereken bakımı babasının sağlayabileceğini söyleyen kadınların oranı yüzde 29,6, anneannesinin ya da babaannesinin sağlayabileceğini söyleyenlerin oranı yüzde 27. Çocuğun yaşı büyüdükçe hem babanın hem de anneanne ya da babaannenin bakabileceğini düşünen kadın oranı arttı. Ancak toplumsal cinsiyet rolleri burada da baskın çıktı ve babaların oranı anneanne ya da babaanne oranının altında kaldı. Ankette kadınlara mahallede bir kreş ya da anaokulu olduğu takdirde ne kadar para ödeyebilecekleri soruldu. 7 yaşından küçük çocuğu olan 693 kadının yüzde 19,4’ü hiçbir koşulda para ödemeyeceklerini, yüzde 33,6’sı hiç para ayırmayacağını söyledi.
Araştırmanın sonuç bölümünde AKP hükümetinin çocuk yapmayı teşvik edici politikaları da eleştirildi: Yürürlükteki politikalar kadın işgücüne katılımını bir yandan artırır, öbür yandan azaltır şekilde tasarlanmıştır. Bir yandan kurumsal bakım olanaklarının artırılacağından bahsedilmekte, diğer taraftan ise kadın doğurganlığının artırılması amaçlanmaktadır. Hâlbuki mevcut toplumsal dokuda özellikle küçük çocuğu olan kadınlar mümkün olduğu kadar çocuk bakımına odaklanmakta ve işgücü piyasasından uzak durmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik dönüştürücü politikalar benimsenmediği sürece Türkiye’de kadın işgücüne katılım oranlarının ciddi boyutta değişmesi beklenmemelidir.

ERKEKLER BAKIMDA GÜVEN VERMİYOR
İstanbul, Urfa, Erzurum, Zonguldak ve Antalya’da 70 kadınla derinlemesine görüşme yapıldı. O görüşmelerden notlar:
- Hani ne bileyim bir anne gibi bakamaz. Eşimi düşünemiyorum yani bebek altı değiştirirken
- Çocuğu ben doğurduğum için benim hislerim farklı mesela...Baba o kadar şey yapamıyor. Adam ava çıkıyor. O hisleri o kadar gelişmemiş (Üniversite, çalışmıyor).
- Erkeğin nasıl çalışması gerekiyorsa, evinin direği olması gerekiyorsa kadın da fıtraten, yaratılış itibariyle o anaçlık üzerine yaratılmış zaten (Urfa, çalışmıyor).
- Benim hayattaki misyonum buymuş. Çocuklarıma iyi anne olmak her şeyden önce, sağlıklı olabilmek, kendime iyi bakmak ki onlara faydam olsun. Ruhsal anlamda ve fiziksel anlamda sağlığıma dikkat etmek...” (Üniversite, çalışmıyor).ldı. O görüşmelerden notlar:
- Hani ne bileyim bir anne gibi bakamaz. Eşimi düşünemiyorum yani bebek altı değiştirirken
- Çocuğu ben doğurduğum için benim hislerim farklı mesela...Baba o kadar şey yapamıyor. Adam ava çıkıyor. O hisleri o kadar gelişmemiş (Üniversite, çalışmıyor).
- Erkeğin nasıl çalışması gerekiyorsa, evinin direği olması gerekiyorsa kadın da fıtraten, yaratılış itibariyle o anaçlık üzerine yaratılmış zaten (Urfa, çalışmıyor).
- Benim hayattaki misyonum buymuş. Çocuklarıma iyi anne olmak her şeyden önce, sağlıklı olabilmek, kendime iyi bakmak ki onlara faydam olsun. Ruhsal anlamda ve fiziksel anlamda sağlığıma dikkat etmek...” (Üniversite, çalışmıyor).

İKİNCİ VARDİYA
- Günlük hayatta her şeyi sen düşünüyorsun, on kere şoföre telefon ediyorsun, on kere çocuğu arıyorsun, her şeyi sen yapıyorsun. Eve manavdan para mı ödenecek, kasaptan bir şey mi alınacak, terziye bir şey mi gidecek, erkeğin yaptığını duymadım. Kadın çalışsa da yapıyor, çalışmasa da yapıyor bunu” (Üniversite, çalışmıyor).
- İş yerinden çıkacağım, gideceğim eve yemeğimi hazırlayacağım mecburen. Çamaşırlarım varsa onları toplayacağım. Dinlenmeye, hani bir de kızımla vakit geçirecek bir zaman ayarlamaya çalışmak zorundayım (Üniversite, çalışıyor).
- Sen akşamleyin ama geç gitme durumun varsa 3’ten itibaren onu düşünmeye başlarsın. Önce kadınla konuşursun, sonra anneyle konuşursun, sonra kocanla konuşursun, sonra da geri dönersin kadınla bir daha konuşursun, ben geç geleceğim eve kim gelecek ne zaman gelecek bunu organize edersin. Geç gideceğim dediğin zaman düşüneceğin bir sürü şey daha ve 5-10 tane telefon görüşmesi var. Erkek geç geleceği zaman net, geç gelecek! (Üniversite, çalışıyor).  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.