Bu da zengin yağması

Zorlu Center’daki H&M mağazasında görücüye çıkan ‘Balmain Koleksiyonu’ lansmanında izdiham yaşandı. Aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu ‘özel davetliler’ mağazayı ‘talan etti’ Zorlu Center’daki H&M mağazasında görücüye çıkan ‘Balmain Koleksiyonu’ lansmanında izdiham yaşandı. Aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu ‘özel davetliler’ mağazayı ‘talan etti’

Bu da zengin yağması
05 Kasım 2015 Perşembe 20:36

Murat Şimşek

Bundan tam 5 yıl önce hayatımıza girdi H&M markası. İstanbul Bayrampaşa’daki bir AVM’de ilk H&M mağazası açılışında izdiham çıkmıştı. Açılışta bulunan H&M’in CEO’su Karl-Johan Persson da manzara karşısında şaşkınlığını saklayamamış Türkiye’de böyle bir ilgi beklemediklerini, manzara karşısında şok olduğunu falan söylemişti. Şimdi “H&M olmazsa alışveriş yapamam” diyen tipler türedi. Nisanda Bağdat Caddesi’ndeki “flagship” mağazalarının açılışında da VİP davetliler izdihama yol açmıştı. Daha önce ne giyiyorlardı kim bilir...
H&M markası, bu yıl 11. kez gerçekleştirdiği “tasarımcı işbirlikleri” projesi kapsamında Fransız lüks moda evi Balmain’le el ele vererek özel koleksiyonu “özel davetliler” için satışa çıkarmış.
Koleksiyon 5 Kasım’da satışa sunulmadan önce “özel davetliler” için indirimli fiyattan sunulmuş. Aralarında modacı Nur Yerlitaş ve şarkıcı Fatih Ürek’in de olduğu yüzlerce ünlü ve “özel davetli” mağazanın açılışında tam anlamıyla bir izdihama neden olmuş. Açılışta yaşananlar dün haber sitelerine yansıdı, sosyal medyada alay konusu oldu. Ve biz yine “Çok şükür bugün de başkası adına utandık” diyebildik. Bu utanmalar o kadar çok sürdü ki bir süre sonra “ulusal utanç günlüğü”müzde yer kalmadı.
Eskiden dağıtılan yiyecek ve giyecekler için izdihamlar olurdu. “Hayırsever işadamı” da, belediye başkanı da, kaymakamı da aynı sapıkça zevki alırdı izdihama yol açan yardımlardan... Sonra belediye başkanı otobüs üzerine çıkıp sokak sokak gezerek top dağıttı. Başbakan eşini yanına alarak otobüs tepesinden bir gün ışıklı top, ertesi gün satranç takımı dağıttı. İstenilen sadaka toplumu kıvama geldi. Geçen sene Fatih Eminönü’nde, Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği’nin düzenlediği “Baklava Festivali’nde yaşananları kim unutabilir. Sokağa dökülen baklavaları yerden alıp poşete dolduran adamı, birbirini ezen koca koca kadınları. Nasıl unuturuz Denizli’de “bedava havlu dağıtımını” İskenderun’da balık ekmek festivali adı altında sahnelenen rezilliği. Bu topraklarda insanların aç olmasına alışığız da beyinsizliğe aşina değiliz. Baklava için, mesir macunu için birbirini ezen güruhun yanısıra bir lokma yiyeceği olmayıp yine de ele avuç açmayan diğerleri de var.
Ne diyordu Yılmaz Erdoğan, Yeni Bir Kimlik Beyanı’nda:
Bir hayatta kalma mücadelesidir aslında yoksun doğmak
Çok yoksun kaldığımız oldu ama çok şükür hiç yoksul olmadık
Alabileceğimiz şeylerin sayısı bulabildiklerimizden
Birazcık daha olsa fazla idi canım
Yani şehirde her daim limon olsa niye almayaydık

KAPİTALİZM İNSANI BİRBİRİNE EZDİRİR
Şehirde limon bulamayan insanlardan bin liraya mont bulduğuna sevinen insanlara. Rezilliğin içinde olanlar “Dünyanın her yerinde bu organizasyonlarda benzer şeyler yaşanıyor” sözleriyle savunmaya geçiyor. Dünyada neler oluyor da sizin aklınız sadece Batı’nın ahlaksızlığında...
Ağaçları söküp AVM’leri kutsayan AKP’nin yarattığı insan tipidir bu. Yoksul çocuklarının içemediği sütü zenginlerin köpekleri içiyor ve bizim dalga geçmemizle de bitmiyorlar. Murray Bookchin’in dediği gibi “Kapitalizm toplumsal kanserdir.” O tümörü söküp atmadan bu görüntüler bitmez.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.