Çocuklarınıza mahremiyet bilinci kazandırın

Uzman Psikolog Evrim Alkış Demirel, çocuğun ‘kendi bedeninin dokunulmazlığı’ bilincine anne babanın vereceği mahremiyet eğitimi ile varacağına dikkat çekti

Çocuklarınıza mahremiyet bilinci kazandırın
06 Nisan 2016 Çarşamba 11:53

Sinem Gülcan
[email protected]

Çocuklara yönelik cinsel istismar son dönemlerde artış gösterdi. Aile Danışmanı ve Deneyimsel Oyun Terapisti Uzman Psikolog Evrim Alkış Demirel, cinsel istismara karşı çocuklara, aileleri tarafından küçük yaşlardan itibaren verilmesi gereken mahremiyet eğitiminin önemini vurguladı. Anne babanın çocuğunu bu konuda eğitmesinin en doğal ve en önemli görevlerinden biri olduğunu belirten Demirel, çocuğa kendi vücudu ve özel bölgeleri hakkında aile tarafından doğru bilgi verilmediği taktirde çocukların yanlış bilgilere ulaşabileceği uyarısında bulundu. Demirel Aydınlık’a yaptığı açıklamada mahremiyet eğitimiyle ilgili şunları söyledi: Çocukta mahremiyet eğitimi, onların sağlıklı yetişmelerini sağlayan ve onları kötü niyetli insanların istismarından koruyan temel eğitimlerden biridir. Çocuğun ‘kendi bedeninin dokunulmazlığı’ bilincine erişmesi mahremiyet eğitimiyle olur. Çocukların kendilerini koruyabilmeleri ve başkalarının bedenine saygı duymayı öğrenmeleri için nasihat vermek yeterli değildir.
Mahremiyet eğitimi verirken doğal olunmalı, çocuğa tutarlı davranılmalı ve korkutarak veya zorlayarak özgüveni zedelenmemeli. Ayıp, günah, yasak sözcükleri yerine ‘özel’ kelimesini kullanabiliriz. Çocuk anne-babasıyla aynı odada uyumamalıdır. Çocuk dört yaşına girdiği andan itibaren anne-baba, çocuğun odasına girerken izin istemeli, onu çıplak görürse özür dileyip kapıyı kapatmalıdır. Anne-babalar çocuklarının bedenleri ile yapacakları tasarruflarda çocuklarının onayını almalıdır. Örneğin, terlemiş bir çocuğun atleti izin alınmadan aniden çıkartılmamalı, altını ıslatmış bir çocuğun pantolonu kızgınlıkla ve öfkeyle değil, izin alınarak çıkartılmalıdır.

İZİN VERİRSEM DOKUNABİLİRSİN!
Ebeveynler çocuklarını öperken ‘Seni öpebilir miyim?’ diye izin istemelidir. Çocuğun güçsüz bedeninin, herkes tarafından izinsiz kullanılmasının çocukların bedenlerini koruma refleksini kıracağı unutulmamalıdır. Çocuklar iki yaşından itibaren vücutlarının belli bölgelerine dokunulmaması gerektiğini bilmelidir. Özellikle genital bölgelere dokunulması çocukta tepkiye neden olmalıdır. Dost ve akrabaları çocuğun, cinsel organlarına dokunarak, öperek, vurarak sevmemelidir. Çocuklar yürümeye başladığı andan itibaren, çırılçıplak olarak ortada bırakılmamalıdır. Çocuk, hatırlayabildiği en küçük yaşlardan itibaren kendisini genital bölgeleri giyinik olarak hatırlamalıdır. Kendisini başkalarının çıplak görmesine alışkın olmayan bir çocuk, elbisesinin birileri tarafından çıkartılmasından rahatsızlık duyacaktır.
Aile tüm bunlara dikkat ederse çocuk, kendisine yönelecek bir tehlikenin, tehlike olduğunu fark etmese bile, kazanılmış bir refleks ile korunabilir. Yine anne baba iyi gözlemci olmalıdır. Çocuğun duygu ve davranış değişikliklerinin dikkatle izlenmesi, korkularının ve tercihlerinin dikkate alınması gerekir. Bir olumsuzluk olduğu durumda çocuk asla suçlanmamalı, gerekli yardım alınmalıdır.

TUVALETİN ÖZEL BİR YER OLDUĞUNU BİLMELİ
“Her ne sebeple olursa olsun dört yaşına gelen bir çocuk, tuvaletin ‘özel’ bir mekan olduğunu öğrenmeli, tuvalet ihtiyacını gideren birisinin başkaları tarafından görülmesinin uygun olmayacağını bilmelidir. Çocuk genital bölgelerinin görülmesinden rahatsızlık duymamaya, kendisini tuvalette iken gören birisine tepki vermemeye alışmamalıdır. Anne babalar ev içindeki kıyafetlerine, konuşmalarına, şakalarına dikkat etmelidir. Mahremiyet sınırları korunmalıdır. Çocuk ailesini izleyerek hayatı öğrenir ve gördüklerini uygular. Çocukların yanında kaba, argo, müstehcen sözlerin kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Çünkü bunlar çocukların mahremiyet hassasiyetlerini azaltır.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.