Kıyıya vuran umutların günü

Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla gözler, Türkiye’de çocukların içinde bulunduğu koşullara çevrildi. Buna göre Türkiye’de yaşı 18’in altında 1 milyon çocuk işçi bulunuyor. 2015 yılının ilk 10 ayında 54 çocuk işçi hayatını kaybetti.

Kıyıya vuran umutların günü
19 Kasım 2015 Perşembe 21:47

Sinem Gülcan / Ankara

Suriye’deki savaştan kaçmaya çalışırken küçük bedeni sahile vuran 3 yaşındaki Aylan bebek, Ankara’daki terör saldırısında hayatını kaybeden 9 yaşındaki Veysel, polis müdahalesi sonucu yaralanarak aylarca yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybeden 15 yaşındaki Berkin Elvan... Onlar akıllara kazınan mağdur çocuklardan sadece bir kaçı.

54 ÇOCUK İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
Yarın Dünya Çocuk Hakları Günü. ABD tarafından imzalanan ancak Kongrenin onaylamadığı, ABD dışındaki bütün ülkeler tarafından imzalanan BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde özet olarak 4 temel ilke dikkat çekiyor. Yaşama hakkı, gelişimini tamamlama hakkı, zararlı etkilerden, tacizden ve istismardan korunma ve ailesiyle birlikte kültürel ve sosyal hayata katılma hakkı. Özellikle savaş mağduru çocuklar düşünüldüğünde sözleşmeye ne kadar uyulduğu tartışma konusu.
Türkiye’de de durum farklı değil. Ülkemizde tarım, sanayi, inşaat ve hizmet sektörü gibi çeşitli alanlarda çalışan 18 yaşın altında yaklaşık 1 milyon çocuk işçi bulunuyor. Bu çocuklar her gün ölüm tehlikesiyle karşı karşıya. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin her ay yayınladığı iş cinayetleri raporuna göre 2015 yılının ilk 10 ayında 54 çocuk işçi hayatını kaybetti. Ölümlerin yaşandığı sektörlerin başında ise tarım geliyor.
AKP iktidarıyla birlikte din derslerinin seçilmesi konusunda baskı, imam-hatip okullarına yönlendirme gibi konular da sıkça gündeme getiriliyor. Yine okul öncesi okullaşma oranı AB üyesi ülkelerde yüzde 95’in üzerinde seyrederken bu oran Türkiye’de yüzde 40’larda. Çocukların eğitiminde cinsiyet ayrımı da dikkat çekiyor. Eğitim Sen’in hazırladığı rapora göre geçen sene ortaokullardan mezun olan 36 bin 401 kız çocuğu hiçbir lise türüne kayıt yaptırmadı. Çok sayıda öğrenci 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte örgün eğitimden uzaklaştı.

'ANNE VE BABALARA DÜŞEN GÖREV'
Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin “Çocukların yetişmesinden ve gelişmesinden sorumlu olan büyükler, bu sorumluluklarını en iyi biçimde yerine getirirler” hükmünü içeren 18. maddesine dikkat çeken Uzman Psikolojik Danışman Evrim Alkış Demirel, çocuk haklarında ailelere düşen sorumluluğa vurgu yaptı.
Bu sorumluluklardan en önemlilerinin çocuğu duygusal ihmal ve istismardan korumak olduğunu kaydeden Demirel, “Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre çocuk ihmali, başta anne babaları olmak üzere, kendilerine bakmakla yükümlü kimseler ve diğer yetişkinlerin çocuğun beslenme, giyinme, barınma, eğitim, sağlık ve sevgi gibi temel gereksinimlerini ihmal etmeleri sonucu çocuğun bedensel, duygusal, zihinsel ve toplumsal gelişimlerinin engellenmesidir. Bir çok ihmal ve istismar biçiminden ‘duygusal ihmal ve istismar’, çocuğa bakmakla yükümlü olan kişilerin, çocuk eğitiminde kolayca dikkatlerinden kaçabilen bir konu olabilmektedir” dedi.
Demirel, “Duygusal ihmal çocuğa yetersiz ilgi ve şefkat göstermek, çocuğun alkol yada başka madde kullanmasına izin verilmesi, eşlerden birinin çocuğu kötüye kullanması, diğerinin izin vermesi, çocuğun duygusal veya davranışsal probleminde gerek duyduğu profesyonel psikolojik desteği almasına engel olmak veya geciktirmek, çocuğun aile içi kötü muamele ve şiddete şahit olmasına izin vermek, çocuğun suç işleme, aşırı saldırganlık gibi uyumsuz davranışlarına destek olmak veya izin vermektir. Duygusal istismar ise çocuğa duygusal ya da ruhsal sağlığını tehlikeye atacak derecede ağır sözlü tehditler yapılması, alay edilmesi ya da küçük düşürücü yorumlarda bulunulması, eleştirilmesi, aşağılanması olarak tanımlanabilir” diye konuştu.

ÖZGÜVENLERİ DÜŞÜK OLUYOR
Aile içindeki tutumun çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine değinen Demirel,”Aile içinde uygulanan disiplin sistemi, sınırların sağlıklı biçimde konulmasıyla çocuğun gelişimine destek olurken, onun benlik saygısını, özgüvenini, toplumsal uyumunu ve tüm gelişimlerini destekleyecek nitelikte olmalıdır. Ebeveynlerin çocuk eğitiminde uyguladıkları aşırı ilgisiz veya otoriter tutumlar ihmal ve istismar sınırlarına kayabilmektedir. Duygusal ihmale ve istismara uğrayan çocuklarda sıklıkla görülen davranışlar esnek olamama, öğrenime gerekli ilgiyi gösterememe, dikkat problemleri, sosyal izolasyon, agresif davranışlar, güvensiz bağlanma davranışı, kolayca hayal kırıklığına uğrama, benlik saygısı düşüklüğü olarak özetlenebilir” ifadelerini kullandı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.