Denizin altındaki gizem

153 bin yıl önce şekillenmeye başlayan Büyük Mavi Delik’i havadan ziyaret ettik.

Denizin altındaki gizem
21 Mayıs 2015 Perşembe 11:07

Av. Efe Tanay 

Latin Amerika’da nüfus yoğunluğu en düşük ülke olmasının da etkisiyle mükemmel korunmuş ormanlara sahip. Belize her sene artan rakamlarla dünyanın birçok yerinden olağanüstü deneyimler arayan dalgıçları ağırlıyor

Belize, Orta Amerika’da resmi dili İngilizce olan tek ülke. 1973’ten önceki kaynaklarda adı İngiliz Hondurası olarak geçen ülke, yıllarca İngiltere sömürgesi olarak kalmış ve ancak 1981 yılında bağımsızlığını kazanabilmiş. Amerika’nın keşfinden önce Mayaların yaşadığı ülkede, yüzyıllar içerisinde, Avrupa ve Afrikalıların da karışımı ile harmanlanmış bir halk oluşmuş. Latin Amerika’da nüfus yoğunluğu en düşük ülke olmasının da etkisiyle mükemmel korunmuş ormanlara ve doğal hayatta yaşayan jaguar gibi eşsiz hayvanlara sahip. Belize her sene artan rakamlarla dünyanın birçok yerinden olağanüstü deneyimler arayan dalgıçları ağırlıyor. 

Gerçekliğine tereddüt ederek belgesellerde izlediğiniz o inanılmaz deniz hayvanlarının birçoğu tam da Karayipler ve Orta Amerika bölgesinde bulunuyor. Belize, doğası, ikliminin yanı sıra insanlık tarihinin en eski kavimlerinden Mayalara ev sahipliği yapan tarihiyle dikkat çekiyor.  

BÜYÜK MAVİ DELİK 

Belize’de her bütçeye ve her tip tatile uygun olabilecek turizme açık birçok ada var. Mercan kayalıklarıyla birlikte 450 adaya sahip. Caye Caulker ve San Pedro, turistlerin en çok ziyaret ettikleri... Bir ucundan diğerine 20 dakikada yürüyebileceğiniz kadar ufak olan Caye Caulker adası, havaalanı bulunması nedeniyle tercih ediliyor. Biz, belgesel kanalı Discovery’nin “Dünya Üzerinde Görülmesi Gereken 10 İnanılmaz Yer” arasında birinci sırada gösterdiği Büyük Mavi Delik’i havadan ziyaret etmeyi planladık.  

İnanılmaz renk uyumu ve kalemle çizilmişçesine düzgün dairesel şekli ile büyük mavi delik, doğanın etkileyici sanat çalışmalarından biri. Araştırmalara göre 153 bin yıl önce şekillenmeye başlamış. Binlerce yıl önce denizlerin daha basık olduğu dönemden, yükseldiği döneme geçerken, mağaranın sonradan su ile dolduğu tespit edilmiş. UNESCO tarafından dünya koruma mirasında kabul edilen bu doğa harikası, 124 metre derinliğinde. Burası ayrıca meşhur Kaptan Cousteau tarafından dünyanın en iyi 10 dalış bölgesinden biri olarak nitelendirilmiş. Ancak derine dalış yapamayacaklar için bu bölgeye denizden gitmek pek de ilginç değil. Ne kadar inanılmaz olduğu yukarıdan bakıldığında daha net anlaşılabiliyor. Biz de ufak bir araba boyutundaki Cessna tipi tek motorlu uçak ile kaldığımız adadan havalanıp, yukarıdan ziyaret ettik. Yanına kadar alçalıp üzerinde daireler çizdik. Pilotumuz, neredeyse bizim kadar heyecanlı. “Üzerinde kim bilir kaçıncı uçuşum ama beni hâlâ etkiliyor” diyor. 

COLUMBUS’UN KEŞFİ 

1492 yılında İspanya’dan yola çıkan Christopher Columbus Amerika’ya vardığında, Hindistan’a ulaştığını sanmıştı. Burada yaşayan halklara birçok dilde Hintli denmesi ise yıllarca farkına varılmayan bu yanlıştan kaynaklanmakta. Bilim adamı Amerigo Vespucci, buranın aslında Hindistan değil yeni bir yer olduğu düşüncesini ortaya atan ilk kişi oldu. Bu düşüncesi üzerine Alman haritacı Martin Waldseemüller’i ikna etti ve Waldseemüller, Mattias Ringman ile beraber 1507 yılında, Columbus’un ölümünden 1 yıl sonra Yeni Dünya olarak adlandırılan bu bölgenin haritasını yaptı. Amerigo Vespucci’nin Latinceleştirilmiş ismi olan “Americus” adı ile yayımlanan bu harita Yeni Dünya’ya seyahat edeceklerin vazgeçilmez yol göstericisi oldu. Bölge zamanla “Amerika” adını aldı.  

PİRİ REİS’İN HARİTASI 

1929’da Topkapı Sarayı’nda yüzlerce yıllık bir harita bulunmuş, incelemeler sonucunda Piri Reis tarafından çizilmiş olan bu dünya haritasının zamanının çok ötesinde bir doğrulukta olduğu kanısına varılmıştı. Osmanlı’nın gitmediği görmediği bölgeleri gösteren bu haritanın gizemi, 1501 yılında Osmanlı donanmasından Kemal Reis’in İspanya’nın Valensiya şehri yakınlarında 7 İspanyol gemisini ele geçirmesi ile bağlantılıydı. Esirlerinden birinin Columbus ile batıda denizin karanlığını geçerek gittikleri yolculuk hakkında anlattıkları ve oradan getirdiği şeyler Kemal Reis’i büyülemiştir. Piri Reis ise o yıllarda tecrübe kazanmakta olan genç bir denizcidir ve ayrıca Kemal Reis’in de yeğenidir. Amcası ile birçok sefere katılmış bundan da yazmış olduğu Kitab-ı Bahriye’de bahsetmiştir. Piri Reis yüzyıllar sonra farkına varılan değerli eserini İspanyol ve Portekizlilerin haritaları da dâhil olmak üzere birçok iyi haritayı matematiksel titizlik ile bir araya getirerek oluşturmuştur. Waldseemüller’in haritasının günümüze kalan tek kopyası da, Piri Reis’inki gibi 20. yüzyılın başında şans eseri bulunmuştur. 

DENİZ MAHSULLERİNİN EN LEZZETLİLERİ 

Belize, deniz mahsullerinin en lezzetlilerini yiyebileceğiniz ülkelerden biri. İstakoz için haziran ayını beklemeniz gerekiyor. Doğal dengeyi korumak için alınan bu kurala halk büyük önem veriyor. Hatta belli bir boyutun altındakilerin satışı da yasa dışı kabul ediliyor. Haziran gelip çattığında ise ıstakoz yemek bir festival olarak kutlanıyor. Seyahatimiz ıstakoz dönemine denk gelmemiş olsa da arkadaşım Haley ile menüde bulunan bütün deniz ürünlerini afiyetle denedik. 

VATOZLARLA YÜZDÜK 

Charles Darwin, 1842 yılında Belize’yi Batı Hint Adaları’nın en gözde resifi olarak adlandırmıştır. O günden deniz hayatının pek bozulduğu söylenemez. Hatta öyle ki, derine balık ağı atmanın denizdeki doğal hayata zarar vermesi ve resifleri bozuyor olması sebebiyle, Belize bu şekilde balık avlanmasını yasaklayan ilk ülke olmuştur.  

Caye Caulker’dan tecrübeli rehberimiz Carlos eşliğinde köpekbalıkları ve dev vatozlarla yüzmek için açılıyoruz. Yıllarca belgesellerde izlediğimiz ve her zaman hayalini kurduğum bir anı, uzun uğraşlar sonucu yaşıyoruz. Carlos balıkların ilgisini çekmek için denize yem attığında, onayını beklemeden suda buldum kendimi. Daha sonra cesaret alan birkaç kişi daha suya girdi ise de köpekbalıkları ve bazı durumlarda öldürücü olabilen dev vatozlarla yüzmek kulağa biraz korkunç geliyor.  

MAYALAR VE TAPINAK ŞEHİRLERİ 

Mayalar, Avrupa istilası ile büyük nüfus kaybına uğramıştır. Bunda Avrupalılardan bulaşan hastalıkların da etkisi vardır.  

Mayaların izini sürerken, San İgnacio şehrinde bulunan 3200 yıllık Cahal Pech adlı iyi korunmuş olan kalıntıları ziyaret etmeye karar veriyoruz. Şehir merkezinden yalnızca 30 dakikalık yürüyüşle ulaşmış olsak da şehre bu kadar yakın olan bu büyük kalıntılar ancak 1950 yılında keşfedilmiş. Mimari açıdan, Mısır piramitleri hariç tutulduğunda, döneminin çok ilerisindedir Maya piramitleri. Mısır’dakilerden yaklaşık bin yıl yeni, onlardan daha az komplike veya daha ufak olsalar da modern dünyanın gelişmelerinden uzakta, neredeyse Mısır piramitleri ile yarışır derecede ihtişamlı eserler inşa etmişlerdir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.