Destek verilmezse üretim artmaz

Hükümetin buğday fiyatlarını açıklaması ile çiftçiler buğday fiyatlarının açıklanmasını tarımın bitirilmesi için açıklandığını ifade ettiler.

Destek verilmezse üretim artmaz
19 Haziran 2015 Cuma 12:19

Hüseyin Güler / Hatay

Hatay’lı çiftçiler verimli topraklar üzerinde üretim yapıyorlar ama bu verimli topraklardan istenilen karşılığı alamıyorlar. Çünkü, AKP hükümeti dahil, geçmiş hükümetlerinde çiftçiye üvey evlat muamelesi yaptığının altını çiziyorlar.
Çiftçi Mehmet Bereket, altı dönüm buğdaydan bir kilo buğday almadığını ve tarlada bıraktığını belirtiyor. Başka bir tarlasından ise verimin yarısını aldığını söyleyerek “çiftçiyim demeye utanıyorum” diyor. Bereket, yarım verim için tarlasını ekmediğini öylece bıraktığını belirtiyor ve şunları anlatıyor: “Bize tohumluk buğdayı 2 liradan satıyorlar, ama bizden alınca 75 kuruş! Böyle iş mi olur? Bizim emeğimiz ve diğer giderler hariç bu tarladan ancak gübre ve tohum parasını çıkarabildim. İlaç parasını bile ödeyemedim...”

KIZGIN BİR DEMİRDE OTURUYORUZ
Mehmet Bereket, fiyatları en azından tohum parası kadar olmasını talep ediyor ve şimdiki durumlarını şöyle anlatıyor: “Tarlaya ekinceye kadar bin türlü emek ama gelir yok, bu kadar zarardan sonra çiftçi bu ateşin üzerine basar mı? Kızgın bir demire oturuyoruz. Bu tarla kaç kez sürüldü. Bakın gittiğimiz yerde sen çiftçisin diye yüzümüze tükürüyorlar. Çiftçiler hiç bu kadar aşağılanmadı. Koskoca araziler verim alamadığından boş bırakıyorlar.”
Çiftçi Mithat Ertaş da mazot, gübre ve tohum parasını çıkaramayan binlerce çiftçiden biri. Ekimden vazgeçmek zorunda kalan Ertaş, “Tarım kredi kooperatifi 170 kuruştan tohumları bize sattı. Biz ise 75 kuruştan sattık. Bunun hesabını yapacak olursak, fiyat 130 kuruş olsa bizi kurtarırdı. Üretim çok zayıf! Bakın ben memnun olsaydım bu tarlayı sürüp, geleceğe hazırlardım. Gelirim olmadığından ötürü bu tarlayı olduğu gibi bıraktım ve ekmeyi düşünmüyorum.” diye özetliyor sonuçları.
Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Erdal Dağıstanlı ise, hükümet desteğinin şart olduğunu vurguluyor. Aydınlık’a konuşan Dağıstanlı’nın önerileri özetle şöyle:
“Buğday taban fiyatları açıklandı. Üretici buğday fiyatlarının olması gerektiği yerde olmadığını düşündüğünü biliyorum. Üretici yıllardır ürettiklerinin karşılığını almadığını belirteyim. Çünkü, girdi fiyatlarının yükseldiğini ve reel olarak üreticilerin gelirleri düşmektedir. Fiyatlar üzerine konuşmak yerine ülkemizde gayri milli hasılanın yüzde biri kadar bir gelirin tarıma destek ayrılması zorunluluğu vardır. Dünya’da ve Avrupa ülkelerinde bu destek düzenli olarak verilmekte iken, ülkemizde ise ancak yüzde ellisi verilmektedir. 2014 Yılında çiftçiye destek 10 milyar lira olarak verilmiştir. Bu desteğin 20 milyar lira olması gerekmektedir. Çünkü gayri milli hasılanın yüzde biri bu orandadır. Öngörülen desteğin verilmesi, üreticinin daha fazla destek alması demektir. Gerek rekabet, gerekse ülkemizin beslenme istihdamında ciddi bir payı olan tarım sektörünün gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bu fiyatlar belki çiftçinin devamını sağlayabilir ama bu onların hayat standartlarının yükselmesini sağlayamaz.

TMO İLE BAŞLAYAN KISIR DÖNGÜ
“Üretici ürettiğinin karşılığını tam olarak aldığını düşünmemektedir. Bu durum sadece üretici için kayıp değil, ülkemiz için de rekabet açısından da bir kayıptır. Garanti bir fiyat sistemi olmalıdır. Üretici başka türlü gelişmez. Zamanında açıklanan taban fiyatları ile ancak istenilen dengeyi alabiliriz. Benim şahsi kaanatim hasat mevsimi başlamadan en az bir ay, hatta iki ay önceden açıklanması, tabi üretici bir yıl önceye göre planlıyor. Üretici ihtiyaçları açısından hasattan hemen sonra satmak zorunda. Toprak Mahsulleri Ofisini (TMO) beklemek mümkün değil, çünkü üretici ciddi anlamda sermaye sıkıntısı çekmektedir. Yıl boyunca yaptığı harcamaları borçlanarak yaptığı için hasat sonrası hemen paraya çevirmek zorundadır. Destek zaten peşin verilmiyor ve yıl içine yayılıyor. Onun için üretici TMO’nun açıkladığı fiyatın çok altında tüccara satmaktadır.”

ÇİFTÇİNİN GELİRİ YÜZDE 15 DÜŞTÜ
Adana Çiftçiler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bülent Özekici konuyla ilgili Aydınlık'a şöyle konuştu: “Ülkemiz buğday üretiminin bu yıl yağışların geçen yıla göre yüzde 48, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 8 olması nedeniyle daha yüksek olacağı öngörülmektedir. Bu ülkemiz için çok sevindiricidir. Buğday hasadı bitmiş olan Çukurova’da da verim geçen yıla göre yüzde 15 daha fazla olmasına karşın, ne yazık ki çiftçinin geliri düşmüştür. Bunun başlıca nedenleri buğday fiyatlarının geçen yıla göre çok düşük olması ve üretim girdilerinde oluşan fiyat artışlarıdır. Geçen yıl serbest piyasada 89.5 krş/kg olan fiyat şu an 73.5 krş/kg’dır. Yani, fiyatlarda yüzde 20’ye varan bir düşüş söz konusudur. Buna gübre, tohum, işçilik, tarla kiraları, v.b. gibi girdilerdeki artışı (yaklaşık %10) da ekleyecek olursak buğday çiftçisinin gerçekte gelirinin yüzde 15 kadar azaldığı açıktır. Ayrıca, prim desteği olan 5 krş/kg’ın yıllardır aynı kalması da üretici gelirinin daha da azalması anlamına gelmektedir.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.